Sağlık Çalışanlarında Kamu Hizmet Motivasyonunun İşe Tutulma ile İlişkisi: Bir Kamu Hastanesi Bağlamında İncelenmesi
Öz
Bu çalışmanın amacı, kamu sağlık sektöründe çalışanların kamu hizmet motivasyonu (kamu yararı ile empati ve fedakârlık boyutları) ile işe tutulma düzeyleri (enerji, adanmışlık ve kendini kaptırma) arasındaki ilişkiyi incelemek ve bu değişkenlerin demografik ve mesleki özelliklere göre farklılaşıp farklılaşmadığını ortaya koymaktır. Bu çalışma, nicel araştırma yöntemlerinden tanımlayıcı tasarımda planlanmıştır. Araştırma, Ankara’da bir kamu hastanesinde görev yapan kriterlere uyan 303 sağlık çalışanı ile yürütülmüştür. Veriler, sosyo-demografik özellikler, İşe Tutulma Ölçeği ve Kamu Hizmet Motivasyonu Ölçeğini içeren çevrim içi anket formu aracılığıyla toplanmıştır. Ölçeklerin iç tutarlılığı Cronbach alfa katsayısı ile değerlendirilmiştir. Verilerin analizi IBM SPSS Statistics V25 yazılımı kullanılarak gerçekleştirilmiş; grup karşılaştırmalarında Mann–Whitney U ve Kruskal–Wallis testleri, ilişkilerin incelenmesinde Spearman korelasyon analizi ve işe tutulmayı yordayan değişkenlerin belirlenmesinde çoklu doğrusal regresyon analizi uygulanmıştır. Tüm istatistiksel analizlerde p<0.05 anlamlılık düzeyi olarak kabul edilmiştir. Araştırmada yaş ile çalışma yılı arasında güçlü bir ilişki saptanmış; yaş ve mesleki deneyim arttıkça işe tutulmanın alt boyutları ve toplam düzeyi ile pozitif yönlü ilişkiler olduğu belirlenmiştir. İşe tutulmanın alt boyutları ile toplam işe tutulma puanı arasında güçlü ilişkiler bulunmuş; işe tutulma ile kamu hizmet motivasyonu arasında pozitif yönlü ilişkiler saptanmıştır. Kamu hizmet motivasyonunun alt boyutları ile toplam puan arasındaki ilişkilerin güçlü olduğu belirlenmiştir. İşe tutulma ve kamu hizmet motivasyonu düzeyleri çeşitli bireysel ve mesleki özelliklere göre karşılaştırılmıştır. Cinsiyete göre işe tutulma düzeyleri farklılaşmazken, kamu yararına yönelik motivasyon erkeklerde daha yüksek bulunmuştur. Sürekli gündüz çalışanların işe tutulma ve kamu hizmet motivasyon düzeyleri vardiyalı çalışanlara göre daha yüksek saptanmıştır. Meslek grupları arasında özellikle hemşirelerin bazı işe tutulma ve kamu hizmet motivasyonu boyutlarında daha yüksek puanlara sahip olduğu belirlenmiştir. Görev yerine göre yapılan karşılaştırmalarda yönetim birimlerinde çalışanların işe tutulma ve kamu hizmet motivasyonu düzeylerinin diğer birimlere kıyasla daha yüksek olduğu saptanmıştır. Kamu hizmet motivasyonunun işe tutulmanın temel belirleyicisi olduğu, çalışma şeklinin ise işe tutulma üzerinde bağımsız ancak daha sınırlı bir etkiye sahip olduğu belirlenmiştir. Bu çalışmada, işe tutulma düzeyi ile kamu hizmet motivasyonu arasında pozitif bir ilişki olduğu ve bu iki yapının birbirini destekleyen psikososyal süreçler olduğu belirlenmiştir. Bulgular, kamu sağlık sektöründe çalışanların motivasyonel düzeylerinin yalnızca bireysel özelliklerle değil; çalışma düzeni, görev yeri ve örgütsel koşullarla da yakından ilişkili olduğunu göstermektedir. Özellikle vardiyalı çalışma, işe tutulma ve kamu hizmet motivasyonu açısından olumsuz bir unsur olarak öne çıkarken, bazı meslek grupları ve görev yerlerinde daha yüksek düzeylerin gözlenmesi yönetsel ve örgütsel düzenlemelerin önemine işaret etmektedir. Bu sonuçlara ilişkin, kamu sağlık kurumlarında insan kaynakları ve çalışma koşullarına yönelik yapılacak düzenlemelerin çalışan bağlılığı ve hizmet etkinliğini destekleyebileceği düşünülmektedir.
Anahtar Kelimeler
THE RELATIONSHIP BETWEEN PUBLIC SERVICE MOTIVATION AND WORK ENGAGEMENT AMONG HEALTHCARE WORKERS: AN EXAMINATION IN THE CONTEXT OF A PUBLIC HOSPITAL
Abstract
The aim of this study is to examine the relationship between public service motivation (dimensions of empathy for the public interest and self-sacrifice) and work engagement levels (vigor, dedication, and absorption) among employees in the public healthcare sector, and to determine whether these variables differ according to demographic and professional characteristics. This study was designed as descriptive research using quantitative methods. The research was conducted with 303 healthcare employees who met the inclusion criteria and were working in a public hospital in Ankara. Data were collected through an online questionnaire including socio-demographic characteristics, the Work Engagement Scale, and the Public Service Motivation Scale. The internal consistency of the scales was evaluated using the Cronbach’s alpha coefficient. Data analysis was performed using IBM SPSS Statistics V25 software. Mann–Whitney U and Kruskal–Wallis tests were used for group comparisons, Spearman correlation analysis was conducted to examine relationships, and multiple linear regression analysis was applied to determine the variables predicting work engagement. In all statistical analyses, p<0.05 was accepted as the significance level. The study found a strong relationship between age and years of work experience, and positive relationships were identified between increasing age and professional experience and both the sub-dimensions and the total level of work engagement. Strong relationships were found between the sub-dimensions of work engagement and the total work engagement score. Positive relationships were also detected between work engagement and public service motivation. The relationships between the sub-dimensions of public service motivation and the total score were also found to be strong. Work engagement and public service motivation levels were compared according to various individual and professional characteristics. While work engagement levels did not differ by gender, motivation toward public interest was found to be higher among males. Employees working only daytime shifts had higher levels of work engagement and public service motivation compared to shift workers. Among professional groups, nurses were found to have higher scores in some dimensions of work engagement and public service motivation. Comparisons based on workplace indicated that employees working in administrative units had higher levels of work engagement and public service motivation compared to those working in other units. Public service motivation was identified as the main determinant of work engagement, while working pattern had an independent but more limited effect on work engagement. The findings of this study indicate that there is a positive relationship between work engagement and public service motivation and that these two constructs represent mutually reinforcing psychosocial processes. The results show that the motivational levels of employees in the public healthcare sector are closely related not only to individual characteristics but also to working patterns, workplace, and organizational conditions. In particular, shift work emerged as a negative factor in terms of work engagement and public service motivation, while higher levels observed in certain professional groups and workplaces highlight the importance of managerial and organizational arrangements. In line with these findings, it is considered that regulations regarding human resources and working conditions in public healthcare institutions may support employee engagement and service effectiveness.
Keywords
Bu çalışma için Ankara Yenimahalle Eğitim ve Araştırma Hastanesi Etik Kurul Başkanlığından 21.11.2025 tarihli ve 2025-26 sayılı etik kurul onayı alınmıştır.