OSMANLI KARA TAŞIMACILIĞINDA DEVE VE TÜRKMEN DEVECİLER
Öz
Osmanlı göçerleri, yerleşikliğe bütünüyle uzak veya buna muhalif guruplar olarak tarif edilemezler. Aksine onlar, başta ticaret olmak üzere pek çok alanda şehir ve kasaba ahalisiyle karşılıklı ve daimî bir münasebet içerisindeydiler. Tacirlerin, ülke sathında veya uluslararası ölçekte işleyen kervanlar için gerekli yük hayvanlarını göçerlerden temin etmeleri, yerleşikler ile göçerler arasındaki ticarî ilişkinin profesyonel kurallara göre işleyen safhasını oluşturuyordu. Türkmen ve Yörük obaları sahip oldukları çok sayıdaki deve ve ihdas ettikleri nakliye kurallarıyla Osmanlı ticarî transit taşımacılığında o derece hâkim durumdaydılar ki; nakliye sektörü neredeyse onların tekellerinde bulunuyordu.
Osmanlı hükûmeti açısından da göçebeler yalnızca zengin bir vergi kaynağı değildi. Onlar, sair reaya gibi bulundukları bölgelere ve ihtisaslarına göre merkezî hükûmet tarafından talep edilen mal ve hizmetleri üretiyorlardı. Bilhassa hükûmet adına yapılan taşımacılık işlerinde ilk olarak konargöçerlere müracaat edilirdi. Orman, maden ve tuzla hasılatı, büyük şehirlerin iaşesi için gerekli olan zahire ile özellikle sefere çıkan ordunun ağırlıklarının onlardan temin edilen develer olmaksızın taşınması nerdeyse imkânsızdı. Bu itibarla Osmanlı ordusu, lojistik ve taşıma hizmetleri bakımından göçer devecilere bağlıydı. Resmi nakliye işlerinin büyük oranda aşiretler vasıtasıyla yürütülmesi, Osmanlı merkezî hükûmeti ile aşiretler arasındaki münasebetin önemli bir boyutunu oluşturuyordu.
Bu makalenin ana konusunu konargöçerlerin taşımacılık sahasındaki faaliyetleri oluşturmaktadır. Göçebelerin, Osmanlı ticarî ve resmi taşımacılığındaki yerlerini tayin etmeyi amaçlayan bu çalışmada aynı zamanda yerleşikler ve Osmanlı hükûmetiyle aşiretler arasındaki ilişkinin şekillenmesinde kara taşımacılığının etkisi değerlendirilmeye gayret edilmektedir. Bu karşılıklı münasebet, Türkmen devecilerin tüccar sınıfı ve devlet namına yaptıkları kira karşılığı nakliye hizmetlerindeki benzerlik ve farklılıklar üzerinden izah edilmeye çalışılmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Yayınlanmamış Arşiv Vesikaları
- Adana ŞS., (Şer’iyye Sicilleri), nr. 6, 17, 30, 65, 129.
- Ankara ŞS., (Şer’iyye Sicilleri), nr. 13.
- BOA, MD., (Başbakanlık Osmanlı Arşivi Mühimme Defteri), nr. 9, 21, 29, 36, 59, 66, 86.
- BOA, MAD., (Başbakanlık Osmanlı Arşivi Maliyeden Müdevver Defterler), nr. 679, 6022.
- Yayınlanmış Eserler
- Altınay, A. (1989). Anadolu'da Türk aşiretleri (966-1200). İstanbul: Enderun Kitabevi.
- Akyıldız, A. (2001). Kadınefendi. Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi içinde (Cilt XXIV, ss. 94-96). İstanbul: Türkiye Diyanet Vakfı.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
-
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Arif Sarı
*
0000-0002-5820-7296
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
20 Mart 2019
Gönderilme Tarihi
15 Şubat 2019
Kabul Tarihi
22 Şubat 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2019 Cilt: 21 Sayı: 1
Cited By
Deve, Aşiret ve Devlet: Osmanlı Madencilik ve Ordu Lojistiğinde Aşiret Develerinin Rolü
Iğdır Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi
https://doi.org/10.54600/igdirsosbilder.1191939XIX. Yüzyılda Göçebe Hayatının Temsilcisi Olarak Varsak Köyü
Osmanlı Medeniyeti Araştırmaları Dergisi
https://doi.org/10.21021/osmed.1079241XVIII. Yüzyıl Sonlarıyla XIX. Yüzyıl Başlarında Osmanlı Sefer Lojistiği Kapsamında Hamid Sancağından Deve Alımı
Süleyman Demirel Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Dergisi
https://doi.org/10.35237/suitder.16157811831 Tarihli Nüfus Defterlerine Göre Bir Toponimi İncelemesi: Bozok Sancağı Örneği
Erzurum Teknik Universitesi Sosyal Bilimler Enstitusu Dergisi
https://doi.org/10.29157/etusbed.1711309