AFET, TRAVMA VE ANLATI: KÜLTÜREL BELLEKTE DEPREM MEMORATLARI
Öz
Doğal afetler, insan topluluklarının tarihsel ve toplumsal deneyiminde önemli kırılma noktaları oluşturmaktadır. Bu tür olaylar yalnızca fiziksel yıkıma ve maddi kayıplara neden olmakla kalmamakta, aynı zamanda bireylerin dünyayı algılama biçimlerini, toplumsal ilişkileri ve ortak anlam sistemlerini de derinden etkilemektedir. Özellikle deprem gibi ani ve öngörülemez afetler, yoğun korku, belirsizlik ve kayıp duygularını beraberinde getirerek bireysel ve toplumsal travma süreçlerini tetiklemektedir. Zamanla bu travmatik deneyimler, toplumsal bellek ve kültürel ifade biçimleri aracılığıyla yeniden anlamlandırılmakta; yaşananlar ortak bir bellek çerçevesinde yorumlanmaktadır. Deprem, insan topluluklarının toplumsal deneyiminde hem fiziksel hem de psikolojik olarak derin izler bırakan bir afettir. Bu sarsıcı etki, gündelik yaşamla birlikte kültürel belleğin oluşumunu, aktarımını ve yeniden inşasını da doğrudan etkilemektedir. Özellikle kültürel belleğin anlatmaya dayalı türlerinden memorat türü noktasında bir anlam alanı oluşturan depremler, toplumun travmatik deneyiminin sözlü ifadesi olarak da yorumlanabilir. Deprem sonrasında ortaya çıkan memoratlar, bireylerin yaşadıkları olağandışı durumları kişisel tanıklıklar üzerinden ifade ettikleri sözlü kültür ürünleri olarak bu sürecin önemli bir parçasını oluşturur. Bu anlatılar, travmatik deneyimin anlamlandırılması, topluluk içerisinde paylaşılması ve bireyler üzerindeki duygusal yükün hafifletilmesi bakımından işlevsel bir rol üstlenmektedir. Çalışmada deprem temalı memoratlar, kültürel bellek bağlamında ele alınmakta; genel olarak sözlü kültürün travma karşısındaki direnci ve hatırlama pratiklerine olan katkısı değerlendirilmektedir. Memoratların yapısal özellikleri incelendiğinde, anlatıların çoğunlukla ani korku, ölümle yüzleşme, metafizik algılar, korunma motifleri ve topluluk dayanışması gibi temalar etrafında şekillendiği görülmektedir. Bu unsurlar, bireysel deneyimin topluluk kültürüne dönüşmesinde belirleyici bir rol oynamaktadır. Ayrıca memoratlar, resmi tarih yazımında görünür olmayan mikro deneyimlere ışık tutarak alternatif bir hatırlama alanı yaratmaktadır. Bu hatırlama alanı, yaşanan acı olay etrafında, başta toplumsal birlik ve beraberlik duygusunu verme işleviyle de yer almaktadır. Bununla birlikte deprem sonrasında oluşan bu anlatılar, travmanın sözlü kültür düzleminde işlenmesine katkı sunmakta ve gelecek kuşaklara afet bilinci, afete karşı psikolojik dayanıklılık ve toplumsal bellek açısından önemli mesajlar taşımaktadır. Bu bağlamda deprem konulu memoratlar, kültürel belleğin travmatik olayları nasıl dönüştürdüğünü ve sözlü anlatı geleneğinin bu süreçteki belirleyici rolünü ortaya koymaktadır. Dolayısıyla bu incelemede, memorat örnekleri üzerinden kültürel belleğin başta mitolojik anlam dünyası olmak üzere pek çok boyutu noktasında değerlendirme yapılmıştır. İnceleme sonucunda depremle ilgili memoratların toplumsal ve kültürel belleğin anlam üretme süreçlerinde önemli bir araç olduğuna varılmıştır. Ayrıca elde edilen bulgular, afet sonrası kültürel bellek çalışmalarına katkı sunarak, memoratların dişiplinlerarası yaklaşımlar çerçevesinde değerlendirilmesinin gerekliliğine işaret etmektedir. İncelemede yer alan memoratlar, 6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş depremlerinden etkilenen kişilerden derlenmiştir. Derlenen memoratlar arasından kültürel bellek, inanç ve mitik kodlarla ilintili olanlar sosyo-kültürel ve anlam bağlamı gözünde bulundurularak incelenmiştir. Bununla birlikte söz konusu tarihten sonra süreç içerisinde yapılan ve literatüre geçmiş incelemelerden de yararlanılmıştır.
Anahtar Kelimeler
Destekleyen Kurum
TÜBİTAK
Proje Numarası
324K624
Etik Beyan
Ek'te yer almaktadır.
Teşekkür
Bu makale, TÜBİTAK Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Destek Programı kapsamında desteklenen 324K624 numaralı "Depremle İlgili Olağanüstü Anlatılar ve Halk İnançları: Pazarcık ve Elbistan Örnekleri" başlıklı proje çalışmalarından üretilmiştir. Makalenin ilk hâli, aynı adlı proje çerçevesinde 12 Kasım 2025 tarihinde Sivas Cumhuriyet Üniversitesi bünyesinde düzenlenen Afet Folkloru Çalıştayı’nda tebliğ olarak sunulmuştur.
DISASTER, TRAUMA AND NARRATIVE: EARTHQUAKE MEMORIES IN CULTURAL MEMORY
Öz
Natural disasters constitute significant turning points in the historical and social experience of human communities. Such events not only cause physical destruction and material losses, but also profoundly affect individuals' perceptions of the world, social relationships, and shared systems of meaning. Sudden and unpredictable disasters, such as earthquakes, in particular, trigger individual and social trauma processes by bringing with them intense feelings of fear, uncertainty and loss. Over time, these traumatic experiences are reinterpreted through social memory and cultural forms of expression; what has been experienced is interpreted within a shared memory framework. Earthquakes are disasters that leave deep physical and psychological scars on the social experience of human communities. This disruptive effect directly influences the formation, transmission, and reconstruction of cultural memory alongside everyday life. Earthquakes, which create a field of meaning particularly in terms of the memorate type of narrative-based cultural memory, can also be interpreted as the verbal expression of the community's traumatic experience. The memorates that emerge after an earthquake constitute an important part of this process as products of oral culture in which individuals express their extraordinary experiences through personal testimonies. These narratives play a functional role in making sense of the traumatic experience, sharing it within the community, and alleviating the emotional burden on individuals. The study examines earthquake-themed memorates within the context of cultural memory; it evaluates the resilience of oral culture in the face of trauma and its contribution to practices of remembrance. An examination of the structural characteristics of the memorates reveals that the narratives are mostly shaped around themes such as sudden fear, confrontation with death, metaphysical perceptions, motifs of protection, and community solidarity. These elements play a decisive role in the transformation of individual experience into community culture. Furthermore, memorates shed light on micro-experiences that are invisible in official historiography, creating an alternative space for remembrance. This space for remembrance exists primarily to foster a sense of social unity and solidarity around the painful event experienced. Moreover, these narratives formed after the earthquake contribute to the processing of trauma within the oral culture sphere and convey important messages to future generations regarding disaster awareness, resilience, and social memory. In this context, earthquake-themed memorates reveal how cultural memory transforms traumatic events and the decisive role of the oral narrative tradition in this process. Therefore, this study evaluates various dimensions of cultural memory, primarily its mythological meaning, through examples of memorates. As a result of the analysis, it has been concluded that earthquake-related memorates constitute an important tool in the meaning-making processes of social and cultural memory. Additionally, the findings contribute to post-disaster cultural memory studies and point to the necessity of evaluating memorates within an interdisciplinary framework.The memorates included in the study were collected from individuals affected by the Kahramanmaraş earthquakes on 6 February 2023. Among the collected memorates, those related to cultural memory, beliefs, and mythical codes were examined considering their socio-cultural and semantic context. Furthermore, studies conducted after the aforementioned date and already documented in the literature were also utilized.
Anahtar Kelimeler
Proje Numarası
324K624