The subject of this study is the nature and function of the concept of dream discussed in the Treatises of the Ikhwân al-Safâ written in the 10th century. The aim of the study is to evaluate the views of the Ikhwân, who were among the early Muslim philosophers, on the nature and function of the concept of dream and the relationship of this concept with the concept of the soul. The main source of our study is the Treatises of the Ikhwân al-Safâ. The qualitative research method was applied in our study. The Arabic originals and Turkish translations of the treatises were carefully examined, the opinions on the subject were determined and classified and evaluated under appropriate headings. According to the data obtained as a result of the study, the Ikhwân evaluates dreams as a function of the human (natika) soul. According to their idea, dreaming is a phenomenon that occurs during physical sleep through the powers of contemplation and imagination, which are the inner powers of the soul. Some of the dreams are manifestations of physical temperaments or daily activities. Some of them are the inspiration of angels or the whisperings of devils. Some of them are divine warnings or glad tidings, and some of them are the means of reaching revelation. The Ikhwân resort to some rational and traditional evidence for the reality of dreams, and they severely criticize those who deny the reality of dreams.
Ethics committee approval was not required for this article.
There is no supporting institution.
The authors have no acknowledgments to declare.
Bu çalışmanın konusu, X. yüzyılda kaleme alınan İhvân-ı Safâ Risaleleri’nde ele alınan rüya kavramının mahiyeti ve fonksiyonudur. Çalışmanın amacı, ilk dönem Müslüman filozoflar arasında yer alan İhvân’ın rüya kavramının mahiyeti ve fonksiyonu ile bu kavramın nefs kavramıyla ilişkisi hakkındaki görüşlerini değerlendirmektir. Çalışmamızın temel kaynağı İhvân-ı Safâ Risaleleri’dir. Çalışmamızda nitel araştırma metodu uygulanmıştır. Risalelerin Arapça asılları ve Türkçe çevirileri dikkatle incelenmiş, konuyla ilgili görüşler tespit edilerek uygun başlıklar altında tasnif edilmiş ve değerlendirilmiştir. Çalışma neticesinde elde edilen verilere göre İhvân, rüyaları, insanî (nâtıka) nefsin bir fonksiyonu olarak değerlendirmektedir. Onların düşüncesine göre rüya, bedensel uyku esnasında nefsin bâtınî kuvveleri olan tefekkür ve tasavvur kuvveleri vasıtasıyla gerçekleşen bir olgudur. Rüyaların bir kısmı bedensel mizaçların veya günlük meşgalelerin tezahürleridir. Bir kısmı, meleklerin ilhamı veya şeytanların vesveseleridir. Bir kısmı ilahi uyarı veya müjdeleri, bir kısmı ise vahyin ulaşım yollarıdır. İhvân, rüyaların hakikat olduğuna dair aklî ve naklî birtakım kanıtlara başvurmakta, rüyaların hakikatini inkâr edenleri ağır bir şekilde eleştirmektedir.
Bu makale için etik kurul onayı gerekmemektedir.
Destekleyen kurum bulunmamaktadır.
Yazarların beyan edecek bir teşekkür notu bulunmamaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Din Felsefesi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 6 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1670160 |
| IZ | https://izlik.org/JA34US93GA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 3 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla