Kamu hizmetleri
yerine getirilirken; kamu kaynaklarının yasalara uygun, verimli ve etkin
kullanılması gerekmektedir. Aksi takdirde kamu zararı ortaya çıkabilmektedir. Kamu
zararı; kamu görevlilerinin kasıt, kusur veya ihmallerinden dolayı kamu
kaynağında artışa engel olunması veya eksilmeye neden olunmasıdır. Bu kapsamda
kamu zararı, bu fiilleri yapan kamu görevlilerinden tahsil edilmekte, hesap
yargılaması noktasında idarenin kamu zararı konusunda herhangi bir sorumluluğu
bulunmamaktadır. Bu çalışma, kamu görevlilerinin kamu zararı düzenlemesini
nasıl algıladıkları ve kamu zararı ile ilgili düzenlemelerin, kamu
görevlilerinin çalışma gayreti üzerinde nasıl bir etkiye sahip olduğunu ortaya
koymayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda çalışmada derinlemesine görüşme tekniği
kullanılmış, Isparta, Manisa ve Uşak illerinde farklı kurumlarda çalışan kamu
görevlilerine önceden hazırlanmış sorular yöneltilmiştir. Çalışma sonucunda, kamu
zararı unsurları arasında yer alan kusur ve ihmallerin derecelendirilmesi gerektiği,
bunun yanında küçük ihmal ve kusurların kamu zararının unsurları arasından
çıkarılması gerektiği vurgulanmıştır. Ayrıca kamu zararı ile ilgili düzenlemelerin
kamu görevlilerinin çalışma gayretlerini de olumsuz yönde etkilediği tespit
edilmiştir. Bu bağlamda Türk mali mevzuatı içerisinde yer alan normların, kamu
zararı tanımı ve unsurları açısından tereddüde mahal vermeyecek şekilde yeniden
düzenlenmesi ve uygulamada yeknesaklığın sağlanması gerekmektedir.
Sayıştay Mali Denetim Kamu Zararı Mali Sorumluluk Mali Sorumluluk
When public services are
fulfilled; it is necessary to use public resources appropriately, efficiently and
effectively. Otherwise, public loss can arise. Public loss is to prevent increase
in public resources or to reduce due to intent, defect and omission of public
officials. In this context, the public loss is collected from the public
officials who carry out these acts, and the administration does not have any responsibility
for the public loss. This study aims to determine how do public officials perceive
public loss implementation and how do public loss implementations effects to
public employees' about their working effort. In this study, in-depth interview
technique has been used. In this scope; pre-prepared questions have been directed
to public officials who are working at different institutions in Usak, Isparta
and Manisa. As a result of the study, it has been emphasized that the deficiencies
and omissions among the public loss elements should be graded, and that minor negligence
and defects should be removed from the elements of public loss. In this context,
it is necessary to reorganize the norms included in the Turkish financial legislation
in a way not to hesitate in terms of definition and elements of public loss and
to ensure uniformity in practice.
Turkish Court of Accounts Financial Audit Public Loss Responsibility
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 9 Kasım 2018 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Mart 2019 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.481131 |
| IZ | https://izlik.org/JA36HW66DA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2019 Cilt: 21 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla