The Washington Consensus, which expresses the policy principles that should be implemented to ensure the development of developing countries in line with neoliberal policies, aims to develop the free market understanding and to replace state interventionism with the minimal state. The Washington Consensus, which is identified with neoliberalism, was soon followed by second-generation reform policies called the Post Washington Consensus. With the Post Washington Consensus, the state was given the role of regulator for the markets to work effectively. Later, with the 2008 Global Crisis and the Covid-19 Pandemic, the minimal state understanding has changed significantly. The aim of the study is to critically address the process of change and transformation that the minimal state understanding has undergone from the Washington Consensus to the present day. The claim of the study is that the validity of the minimal state understanding has become debatable today and that the state has strengthened its position and interventionist aspect as an important actor of the neoliberal market system. In the context of the prominence of alternative state understandings and the gradual strengthening of state interventionism, the validity of the minimal state understanding has been discussed both theoretically and in the context of different country practices. Consequently, it has been observed that the concept of the minimal state has largely lost its validity today.
Washington Consensus Post Washington Consensus neoliberalism minimal state
This article does not require ethics committee approval.
Gelişmekte olan ülkelerin neoliberal politikalar ekseninde kalkınmalarını sağlamak için uygulanması gereken politika ilkelerini ifade eden Washington Konsensüsü, serbest piyasa anlayışını geliştirmeyi ve devlet müdahaleciliği yerine minimal devleti yerleştirmeyi amaçlamaktadır. Neoliberalizmle özdeşleştirilen Washington Konsensüsünü kısa süre içinde Post Washington Konsensüsü adı verilen ikinci kuşak reform politikaları izlemiştir. Post Washington Konsensüsü ile piyasaların etkin çalışabilmesi adına devlete düzenleyici olma rolü yüklenmiştir. Daha sonra 2008 Küresel Krizi ve Covid – 19 Salgınıyla minimal devlet anlayışı büyük ölçüde değişmiştir. Çalışmanın amacı, Washington Konsensüsü’nden günümüze minimal devlet anlayışının geçirdiği değişim ve dönüşüm sürecini eleştirel bir tutumla ele almaktır. Çalışmanın iddiası, günümüzde minimal devlet anlayışının geçerliliğinin tartışmalı hale geldiği ve devletin neoliberal piyasa sisteminin önemli bir aktörü olarak konumunu ve müdahaleci yönünü güçlendirdiğidir. Çalışmada alternatif devlet anlayışlarının öne çıkması ve giderek devlet müdahaleciliğinin güçlenmesi bağlamında minimal devlet anlayışının geçerliliği hem teorik açıdan hem de farklı ülke uygulamaları bağlamında tartışılmıştır. Sonuç olarak, günümüzde minimal devlet anlayışının geçerliliğini büyük ölçüde yitirdiği gözlenmiştir.
Washington Konsensüsü Post Washington Konsensüsü neoliberalizm minimal devlet
Bu makale için etik kurul onayı gerekmemektedir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Politika ve Yönetim (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 1 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1674772 |
| IZ | https://izlik.org/JA65FS97PR |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 27 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla