Bu çalışma, Alevi-Bektaşi geleneğinde merkezi bir yer tutan musahiplik ve düşkünlük kurumlarını, “fütüvvet” anlayışı çerçevesinde ele alarak modern sosyal politika yakla-şımlarıyla ilişkilendirmeyi amaçlamaktadır. Fütüvvet ruhu, tarihsel olarak yiğitlik, cömertlik, doğruluk ve toplumsal dayanışma gibi ilkeler etrafında şekillenerek gelişmiş, Türk kültüründe Ahilik ve Alevi-Bektaşi yapıları aracılığıyla özgün biçimlerde yorum-lanmıştır. Bu bağlamda musahiplik, iki birey veya iki ailenin karşılıklı maddi ve manevi sorumluluk üstlendiği, gönüllü sosyal güvenlik niteliği taşıyan bir yapı olarak değerlen-dirilmiştir. Öte yandan düşkünlük, toplumsal normları ihlal eden bireylerin cemiyet dışına çıkarılmasıyla uygulanan bir sosyal denetim mekanizması olarak ele alınmıştır. Her iki kurumun da sosyal yardımlaşma, toplumsal sorumluluk, sosyal denetim ve etik dayanışma ilkeleri doğrultusunda işlev gördüğü; modern sosyal politikalardaki daya-nışmacı refah modellerine tarihsel ve kültürel bir zemin sunduğu görülmektedir. Böyle-ce, Alevi-Bektaşi inanç sisteminde yer alan bu özgün kurumlar, aynı zamanda toplumsal adalet, sosyal güvenlik ve etik yönetişim bağlamında da çağdaş politikalarla örtüşen örnekler olarak değerlendirilebilir. Çalışmada, günümüz modern sosyal politika anlayı-şının, geleneksek sosyal politika araçlarının temellerini sağlayan bu kurumlardan nasıl etkilendiği ortaya koyulmaktadır.
This study aims to examine the institutions of musahiplik (spiritual brotherhood) and düşkünlük (social exclusion), which hold a central place in the Alevi-Bektashi tradition, within the framework of the concept of futuwwa, and to relate them to modern social policy approaches. The spirit of futuwwa, historically shaped around principles such as bravery, generosity, honesty, and social solidarity, evolved throughout the Islamic world and was uniquely interpreted in Turkish culture through structures such as Ahi-lik and Alevi-Bektashi communities. Within this context, musahiplik is evaluated as a form of voluntary social security, in which two individuals or families assume mutual material and moral responsibilities. On the other hand, düşkünlük is considered a mec-hanism of social control implemented by excluding individuals who violate community norms. Both institutions function in accordance with the principles of social assistance, communal responsibility, social control, and ethical solidarity, thereby offering histori-cal and cultural foundations for solidarity-based welfare models in modern social policy. Thus, these unique institutions found within the Alevi-Bektashi belief system can be seen as historical examples that correspond with contemporary notions of social justice, social security, and ethical governance. The study reveals how today's modern unders-tanding of social policy has been influenced by these institutions, which provide the foundations for traditional social policy tools.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Sosyal Politika (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 25 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 18 Ağustos 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Ağustos 2025 |
| IZ | https://izlik.org/JA87HF88ME |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 14 Sayı: 39 |