Bu çalışma, Altay Türkleri bağlamında evli kadınlara özgü geleneksel bir giysi olarak tanımlanan çegedeği (чегедек), tipolojik ve temsilci yaklaşımların ötesine taşıyarak, ritüel ve gündelik eşiklerde bedeni, statüyü ve toplumsal karşılaşma düzenini fiilen kuran bir maddi kültür düzeneği olarak ele almaktadır. Literatürde çegedek çoğunlukla “evli kadın giysisi” biçiminde sabit bir kimlik göstergesi olarak sınıflandırılmakta; giysinin farklı bağlamlarda bedeni nasıl konumlandırdığı, görünürlük ve örtünme sınırlarını nasıl düzenlediği ve statüyü hangi maddi-duyusal göstergelerle sürdürülebilir kıldığı yeterince tartışılmamaktadır. Bu çalışma, söz konusu analitik boşluğu doldurmayı amaçlamaktadır. Araştırma, nitel ve etnografik bir tasarıma dayanmaktadır. Saha çalışması 2024 yılında Altay Cumhuriyeti’nde gerçekleştirilmiş, 48 gün süren derleme sürecinde farklı yerleşimlerde katılımlı gözlem, yarı yapılandırılmış görüşmeler, görsel kayıtlar ve yazılı kaynak taraması birlikte yürütülmüştür. Toplam 28 kaynak kişiyle görüşme yapılmış, bu makalede çegedekle doğrudan ilişkili anlatılar içeren 20 kaynak kişinin verileri değerlendirilmiştir. Veriler, tematik çözümleme, nesne biyografisi yaklaşımı ve eşik-norm dili-kanıt rejimi eksenli analitik bir okuma stratejisiyle çözümlenmiştir. Bulgular, çegedeğin takvimsel ritüeller, evlilik süreci ve gündelik karşılaşmalar boyunca farklı yoğunluklarda devreye giren bir eşik mekanizması olarak işlediğini göstermektedir. Çegedek; giyilme zamanı, saç ve baş düzeni, aksesuar sayısı ve konumu, renk rejimi ve bakım pratikleriyle birlikte, bedende işleyen bir norm dili üretmektedir. Bu norm dili, statünün dışarıdan hızlı ve tereddütsüz biçimde okunmasını sağlayan bir okunabilirlik ilkesiyle tamamlanmakta, dikiş, motif, yıpranma, onarım, temas, koku ve kimi örneklerde işitsel unsurlar aracılığıyla doğrulanan bir kanıt rejimi oluşturmaktadır. Böylece çegedek, statüyü yalnızca “gösteren” bir sembol değil, statüyü gündelikte kuran ve sürdüren maddi bir düzenek olarak belirginleşmektedir. Çalışmanın özgün katkısı, giyimi temsili bir kimlik göstergesi olarak ele alan yaklaşımlardan ayrışarak, giysinin toplumsal ilişkiyi fiilen düzenleyen bir pratik alan olduğunu saha verileri üzerinden göstermesidir. Bu yaklaşım, maddi kültür ve giyim çalışmaları literatürüne işletim odaklı bir analitik açılım sunmaktadır. Araştırma, saha süresinin sınırlılığı ve erkek giyimiyle karşılaştırmalı analiz hattının bu makale kapsamında ele alınmamış olması gibi sınırlılıklara sahiptir. Bununla birlikte bulgular, farklı Altay alt grupları, temsil rejimleri ve kuşaklararası dönüşüm üzerine yürütülecek gelecekteki çalışmalar için güçlü bir analitik zemin sunmaktadır.
This article reconsiders the çegedek (чегедек)-widely described in existing scholarship as an “married women’s garment” among Altai Turks-not as a fixed identity marker but as a material dispositif that actively organizes social order across body, space, and time. The prevailing typological and representational framing tends to stabilize the çegedek as a static sign of marital status, leaving under-examined how clothing operates in practice to position bodies, regulate visibility, and sustain interactional boundaries across ritual and everyday thresholds. Addressing this gap, the study asks what the çegedek does in situated contexts: how it governs encounters, stabilizes status distinctions, and renders normative expectations legible and enforceable through material and sensory cues. The research is based on qualitative ethnographic fieldwork conducted in the Altai Republic in 2024 over 48 days. Data were generated through participant observation, semi-structured interviews, and systematic visual documentation, complemented by targeted review of written sources. While 28 interlocutors were consulted overall, this article analyzes a purposive subset of 20 participants whose narratives directly engage with the çegedek’s acquisition, wearing practices, storage, care/repair, and role in ritual contexts. The material was examined via thematic analysis informed by an object-biographical perspective and an analytical framework centered on thresholds, “normative language,” and regimes of evidence. Findings show that the çegedek functions as a threshold mechanism that intensifies and recalibrates normative order in calendrical rituals, marriage-related re-dressing sequences, and everyday encounters (notably in affinal and senior-kin interactions). Three interlocking processes are empirically salient. First, the çegedek produces a practical “normative language” specifying when, where, and before whom particular bodily presentations are required, co-articulated with hair and head arrangements, accessory placement, and colour regimes. Second, it enables legibility by making status distinctions readily readable to others in interaction. Third, it establishes an evidentiary regime in which stitching, motifs, wear and repair traces, texture, smell, touch, and in some cases auditory elements render norms verifiable, thereby supporting everyday monitoring and correction. The article’s main contribution is to shift attention from clothing as representation to clothing as operation: the çegedek emerges as a material interface that not only signals status but also produces and sustains it across ritual-everyday continuities. Limits include seasonal constraints of field duration and the article’s focus on women’s attire without a systematic comparison to men’s clothing; these also indicate directions for comparative and longitudinal research.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kuzey-Doğu (Altay, Hakas, Tuva, Saha/Yakut) Türk Lehçeleri ve Edebiyatları, Türk Halk Bilimi (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 2 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 2 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.55666/folklor.1854305 |
| IZ | https://izlik.org/JA83CL74XA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 1 |