Türkiye’de siyasette aday olamayacaklar için kıstaslardan biri ilkokul mezunu olmayanlar olarak görülmüştür. Ancak uygulamada daha üst düzeyde bir eğitim kıstasının yerleştiği söylenebilir. Bu durumun, “siyasette eğitim düzeyinden kaynaklı bir fırsat eşitsizliği yarattığı” düşüncesi çalışmanın ana problemini oluşturmaktadır. Siyasette alan içi eğitimin gerekli olduğu, yerel yönetimlerde alan içi eğitim eksikliğinden kaynaklı hizmet aksamalarının yaşandığı, siyasette eğitim düzeyinin etkili olduğu ve olası bir eğitim/sertifika programının fırsat eşitsizliğini ortadan kaldıracağı alt hipotezleri test edilmiştir.
Yönetim kavramı incelendiğinde işbölümü ve uzmanlık ilkeleri çalışma adına önem arz etmektedir. Siyasetçilerin bizzat yönetici olabilmeleri ve/veya yöneticileri atayabilmeleri nedeniyle yönetim alanıyla birebir ilişki içinde oldukları söylenebilir. Çalışmada ilk olarak siyasetçilerin eğitim durumları hakkında bilgiler verilmiştir. Eğitim durumunun seçilme ile ilişkisi olup olmadığı tartışılmıştır. Ancak siyasetçilerin alana ilişkin eğitim alıp almadıkları konusu veri yetersizliği sebebi ile literatürden incelenememiştir. Bu sorunun çözümü için, tez çalışması sürecinde yapılan saha araştırmasının verileri kullanılmıştır. Ayrıca eğitim durumu ile alan içi eğitimin aynı anlamda olmadığı belirtilebilir. Çalışmada eğitim durumunun siyasette önemli olup olmadığı tespit edilmeye çalışılmıştır. Siyasette eğitim düzeyine önem veriliyor olmasının, siyasetçiler için alan içi eğitim ihtiyacının önemine vurgu yapacağı düşünülmüştür.
Çalışmanın ilk bölümünde milletvekilliği adayları ve kazanan adaylar ile yerel yönetimlerde aday olanlar ve kazanan adayların eğitim düzeyleri incelenmiştir. İkinci bölümde, Aydın İli’nde yapılan araştırma verilerine göre hipotezler tartışılmış ve değerlendirme yapılmıştır. Sonuç bölümünde ise siyasette alan içi eğitimin gerekliliği üzerinde durularak önerilerde bulunulmuştur.
Siyasetçi Eğitimi Siyasette Alan İçi Eğitim Yerel Yönetimlerde Uzmanlık Siyasette Fırsat Eşitsizliği
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 26 Haziran 2020 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2021 |
| DOI | https://doi.org/10.16953/deusosbil.757928 |
| IZ | https://izlik.org/JA52LZ56MH |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2021 Cilt: 23 Sayı: 4 |
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Aile Yılı Özel Sayısı Çağrısı
Sayı Editörü
Prof. Dr. NEBİYE KONUK KANDEMİR
Sevgili Araştırmacılar ve Değerli Yazarlar,
Aile, toplumun temel yapı taşıdır ve bireylerin gelişimi ile sosyal yaşamın şekillenmesinde kritik bir rol oynamaktadır. Aile yapıları ve dinamikleri, tarihsel, kültürel ve toplumsal faktörlerle şekillenirken, bu faktörlerin aile içerisinde yaşanan sorunları, ilişkileri ve güç dengelerini nasıl etkilediği büyük bir önem taşımaktadır. 2025 yılı "Aile Yılı" olarak ilan edilmesi, aile olgusunun daha geniş bir perspektiften ele alınmasını ve bu konudaki farkındalığın artırılmasını hedeflemektedir.
Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, "Cilt: 28 Sayı: Özel Sayı" olarak 2026 yılında yayımlanacak olan Aile Yılı Özel Sayısı'na yönelik makale çağrısında bulunmaktadır. Bu özel sayı, aile yapılarını, rollerini ve dinamiklerini inceleyen çalışmalara ev sahipliği yapmayı hedeflemektedir.
Aile ile ilgili çalışmalara olan ihtiyaç, yalnızca bireysel düzeyde değil, toplumsal düzeyde de açıktır. Son yıllarda, aile içi ilişkilerin sağlıklı bir şekilde sürdürülmesi, toplumsal cinsiyet eşitliği, kadın hakları, çocuk sağlığı ve eğitim gibi konular ön plana çıkmış, bu konularda yapılacak bilimsel araştırmaların önemi artmıştır. Aile Yılı Özel Sayısı'nın hazırlanması, bu kritik meselelerin sistematik bir biçimde incelenmesine ve topluma duyurulmasına olanak sağlayacaktır.
Bu özel sayı, aile dinamiklerini, ilişkilerini ve sorunlarını derinlemesine inceleyen, özgün ve yenilikçi çalışmaları bir araya getirerek, alanında önemli bir kaynak oluşturmayı hedeflemektedir. Ayrıca, uzmanların görüşleri ve çeşitli disiplinlerden gelen katkılar sayesinde, aile kavramına dair güncel bakış açıları sunulacak, toplumsal fayda sağlanacaktır.
Aşağıda, özel sayıda kabul edilebilecek (ama bunlarla sınırlı olmayan) güncellenmiş konular listesi yer almaktadır:
• Aile Yapıları ve Değişimi
• Geleneksel ve Modern Aile Rolleri
• Aile İçi İletişim ve İlişkiler
• Ailedeki Psiko-Sosyal Dinamikler
• Aile İlişkilerinde Kültürel Farklılıklar
• Evlilik ve Boşanma Dinamikleri
• Aile ve Çocuk Gelişimi
• Ebeveynlik Stilleri ve Çocuk Üzerindeki Etkileri
• Aile Ekonomisi ve Sosyal Politika
• Aileyi Etkileyen Toplumsal Değişimler
• Aile ve Eğitim İlişkisi
• Ailede Şiddet ve Koruma Mekanizmaları
• Aile İçi Sağlık ve Refah
• Kadınların Aile İçindeki Rolü ve Değişen Dinamikleri
• Kadın Hakları ve Aile İlişkileri
• Kadının Aile Üyeleriyle İlişkileri ve Güç Dinamikleri
• Ailede Cinsiyet Eşitliği
İki bağımsız anonim hakem tarafından değerlendirmeden geçecek makaleler, kabul edilmesi halinde, Aralık 2026'da yayımlanacak özel sayımızda yer alacaktır. Gelecek sayıların dolmuş olması ve süreçte makale yoğunluğunun bulunması nedeniyle dergimiz, özel sayı dışında makale kabulüne kapalıdır. Özel sayı dışında dergimize gönderilen makaleler iade edilecektir.
Saygılarımızla