This study examines the areas of cooperation in Russia–China relations in both historical and contemporary contexts, while also analyzing the impact of global and regional developments on these relations. In the historical process shaped since the 19th century, the relations between the two countries have at times been defined by ideological divergences, distrust, and conflicts of interest, and at other times have rested on a foundation of cooperation shaped by shared threat perceptions and strategic objectives. The new geopolitical environment that emerged after the dissolution of the Soviet Union brought Moscow and Beijing together on a common ground in the pursuit of a multipolar international order. The study briefly addresses the historical background of Russia–China relations but primarily focuses on the growing tendency of mutual rapprochement in the 21st century. In this study, the “Interdependence” theory, which suggests that the behaviors of actors are mutually affected by one another, has been utilized, and the relations between the two countries have been addressed in this context. The findings indicate that the defense of a multipolar world, a common stance against U.S. hegemony, and efforts to act jointly in international platforms reflect the two countries’ attempts and cooperation to create an alternative to the Western-centered international order. On the other hand, asymmetry in economic relations, historical mistrust, and conflicts of interest in Central Asia limit the scope of cooperation. In this context, despite the existence of many areas of cooperation, these partnerships can only be realized within certain limits; bilateral relations progress in a complex and variable structure depending on regional and global changes, and common interests or conflicts of interest closely relate to regional and global power balances.
Russia-China Relations Cooperation Limiting Factors Multipolar World Asymmetric Relations
Ethics committee approval was not required for this article.
There is no supporting institution
The authors have no acknowledgments to declare.
Bu çalışma, Rusya- Çin ilişkilerinde tarihsel ve güncel bağlamda iş birliği alanlarını ve bu iş birliklerini sınırlayan unsurları ele alırken, küresel ve bölgesel gelişmelerin bu ilişkilere yansımasını incelemektedir. 19. yüzyıldan itibaren şekillenen tarihsel süreçte, iki ülke arasındaki ilişkiler zaman zaman ideolojik ayrışmalar, güvensizlikler ve çıkar çatışmaları ile belirlenmiş; zaman zaman ise ortak tehdit algıları ve stratejik hedefler doğrultusunda iş birliği zeminine oturmuştur. Sovyetler Birliği'nin dağılması sonrasındaki yeni jeopolitik ortam, Moskova ve Pekin’i çok kutuplu bir uluslararası düzen arayışında ortak bir zeminde buluşturmuştur. Çalışmada, Rusya-Çin ilişkilerinin tarihi arka plan bilgisine kısaca yer verilmiştir ancak özellikle 21. yüzyılda giderek artan bir şekilde karşılıklı yakınlaşma eğilimindeki Rusya-Çin ilişkileri detaylandırılarak bir değerlendirme yapılmıştır. Çalışmada, aktörlerin davranışlarının karşılıklı olarak birbirinden etkilendiğini öne süren “karşılıklı bağımlılık” teorisinden istifade edilmiş ve iki ülke ilişkileri bu minvalde ele alınmıştır. Bulgular, çok kutuplu dünya savunusu, ABD hegemonyasına karşı ortak tavır, uluslararası platformlarda ortak hareket etme çabalarının, iki ülkenin Batı merkezli uluslararası düzene alternatif oluşturma gayretini ve iş birliklerini yansıttığını göstermektedir, diğer taraftan ekonomik ilişkilerdeki asimetri, tarihsel güvensizlikler ve Orta Asya’daki çıkar çatışmaları iş birliklerini sınırlandırmaktadır. Bu çerçevede, birçok iş birliği alanının varlığına rağmen, bu iş birliklerinin belli sınırlılıklar içinde hayata geçirilebildiği, ikili ilişkilerin bölgesel ve küresel değişimlere bağlı olarak değişken ve grift bir yapıda ilerlediği, ortak çıkarların ya da çıkar çatışmalarının bölgesel ve küresel güç dengelerini yakından ilgilendirdiği değerlendirilebilir.
Rusya-Çin İlişkileri İş Birlikleri Sınırlayıcı Faktörler Çok Kutuplu Dünya Asimetrik İlişkiler.
Bu makale için etik kurul onayı gerekmemektedir.
Destekleyen kurum bulunmamaktadır.
Yazarların beyan edecek bir teşekkür notu bulunmamaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Uluslararası İlişkiler (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 7 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Eylül 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1671501 |
| IZ | https://izlik.org/JA89TA45HA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 3 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla