Bu çalışmada, romanların kültürel üretimler olarak metin analizi yoluyla incelendiğinde, iktidar ilişkilerinin ortaya çıkarılabileceği savunulmaktadır. Bu çerçevede Türkiye’de İslami çevrelerde üretilen veya yaygın şekilde okunan romanlar incelenmektedir. Dönemin özgün koşullarını gösteren Şule Yüksel Şenler, Ahmet Günbay Yıldız, Mehmet Efe ve Halime Toros’un birer romanı, toplumsal cinsiyet perspektifiyle ele alınarak, bu çerçevede kadınlık, erkeklik ve kadın-erkek ilişkilerinin kültürel olarak nasıl kurgulandığı analiz edilmektedir. Özellikle 1970’lerde köyden kente göç sürecinde hızla değişen toplumsal yapının içinde, İslamcı hareketin kadın bedeni üzerindeki kontrolünü sürdürme çabasında hidayet romanlarının rolü incelenmektedir. Bu bağlamda seçilen iki hidayet romanı, Huzur Sokağı (1970) ve Boşluk (1975) medeniyet söylemi çerçevesinde Batılı/İslami ve yozlaşmış/ahlaki karşıtlıkları kullanarak kadın bedeni üzerindeki tarihsel tahakkümün nasıl sürdürüldüğünü ortaya koymaktadır. Jacques Derrida’nın yapısöküm yöntemiyle, bu çalışma metinlere gömülü toplumsal ilişkileri, tahakküm biçimlerini ve itaat mekanizmalarını çözümlemeyi amaçlamaktadır. Ayrıca, seçilen iki hidayet romanı, 1990’lı yıllarda yazılmaya başlanan özeleştirel romanlardan Mızraksız İlmihal (1993) ve Halkaların Ezgisi (1997) ile karşılaştırılmaktadır. Böylece, feminizmin dindar kadın hareketi üzerindeki etkisi ve bu hareketin erkek egemen siyasi İslamcı yapıdan ve patriyarkadan uzaklaşma siyaseti içerik analizi yöntemiyle incelenmektedir.
Patriyarka toplumsal cinsiyet Hidayet romanları İslamcı hareket Özeleştirel roman
Yok
Yok
Bu çalışmanın geliştirilmesine katkıda bulunan değerli hakemlere içten teşekkürlerimi sunarım. Makalemi titizlikle inceleyerek sundukları yapıcı eleştiriler ve değerli öneriler, çalışmanın daha güçlü ve kapsamlı bir hale gelmesini sağlamıştır. Akademik süreçte gösterdikleri emek ve katkıları için kendilerine minnettarım.
This study examines how power relations can be uncovered through the textual analysis of novels as cultural productions. The focus is on novels either produced within Islamic circles and widely read in Turkey. These works, one novel each Şule Yüksel Şenler, Ahmet Günbay Yıldız, Mehmet and Halime Toros, reflecting the unique conditions of their time, are analyzed from a gender perspective to explore how femininity, masculinity, and men-women relations have been historically constructed within the relevant social segment. The study specifically investigates the role of “guidance” (hidayet) novels in the Islamist movement’s efforts to maintain control over women’s bodies during the rapid social transformation of the 1970s, marked by migration from villages to cities. This policy of sustaining historical dominance over the female body is analyzed through the Western/Islamic and corrupt/moral dichotomies presented in two selected novels, Huzur Sokağı (1970) and Boşluk (1975), particularly within the discourse of civilization. Using Jacques Derrida’s method of deconstruction, this study aims to uncover the social relations, forms of domination, and obedience embedded within these texts. A content analysis is conducted to compare the selected “guidance” novels with two “self-critical” (özeleştirel) novels, Mızraksız İlmihal (1993) and Halkaların Ezgisi (1997) written in the 1990s. This comparison sheds light on the influence of feminism among religious women’s movement and demonstrates strategies to distance itself from the patriarchal political Islamist movement and, consequently, from patriarchy.
Patriarchy gender guidance novels Islamist movement self-critical novels
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | Beden Sosyolojisi, Cinsiyet Sosyolojisi, Siyaset Sosyolojisi |
Bölüm | Araştırma Makaleleri |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 21 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 27 Aralık 2024 |
Kabul Tarihi | 23 Şubat 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 6 |