Throughout human history, political regimes, dominant ideologies, religious beliefs, and spiritual consciousness have dominated the body. These structures have legitimized their dominance by functioning as a control mechanism over the body for centuries. Today, the notion of gender, as an object of postmodern culture, is among the premises of both the body and social life. As a sociological being and a psychological subject, humans are shaped and thrive according to the social, political, and cultural conditions of their society. The feminine gender, considered secondary in society due to its anatomical characteristics, is positioned on the corporal side of the body-mind dichotomy. “Masculine domination”, a behavioral practice prone to reproduction based on the permanence and continuity of gender-based hierarchy, is subject to the natural functioning of consent in exchange for obedience. Literature research has determined that idealized body codes, based on todays modern living conditions, are the result of interventions external to the individual. These interventions have been found to shape the body in parallel with the individual’s sense of self. It has been concluded that the notion of the body, as a structure reproduced and controlled by the codes of dominant culture, is among the most important issues of the current era. Cinema serves a cultural function, conveying the ideological discourse of the ruling power by exemplifying the ideal body in various social circles. In this study, the film Çekmeceler (Drawers), released in 2015 and directed by Caner Alper and Mehmet Binay, which conveys ideal discourses regarding individuals’ body perception through cues, is examined using descriptive analysis.
Turkish Cinema Body Symbolic violence Habitus Masculine domination
İnsanlık tarihi boyunca siyasal rejimler, egemen ideolojiler, dini inanç ve manevi bilinç olgusunun beden üzerinde hükmü söz konusu olmuştur. Bu yapılar, yüzyıllar boyu beden üzerinde kontrol mekanizması işlevi görerek, egemenliklerini meşrulaştırmışlardır. Günümüzde cinsiyet nosyonu, post modern kültürün nesnesi olarak hem beden hem de toplumsal yaşamın öncülleri arasında yer almaktadır. Sosyolojik bir varlık ve psikolojik bir özne olarak insan, yaşadığı toplumun sosyal, siyasal ve kültürel koşullarına göre biçimlenip varsıllığını sürdürmektedir. Toplumsal zeminde anatomik özellikleriyle ikincil olarak değerlendirilen dişil cinsiyet, beden-akıl dikotomisinde beden tarafında konumlandırılmaktadır. Cinsiyet temelli hiyerarşinin devamlılığı ve sürekliliğine dayalı olarak yeniden üretilmeye yatkın bir davranış pratiği olan “eril tahakküm”, itaate, rızanın doğal işleyişine tabidir. Yapılan literatür araştırması bulgularında günümüz modern yaşam koşullarına bağlı olarak idealize edilen beden kodları, bireyin kendi dışındaki müdahaleler sonucunda gerçekleştiği belirlenmiştir. Söz konusu müdahalelerin, bireyin benliğinle koşut olarak bedeni biçimlendirdiği tespit edilmiştir. Beden nosyonu, egemen kültürün kodlarıyla yeniden üretilen ve denetime tabi tutulan bir yapı olarak güncelin en önemli konuları arasında yer aldığı sonucuna varılmıştır.. Bu perspektifte çalışma, kadın bedenine dair üretilen söylem ve pratikleri teorik çerçevede sunmayı amaçlamaktadır. Sinema, ideal beden olgusunu çeşitli sosyal çevreleri örneklendirerek iktidarın ideolojik söylemini aktaran kültürel bir işleve sahiptir. Çalışmada, bireylerin beden algısına ilişkin ideal söylemlerini, ipuçlarıyla aktaran yönetmenliğini Caner Alper Mehmet Binay’ın yaptığı 2015 yılında vizyona giren “Çekmeceler” filmi, betimsel analiz yöntemi ile incelenmiştir.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Güzel Sanatlar |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 3 Haziran 2025 |
| Kabul Tarihi | 27 Ocak 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Sayı: 88 |
Dergimiz EBSCOhost, ULAKBİM/Sosyal Bilimler Veri Tabanında, SOBİAD ve Türk Eğitim İndeksi'nde yer alan uluslararası hakemli bir dergidir.