Mimarlık tarihinde öykünme ve taklit etme uygulamaları yapısal sistemde veya bezemede sıklıkla kullanılan yaygın bir yöntemdir. Strüktür düzendeki taşıyıcılar, kemerler, pencereler ve kubbe gibi mimari elemanlara yüklenen anlamlar mekân – metafizik anlayış içerisinde değerlendirilmiştir. Özellikle mimari öykünmedeki plastik vurgular anlatım yönüyle daha da öne çıkmaktadır. Bunların dışında bazı inşa ve süsleme malzemelerinin maliyetli olması nedeniyle mimarlar veya baniler bina ettikleri yapılarda zorunlu olarak malzeme taklidine başvurmuşlardır. Mermer ve taş gibi inşa malzemelerinin taşıma maliyeti, yontma süresi ve uygulama zorluklarından dolayı alçı, sıva ve boya gibi materyallerle taklit edildiği bir gerçekliktir. Fakat bazen tersi uygulamalarla da karşılaşılmaktadır. Yapımı kolay ve seri bir şekilde üretilebilen tuğlanın ona nispeten daha zor olan taş ile taklit edildiği uygulamalar bulunmaktadır. Bunun birer örneği İran ve Anadolu’daki Selçuklu Çağı mimarisinde tespit edilmektedir. Divriği Kale Camii ve Urmiye Se Kümbet taç kapıları taş malzeme ile tuğla işçiliğine öykünerek dönemi içerisinde farklılık oluşturmuşlardır. Tuğla malzemeyi iyi kullanabilen Türklerin, bu yapılarda işlenmesi nispeten zor olan taşa tuğla görünümü aksettirmesi basit bir taklit olmanın ötesinde bir anlayıştır. 1180/81’de Mengücekli Sultanı Ebu’l-Muzaffer Şahinşah tarafından Meragalı Piruz oğlu Üstad Hasan’a inşa ettirilen Divriği Kale Camii’nin taç kapı bezeme düzeninde kullanılan bazı taşlar oyma – kabartma tekniğinde oluşturulmuş olsa da geometrik desenler ve yıldız motiflerine kazıma tekniğiyle tuğla görünümü verilmiştir. Kavsara kemeri ve kemer köşeliklerinde ise taşlar tuğla boyutlarında teşkil edilerek kullanılmıştır. Günümüze ulaşmasa da kemer köşeliklerinde çini mozaik uygulaması bulunmaktadır. 1184/85’te inşa edilen Urmiye Se Kümbet portalindeki yıldızlı geometrik örgüleri ve kitabeleri oluşturan taşlar tuğla gibi ayrı parçalar şeklinde ve tuğla boyutlarındadır. Motiflerin bir kısmında ise taşlar kesme tuğla biçiminde şekillendirilerek detaylarda da öykünme sağlanmıştır. Tuğlanın ana inşa malzemesi olduğu İran’da bu ünik örnek dikkat çekmektedir. Konu hakkında yapılan çalışmalarda Divriği Kale Camii taç kapısı bezeme yönteminin Anadolu’daki Selçuklu Çağı mimarisi için tuğla malzemeden taşa geçişin bir emaresi olduğu belirtilse de bu örnek için farklı bir yorumlama olduğu anlaşılmaktadır. Divriği Kale Camii ve Urmiye Se Kümbet taç kapılarının karşılıklı analizleri, dönemsel karşılaştırma ve değerlendirmeleri süsleme malzemesi kullanımına dair bazı açıklamalar sağlamaktadır. Urmiye ve Divriği gibi farklı coğrafyalardaki Selçuklu eserlerindeki bu öykünme uygulaması farklı önerme ve sonuçları beraberinde getirmektedir. Selçuklu mimari süslemesinde az denenen bu taş süsleme işçiliği gelenek ve yenilik tartışmasını doğurmaktadır.
Çalışma etik kurul izni gerektirmeyen nitelikte olup kullanılan veriler literatür taraması/yayınlanmış kaynaklar üzerinden elde edilmiştir. Çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
In the annals of architectural history, emulation and imitation stand as a prevalent modus operandi, manifesting in both structural systems and decorative elements. The conceptual underpinnings of architectural elements such as carriers, arches, windows and domes within the structural system have been evaluated through the lens of spatial- metaphysical understanding. The emulation of materials can also be attributed to the economic constraints experienced by architects and builders, who sought to imitate costly construction and ornamental materials. One such example is found in the Seljuk Age architecture of Iran and Anatolia, as evidenced by the Divriği Kale Mosque and the Urmia Se Kumbet crown gates, which created a significant impact on their respective periods by emulating brickwork with stone. The portal decoration of the Divriği Kale Mosque, built by Mengücekli Sultan Abu’l-Muzaffer Şahinşah in 1180/81, is an example of this. The Turks were able to use brick material effectively and, in some cases, even gave the appearance of brick to stone, which is relatively difficult to process in these buildings. This is an understanding that goes beyond mere imitation. Some of the stones used in the portal decoration of the Divriği Kale Mosque were formed in the carving- relief technique. Geometric patterns and star motifs were given the appearance of brick with the incised technique. The stones forming the star geometric patterns and inscriptions on the portal of the Urmia Se Kumbet, built in 1184/85, are in the form of separate pieces like bricks and in brick sizes. This unique example draws attention in Iran, where brick is the main construction material. Although it is stated in the studies on the subject that the decoration method of the portal of the Divriği Kale Mosque is a sign of the transition from brick material to stone for the Seljuk Age architecture in Anatolia, it is understood that there is a different interpretation for this example. The Divriği Kale Mosque and Urmiye Se Kumbet portal have been analysed and compared on a regular basis, providing explanations for the use of ornamental materials. This practice of emulation in Seljuk artefacts from different geographies, such as Urmia and Divriği, has resulted in a range of propositions and conclusions. The stone ornamental workmanship, which is rarely seen in Seljuk architectural ornamentation, has led to a debate on tradition and innovation.
Seljuk Architecture Stone Ornament Brick Portal Divriği Urmia
The study does not require ethics committee approval, and the data used were obtained through a literature review / published sources. It is declared that scientific and ethical principles were followed during the preparation of the study and that ali referenced works are listed in the bibliography.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Mimari |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 30 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Temmuz 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 20 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 89 |
Dergimize makale başvuruları Yayın Takip Sistemi üzerinden gerçekleştirilmektedir.