The term “Z-generation”
defines a group of people born in an era when the daily technologies and
certain behavioral patterns are common, and has been mentioned more and more in
the literature as well as in media. There are various studies in different
fields to seek certain characteristics of Z-generation. In this study, publications about Z-generation
are investigated for a number of aspects, primarily; year, subject, method,
purpose, findings and recommendations, Z-generation in educational
environments. Descriptive content analyses techniques are used in this
investigation. The 131 publications are collected from an academic search
engine with the key words: “z-genetarion”, “net-generation”, and “i-generation”. Among them 85 are selected as a pre-analysis, consistent
with the purpose of this study and accessibility. According to the findings,
the most articles are published in the year 2017 mainly about educational
profiling. The studies additionally focus on critical features of Z-generation using
quantitative methods. The results show that the individuals in Z-generation
tend to more use technology comparing to other digital natives. Some unique
features such as fast information processing, leadership and sensitivity should
be addressed when designing learning environments needed for Z-generation. It
is concluded that technology based tools should be used to reach out this
generation.
Z-generation Net Generation Literature Review Education Technology
Son yıllarda adını sıklıkla duyduğumuz Z kuşağı, günlük
hayatın hemen her noktasında yaygın olarak kullanılan teknolojiler ile iç içe
yaşanan bir zaman diliminde doğan ve bunun getirdiği çeşitli özellikleri içinde
barındıran bir kuşağı ifade etmektedir. Bu konuda son yıllarda çok çeşitli
alanlarda çalışmalar yapılmış ve Z kuşağının özellikleri araştırılmıştır. Bu
çalışmada Z kuşağı ile ilgili çalışmalar; farklı yönleriyle –yayınlandığı yıl,
konu, yöntem, amaç, Z kuşağı özellikleri, elde edilen sonuçlar, öneriler ve
eğitim alanında Z kuşağı- incelenmiştir. İncelemede betimsel içerik analizi yöntemleri
kullanılmıştır. Öncelikle yayın başlığında “z kuşağı”, “net-generation”, “i-generation”
anahtar kelimeleri bulunan 131 makale elde edilmiş, daha sonra ön analizler
yapılarak araştırma amacına uygunluğuna ve elde edilebilirliğine göre makale
sayısı 85’e düşürülmüştür. Çalışmalardan elde edilen bulgulara göre; z kuşağına
yönelik olarak yapılan araştırmalarda en çok makale sayısına 2017 yılında
ulaşıldığı görülmüş, bu çalışmaların en çok öğrenme profili üzerinde yapıldığı ortaya
çıkmıştır. Ayrıca çalışmaların amaçlarının genellikle z kuşağının kritik
özelliklerinin belirlenmesine odaklandığı, bu araştırmaların daha çok nicel
olduğu ve sonuçlarda Z kuşağında yer alan bireylerin teknoloji kullanma
eğilimlerinin diğer dijital yerlilere oranla daha fazla olduğu görülmüştür. Z
kuşağının ihtiyaç duyduğu ortamlar tasarlanırken bilgiye hızlı erişme, liderlik
ve duyarlılık gibi kendilerine özgü niteliklerinin göz önünde bulundurularak
teknoloji tabanlı araçlardan faydalanılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Ağustos 2018 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Eylül 2019 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.456533 |
| IZ | https://izlik.org/JA83TN72NN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2019 Cilt: 21 Sayı: 3 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla