The objective of this study is to provide a detailed analysis of public services within the framework of the life satisfaction method. The study thus aims to reveal the economic performance rationales that result in individuals to demand justice services in Turkey. The first reason of chosing the justice services is the belief that justice reflects the society’s perception as a whole since it is subjected to collective consumption. The absence of a substitution or close substitution, its grift structure with individuals’ value judgements and its structrure not been radically changed over the years are the other reasons. The study is conducted with TURKSTAT Life-Satisfaction-Survey 2004-2012 data by employing binary probit regression. Findings reveal that while age and maritial status have no significiant effect on the provision satisfaction; gender, residency, education, income and expectations on future strongly affect it. Moreover, individuals’ perception on fair-and-unbiased implementations of justice and litigation also have strong impacts. The study deduces that urbanized, highly educated and high income citizens don’t prefer or demand the existing provision of the services. Also, individuals with high expectations have a high level of provision satisfaction, and their perceptions of service delivery performance are determined by personal characteristics and attitutes.
Life Satisfaction Public Goods and Services Performance Justice Binary Probit Regression
Bu çalışmanın amacı, yaşam memnuniyeti yöntemini kullanarak Türkiye’de yaşayan bireylerin adalete ilişkin tercih ve taleplerini etkileyebilecek ekonomik performans rasyonellerinin ortaya çıkarılması, kamusal hizmet sunum performans algılarının tespit edilmesidir. Analiz için adalet hizmetlerinin seçilmesinin birinci sebebi, bir tam kamusal mal olarak kollektif tüketime konu olması nedeniyle toplumun genel kanılarını diğer mal ve hizmetlere göre daha iyi yansıtacağı düşüncesidir. Adalet malının ikamesinin ya da yakın ikamesinin bulunmaması, bireylerin değer yargıları ile oldukça grift olması ile araştırma yapılan yıllar arasında adalet hizmetinin niteliğinin köklü bir değişime uğramaması ise diğer nedenlerdir. Bu çalışmada 2004-2012 TÜİK Yaşam Memnuniyeti Anket verileri, ikili probit regresyon analizi kullanılarak incelenmiştir. Bulgular, bireylerin yaş ve medeni hallerinin adalet malının sunumuna yönelik memnuniyetleri üzerinde önemli bir etkisi olmadığını; gelir, cinsiyet, yaşanılan yer, eğitim ve geleceğe yönelik beklentilerinin ise oldukça önemli etkilerinin bulunduğu göstermektedir. Bireylerin yasaların adil-ve-tarafsız uygulanmasına yönelik görüşleri ile mahkemeye başvurma/işlem yapma durumlarının da sunum memnuniyetini etkileyen diğer unsurlar olduğu belirlenmiştir. Çalışma kentlerde yaşayan, eğitim ve gelir seviyesi yüksek vatandaşların adaleti varolan şekliyle tercih ve talep etmedikleri sonucuna ulaşmıştır. Gelecekten beklentileri yüksek olan bireylerin sunum memnuniyetlerinin de yüksek olduğu, bireylerin hizmet sunum performansına yönelik algılarının ise kişisel özellikler ve malın sunumuna yönelik düşünceler tarafından belirlendiği çalışma neticesinde ulaşılan diğer çıkarımlardır.
Yaşam Memnuniyeti Kamusal Mal ve Hizmetler Performans Adalet İkili Probit Regresyon
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Nisan 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2021 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.713839 |
| IZ | https://izlik.org/JA79EH63MW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 23 Sayı: 1 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla