Jacques Rancière, one of the prominent figures in contemporary French philosophy after 1968, has attracted attention not only with his work in the fields of politics, democracy, and art but also with his book The Ignorant Schoolmaster: Five Lessons in Intellectual Emancipation, which focuses on education. In this work, Rancière reinterprets the universal teaching approach of 19th-century French literature instructor Joseph Jacotot from his own philosophical perspective. He argues that traditional (explanation-based) pedagogies are the greatest obstacle to the “equality of intelligence” and “intellectual emancipation.” Rancière assumes that every individual is equal in terms of intelligence and, based on this idea of equality, asserts that individuals possess the capacity to learn and act. Traditional pedagogies, by focusing on the transfer of knowledge, render individuals passive (stultification) and dependent on an instructor. In contrast, universal teaching is based on the individual's ability to learn independently, free from institutional structures and instructors. The best example of this approach is the process through which individuals learn their native language. This study examines Rancière’s philosophy of education, along with the concepts of equality and emancipation, which the philosopher uniquely interprets.
Jacques Rancière universal teaching pedagogy equality emancipation
1968 sonrası Çağdaş Fransız Felsefesi’nin öne çıkan isimlerinden Jacques Rancière, siyaset, demokrasi ve sanat alanlarındaki çalışmalarının yanı sıra, eğitim üzerine yazdığı Cahil Hoca: Zihinsel Özgürleşme Üstüne Beş Ders adlı eseriyle de dikkat çekmiştir. Bu eserinde, 19. yüzyıl Fransız edebiyatı okutmanı Joseph Jacotot’nun evrensel eğitim (enseignement universel) yaklaşımını kendi felsefî perspektifiyle yeniden yorumlayan Rancière, geleneksel (açıklamaya dayalı) pedagojilerin “zekâların eşitliği” ve “zihinsel özgürleşme”nin önündeki en büyük engel olduğunu öne sürmektedir. Her bireyin zekâ açısından diğerleriyle eşit olduğunu varsayan Rancière, bu eşitlik fikrinden hareketle bireylerin öğrenme ve eyleme kapasitesine sahip olduklarını ifade etmektedir. Geleneksel pedagojiler, bilgi aktarımına odaklanarak bireyi edilgenleştirmekte (aptallaştırma) ve bir öğreticiye bağımlı kılmaktadır. Buna karşılık, evrensel eğitim, bireyin kurumsal yapı ve öğreticilerden bağımsız bir şekilde kendi kendine öğrenmesine dayanmaktadır. Bu yaklaşımın en iyi örneği, bireylerin ana dillerini öğrenme süreçleridir. Bu çalışma, Rancière’in eğitim felsefesini, düşünürün kendine özgü bir şekilde yorumladığı eşitlik ve özgürleşme kavramlarıyla birlikte ele almaktadır.
Jacques Rancière evrensel eğitim pedagoji eşitlik özgürleşme
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Eğitim Felsefesi, Çağdaş Felsefe |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 6 Aralık 2024 |
| Kabul Tarihi | 12 Mart 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 28 Mayıs 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 40 |
Dergimiz 2024 yılından itibaren ikisi olağan biri dosya konulu özel sayı olmak üzere 3 sayı olarak, Mayıs (olağan sayı) Eylül (özel sayı) ve Aralık (olağan sayı) aylarında yayınlanacaktır.
Özel sayılarımızda yalnızca dosya kapsamında yer alan makalelere yer verilecektir. Makalenizi gönderirken hangi sayıda değerlendirilmesini istediğinizi bir notla bildirmeniz karışıklıkları önleyecektir.
İlginiz için teşekkür ederiz.