Ölçeklilik ve ima kavramları, dilin bağlam içinde anlam üretme biçimlerini açıklamada kilit bir rol oynar. Ölçeklilik, ifadelerin anlamını bir derece veya sıralama ölçeği üzerinde konumlandırırken; ima, söylenenin ötesindeki örtük anlamları açığa çıkarır. Bu çalışma, André Gide’in Pastoral Senfoni adlı yapıtında “neredeyse” belirtecinin bu iki kavramla ilişkili olarak nasıl anlam ürettiğini incelemektedir. Yöntem olarak, Laurence R. Horn’un “Horn ölçekleri” ve “ölçekli ima” kuramı ile Oswald Ducrot’nun “retorik bileşen” yaklaşımı bir arada kullanılmış; yapıtın Fransızca özgün metni ile Türkçe çevirisi karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Bulgular, neredeyse/presque belirtecinin olay, durum ve duyguları gerçekleşme ile gerçekleşmeme arasındaki eşikte konumlandırarak eksiklik ile tamamlama arasında bir gerilim ürettiğini göstermektedir. Bu gerilim, bazı bağlamlarda ölçekli imalar ve örtük anlamlar doğururken, bazı bağlamlarda belirtecin katı bir ölçek ilişkisi kurmaktan çok eşik ve yaklaşma anlamı taşıyan bir söylem aracı olarak işlediğini ortaya koymaktadır. Karşılaştırmalı inceleme ayrıca, bu belirtecin çeviride her zaman bire bir korunmadığını; kimi örneklerde karşılıksız bırakıldığını, kimi örneklerde ise çeviri metninde yeni kullanımlarla anlam alanını genişlettiğini göstermektedir. Bu yönüyle çalışma, örtük anlamın, derecelendirmenin ve çeviri sürecinde ortaya çıkan anlam kaymalarının edebî söylemdeki görünümünü ortaya koyan disiplinlerarası bir çözümleme sunmaktadır.
İma ölçeklilik Horn ölçekleri retorik bileşen edebi söylem ölçekli ima
The concepts of scalarity and implicature play a key role in explaining how language creates meaning in context. While scalarity positions the meaning of expressions along a scale of degree or hierarchy, implicature reveals meanings that go beyond what is explicitly stated. This study examines how the adverb neredeyse (“almost”) produces meaning in relation to these two concepts in André Gide’s The Pastoral Symphony. Methodologically, Laurence R. Horn’s theories of “Horn scales” and scalar implicature are combined with Oswald Ducrot’s notion of the “rhetorical component,” and the French source text is analyzed comparatively with its Turkish translation. The findings show that neredeyse/presque positions events, states, and emotions at the threshold between realization and non-realization, creating a tension between incompleteness and completion. In some contexts, this tension generates scalar implicatures and implicit meanings; in others, the adverb functions less as a strictly scalar item than as a discourse marker of threshold and approximation. The comparative analysis also shows that this marker is not always preserved directly in translation, and that translation may reshape its semantic and pragmatic effects in literary discourse. In this respect, the study presents an interdisciplinary analysis of implicit meaning, gradation, and translation-induced shifts in literary discourse.
Implicature Scalarity Horn Scales Rhetorical Component Literary Discourse Scalar Implicature
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dilbilim (Diğer), Karşılaştırmalı ve Ulusötesi Edebiyat |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 25 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.31465/eeder.1814808 |
| IZ | https://izlik.org/JA27WL88HU |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1 |
DERGİPARK bünyesinde faaliyet gösteren Edebî Eleştiri Dergisi (Journal of Literary Criticism) hakemli ve bilimsel bir dergidir. Dergimiz, hem ulusal ölçekli TR DİZİN'de hem de uluslararası ölçekli MLA'da taranmaktadır.