Demografik değişimlerle birlikte yaşlı nüfusun küresel düzeydeki artışı, yaşlı bakımı konusunu önemli bir gündem hâline getirmiştir. Buna karşın yaşlı bakım hizmetleri çoğu zaman kamusal politikaların bir parçası olamamıştır. Bu bağlamda yaşlı bakımı, büyük oranda hane içinde çözülmesi gereken bir meseleye dönüşmüştür. Bakım hizmetleri ise sıklıkla kadınlar üzerinden kurgulanmaktadır. Ancak hane içinde bakım veren kadınlar kimi zaman hem kendi çocuğuna/çocuklarına hem de yaşlıya bakım vermek durumunda kalmaktadır. İki kuşağın bakım yükü arasında sıkışan bu grup, “sandviç kuşak” olarak adlandırılır. Zaten fiziksel, psikolojik, ekonomik ve sosyal açıdan zorlukları içeren bakım süreci, sandviç kuşak bakım verenler için çok daha sancılı bir hâl almaktadır. Buradan hareketle bu çalışmada bakım emeğinin nasıl değersizleştiği, kadınların meselesine nasıl dönüştüğü, kadınlar arasında nasıl marjinalleştiği, bakım veren kadınların şimdi ve gelecekte karşı karşıya oldukları riskleri sandviç kuşak bağlamında ortaya koymak amaçlanmıştır. Bu doğrultuda sandviç kuşak bakım verenler ve deneyimleri toplumsal cinsiyet rolleri, feminist perspektif ve yaşam seyri yaklaşımı üzerinden ele alınmıştır. Ataerkillik, toplumsal cinsiyet rolleri ve kapitalizmle kol kola olan kadınların ücretsiz bakım emeği, bilhassa sandviç kuşak içinde yeniden üretilir. Bakım hizmeti dışında diğer ev içi işleri de içeren sandviç kuşağın bakım emeğinin karşılıksız, bedelsiz, değersiz ve güvencesiz olması ise bakım veren bu kadınların kendi geleceği için potansiyel riskleri yaratmaktadır. Bunları aşmak için politika yapıcıların bakım hizmetlerini insan hakkı olarak kabul etmesi ve kamusal bir sorumluluk olarak sahiplenmesi gerekmektedir. Bakım işini değersizleştirmeyen, bakım verenleri dışarıda bırakmayan, bakımı aileye yüklemeyen, kapsayıcı, sürdürülebilir, erişilebilir, adil ve toplumsal cinsiyet körü olmayan bakım sistemleri geliştirilmelidir.
Yaşlılık Yaşlı Bakımı Sandviç Kuşak Kadın Emeği Toplumsal Cinsiyet Feminist Perspektif
The increase in the older people population globally with demographic changes has made the issue of older people care an important agenda. However, older people care services often cannot be a part of public policies. In this context, older people care has largely become an issue to be solved within the household. Care services are often fictionalised through women. However, women who provide care within the household sometimes have to care for both their own child(ren) and the older people. This group, squeezed between the care burdens of two generations, is called the “sandwich generation. The care process, which already includes physical, psychological, economic and social difficulties, becomes much more painful for sandwich generation caregivers. From this point of view, this study aims to reveal how care labor has been devalued, how it has become a women's issue, how it has been marginalized among women, and the risks that caregiving women face now and in the future, in the context of the sandwich generation. In this regard, sandwich generation caregivers and their experiences were discussed through gender roles, feminist perspective and life course approach. Women's unpaid care labor, which is hand in hand with patriarchy, gender roles and capitalism, is reproduced especially within the sandwich generation. The fact that the care labor of the sandwich generation, which includes other domestic work besides care services, is unrequited unpaid, worthless and unsecured creates potential risks for the future of these caregiving women. To overcome these, policy makers must accept care services as a human right and embrace them as a public responsibility. Care systems that do not devalue care labor, do not exclude caregivers, do not burden care to family, and are inclusive, sustainable, accessible, fair, and not being gender-blind should be developed.
Aging Older People Care Sandwich Generation Women's Labor Gender Feminist Perspective
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal Politika (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 4 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 15 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.1721426 |
| IZ | https://izlik.org/JA73XD89PD |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 28 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla