Araştırma Makalesi

TÜRKİYE VE FELSEFE: TANZİMAT’TAN GÜNÜMÜZE DEĞİŞME SORUNU KARŞISINDA “BİZ”

Sayı: 37 7 Mayıs 2024
PDF İndir
EN TR

TÜRKİYE VE FELSEFE: TANZİMAT’TAN GÜNÜMÜZE DEĞİŞME SORUNU KARŞISINDA “BİZ”

Öz

16. yüzyıldan itibaren Tanrı, evren, toplum ve insan tasavvurlarını bütünlük içinde dönüştürmeye başlayan, insanlığın tüm sorunlarını çözmeye yönelik ‘amaçlar krallığı’nın inşasına talip olan Batı Düşünce Dünyası’nın maddi ve manevi birikimlerinin 19. yüzyılda küre ölçeğine yayılmasıyla birlikte Batılı-olmayan toplumlar yeni olan karşısında büyük imtihan vermişlerdir. Henüz 1774’te askerî alanda ‘yeni dünya’nın ‘yeni zihniyeti’yle çepeçevre kuşatıldığını kavramasıyla kendine-yeterlik fikri sarsılan Osmanlı İmparatorluğu’nun ‘yeni olan’ın sunduğu olanaklardan istifade etmek üzere mektepleşme ile başlattığı hareket, Tanzimat Dönemi’nde reformu gerekli kılmış ve tutucu-pragmatik bir politikayla mevcud yeniden-düzenlemeye çalışılmıştır. Uzun süre değişimin ne şekilde ve ne yöne doğru gerçekleşmesi gerektiği konusunda tartışmalar yaşanmış ve Cumhuriyet’le birlikte çağdaş dünyanın diliyle düşünmenin ve davranmanın zorunluluğu ilan edilerek, tepeden-tırnağa, yeni kavramlar ve değerler altında değişme programı başlatılmıştır. Bununla birlikte, Cumhuriyet-öncesinde neredeyse her konuda uygulanmakta olan çift kutuplu, iki ayrı dünyalı ilkelerin, biri lehine teke indirilmesi yönündeki çözümler, günümüze kadar etkisi hissedilen sorunları da miras bırakmıştır. Deyim yerindeyse, bir Archimedes noktası yaratmak ve saf bir madde olarak görüldüğü anlaşılan siteyi tümden Batılı formlarla biçimlendirmek isteyen kurucu iradenin (İslam ve Osmanlı birliği temelinde kurulmuş olan) eski dokuyu yeni olanla zihinlerden öteleme ve dahi silme projesi karşısında, bir başka deyişle, tümden Batılı modellemeyle ulusçuluğun ‘kendi özü’ ufkunda yeniden üretilen ‘biz’e karşı eski(memiş) olan bir biçimde nüksederek varlığını sürdürmüş ve bu durum tarihimizi gelgitli kılmıştır. Yeni yapının geride bıraktığı ve ürettiği sorunlara sahip çıkanlar ile bu sorunları bastırmayı tercih edenler arasındaki mücadeleye sosyal bilimlerin hemen her alanında şu ya da bu şekilde rastlanmaktadır. Bu makale, son 250 yıl içinde (1774-2024) anlam çevreni ana hatlarıyla yakalanmaya çalışılan ‘biz’ kurgusunda meydana gelen değişmelerin kırılma durakları üzerinden, sorunlara karşı üretilen çözümlerin etkileri bakımından sağladığı gelişmeler ve çözümlerin ürettiği sorunlarla değişmenin yarattığı yarılmalar ekseninde felsefe alanında ‘biz’in durumunu irdelemeye çalışmaktadır.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Akarsu, Bedia. “Felsefe, Dil ve Dil Devrimi Kültür ve Ahlak Konusunda Söyleşi”, Felsefecilerle Söyleşiler, (Haz. A. Kaynardağ), İstanbul: Elif Kitabevi, 1986.
  2. Aristoteles, Metafizik, (çev. A. Arslan), İstanbul: Sosyal Yayınları, 2010.
  3. Arslan, Ahmet. İslâm, Demokrasi ve Türkiye, Ankara: BigBang Yayınları, 2015.
  4. Berkes, Niyazi. Türkiye’de Çağdaşlaşma. (Yay. Haz. A. Kuyaş), 18. Baskı, İstanbul: YKY, 2012.
  5. Bıçak, Ayhan. Türkiye'de Felsefenin Gerçekliği ve Eleştirisi, İstanbul: Dergah Yayınları, 2022.
  6. Ceylan, Yasin. Din ya da Politika: Neden Felsefe?. Ankara: Phoenix Yayınevi. 2011.

  7. Çitil, A. Ayhan. “Ahlâkî Üstünlük ve Biz”, (Ed. Ö. Türker), Ahlâk ve Müeyyide içinde, s. 191-221, Ankara: İlem Kitaplığı, 2017.
  8. Çotuksöken, Betül. Cumhuriyet Döneminde Türkiye’de Öğretim ve Araştırma Alanı Olarak Felsefe. Seçilmiş Metinlerle, Ankara: Türkiye Felsefe Kurumu, 2001.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

Düşünce Tarihi , Türkiye’de Felsefe , Türk Düşünce Tarihi

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

7 Mayıs 2024

Gönderilme Tarihi

24 Şubat 2024

Kabul Tarihi

18 Mart 2024

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2024 Sayı: 37

Kaynak Göster

Chicago
Elmas, Mehmet Fatih. 2024. “TÜRKİYE VE FELSEFE: TANZİMAT’TAN GÜNÜMÜZE DEĞİŞME SORUNU KARŞISINDA ‘BİZ’”. FLSF Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi, sy 37: 345-74. https://doi.org/10.53844/flsf.1442452.

Dergimiz 2024 yılından itibaren ikisi olağan biri dosya konulu özel sayı olmak üzere 3 sayı olarak, Mayıs (olağan sayı) Eylül (özel sayı) ve Aralık (olağan sayı) aylarında yayınlanacaktır. 

Özel sayılarımızda yalnızca dosya kapsamında yer alan makalelere yer verilecektir. Makalenizi gönderirken hangi sayıda değerlendirilmesini istediğinizi bir notla bildirmeniz karışıklıkları önleyecektir.


İlginiz için teşekkür ederiz.