In the Turkish War of Independence, the cornerstone of defense was the effective use of geographical conditions alongside organized resistance. The geography we refer to as the Anatolian Fortress has historically been used to limit terrestrial approaches through the mountain ranges encircling Anatolia from three sides. This was also true during the Turkish War of Independence. While the mountain passes in the eastern and southern fronts were effective in halting invasions, the Greek army could not be immediately stopped in the Aegean due to inadequate resources and the geographical structure of Inner Aegean. Mustafa Kemal Pasha, who analyzed that the invasions initiated by the British, French, and Italian forces relying on coastal marine logistics were temporary, often emphasized the role of geography in the battles within the Inner Anatolia borders against the Greeks who launched a general offensive upon seeing the numerical deficiencies of the Turkish army after the Gediz Offensive. This study highlights the importance of geographical conditions and strategic evaluations in defense and resistance during the Turkish War of Independence and emphasizes the contribution of Anatolia's geographical structure to defense. It is discussed how the resistance strategies, used throughout history, were effectively employed during the War of Independence. The invasion of Izmir and how the geographical conditions of Inner Aegean affected the advance of the Greek army are addressed, and it is analyzed how the Turkish army utilized these geographical advantages during this period, thereby revealing the decisive role of geographical conditions and strategic analyses in the War of Independence.
Turkish War of Independence Anatolian Fortress Greek Occupation Battle of Sakarya Strategy.
Türkçe Türk İstiklâl Harbi’nde savunmanın dayanak noktası, düzenli direnişin yanı sıra coğrafî koşulların etkin değerlendirilmesidir. Anadolu Kalesi olarak nitelendirdiğimiz bu coğrafya, üç yandan Anadolu’yu saran sıradağlar vasıtasıyla karasal yaklaşma istikametlerini kısıtlayan bir unsur olarak tarih boyunca kullanılmıştır. Bu durum Türk İstiklâl Harbinde de geçerli olmuş, Doğu ve güney cephelerinde dağ geçitleri işgalleri durdurmada etkili olurken, Ege'deki mücadelede imkânların yetersizliğinin yanı sıra İç Ege'nin coğrafî yapısı nedeniyle Yunan ordusu hemen durdurulamamıştır. Kıyıya bağlı deniz lojistiğine dayanarak işgallerine başlayan İngiliz, Fransız ve İtalyan işgallerinin geçici olduğu analizini yapan Mustafa Kemal Paşa, Gediz Taarruzu ve sonrasında Türk ordusunun sayısal yetersizliklerini görüp genel taarruza geçen Yunanlara karşı, İç Anadolu sınırlarında verilen plato muharebeleriyle üstün gelinebilmesinde coğrafyanın oynadığı rolü Sakarya Muharebesi sonrasına dek yaptığı analizlerinde sık sık vurgulamıştır. Bu çalışmada Türk İstiklâl Harbi sırasında coğrafî şartların ve stratejik değerlendirmelerin savunma ve direniş açısından sahip olduğu önem ve özellikle Anadolu'nun coğrafî yapısının savunmaya olan katkısı vurgulanarak, tarih boyunca kullanılan direniş stratejilerinin, İstiklâl Mücadelesi sırasında da etkin bir şekilde kullanıldığı hususu ele alınmaktadır. İzmir’in işgali ve İç Ege'deki coğrafî koşulların Yunan ordusunun ilerleyişini nasıl etkilediğine değinilmiş ve Türk ordusunun bu süreçte coğrafî avantajları nasıl değerlendirdiği analiz edilerek, coğrafî şartların ve stratejik analizlerin İstiklâl Harbi'ndeki belirleyici rolü ortaya konmak istenmiştir.
Türk İstiklal Harbi Anadolu Kalesi Yunan İşgali Sakarya Muharebesi Strateji.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Cumhuriyeti Tarihi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 19 Şubat 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mayıs 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 7 Sayı: 14 |