Multilateral Resistance Terms (MRs) has been initially defined by Anderson and van Wincoop (AvW, 2003) and since then, are commonly used for the unbiased estimation of gravity model of trade. Interpreted as a theoretical price index reflecting the trade costs from and into trade markets, “multilateral resistance” results from the simple fact that World exports are equal to world imports (market clearing conditions) and the competition is global. However, in most of the gravity work analyzing the Turkey’s trade structure, MRs are yet missing. In this paper, we firstly aim to highlight the meaning and the importance of multilateral resistance terms under the light of theoretical and empirical work in the international literature. Secondly, we define the best estimation method among the pooled OLS, fixed or random effects model for the gravity model of trade. On this purpose, we use a panel data covering the exports across 97 countries and the period between 1980 and 2018. Finally, we compare the estimated country fixed effects (used in the model to control for MRs) as a measure for the export and import propensities including MRs across selected countries. This analysis by decomposing trade into its determinants namely, economic size, bilateral trade relations, competitivity and multilateral resistance; will also highlight the strength and the weakness of Turkish trade structure.
Gravity Model Multilateral Resistance Term Trade Flows Panel Regression
İlk defa Anderson ve van Wincoop (AvW, 2003) tarafından ortaya atılan Çoklu Direnç Faktörünün (Multilateral Resistance Term), çekim modeli ile yapılan tahminlemelerde değişkenlerin sapmasız ölçülebilmesi için modelde kontrol edilmesi önemlidir. Temelde, ihracat ve ithalatçıların ülke pazarlarına erişimlerinde karşılaştıkları ticaret maliyetlerini yansıtan teorik bir fiyat endeksi olarak yorumlayabileceğimiz “çoklu direnç”, dünya ülkelerinin toplam ihracat ve ithalat hacimlerinin eşit olması zorunluluğunun (pazarın temizlenme şartı) basit bir sonucudur ve en açık şekliyle, rekabetin küresel olduğunu ifade eder. Bu çalışma kapsamında gerçekleştirilen literatür taraması ve metaveri analizi sonucunda Türkiye için yapılan çekim modeli uygulamalarında, çoklu direnç faktörünün çoğunlukla yer almadığı tespit edilmiştir. Buradan hareketle çalışmada, çoklu direnç faktörünün çekim modelindeki yeri ve önemi uluslararası literatürdeki tartışmalar çerçevesinde vurgulanacak ve 1980-2018 yılları için 97 ülkenin çift yönlü ihracat hacimlerinin kullanıldığı bir ampirik çalışma yardımıyla yapısal modelin doğru tahminlenmesinde Havuzlanmış EKK, Sabit ve Rassal Panel Etkiler arasından en uygun yöntem araştırılacaktır. Ayrıca, çekim modeli yardımıyla elde edilen sabit katsayı tahminleri ile ülkelerin çoklu direnç faktörünü de içeren ihracat ve ithalat eğilimleri hesaplanacak ve aralarında bir karşılaştırma yapılacaktır. Bu karşılaştırma ile Türkiye’nin ticari yapısının temel belirleyenleri; ekonomik büyüklük, ikili ilişkiler, rekabetçi pozisyon ve çoklu direnç, ekseninde analiz edilerek hangi noktalarda güçlü veya zayıf kaldığı tanımlanacaktır.
Çekim Modeli Çoklu Direnç Faktörü Ticari Akımlar Panel Regresyon
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 17 Mayıs 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Eylül 2020 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.738740 |
| IZ | https://izlik.org/JA99CL46XM |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2020 Cilt: 22 Sayı: 3 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla