Objective: This study aimed to determine nurses’ knowledge levels and awareness regarding blood product transfusion and, based on the obtained data, to prevent situations that could compromise patient safety during transfusion and contribute to clinical practice.
Methods: Conducted between December 2023 and April 2024 at a private hospital in Istanbul, this cross-sectional descriptive study included 212 nurses. Data collection tools consisted of a Personal Identification Form, Google Survey Form, and Application Evaluation Form.
Results: Among participants, 70.3% were ward nurses, 73.6% were nurses, 44.8% held a bachelor’s degree, and 26.4% had 5–10 years of professional experience. Additionally, 68.9% most frequently performed erythrocyte suspension transfusions, and 34% reported experiencing transfusion reactions. All nurses stated that they contacted the hemovigilance nurse when needed, and 83.5% were aware of the hemovigilance nurse’s responsibilities. Knowledge levels regarding transfusion preparation, administration, and monitoring were generally high; however, deficiencies were observed in obtaining new consent for each transfusion and checking the irradiation indicator. Some nurses showed lapses in hand hygiene, glove use, and consent form verification during procedures. Only one transfusion reaction occurred during the observation period, and the event reporting rate was 99.5%.
Conclusion: High knowledge and awareness among nurses are crucial for patient safety during critical procedures such as blood transfusion.
Amaç: Hemşirelerin kan ürünü transfüzyonu konusundaki bilgi düzeylerinin ve uygulama farkındalıklarının belirlenerek, elde edilen veriler doğrultusunda transfüzyona bağlı hasta güvenliğini tehlikeye düşürecek durumları önlemek ve klinik uygulamaya katkı sağlamaktır.
Yöntem: Aralık 2023 – Nisan 2024 tarihleri arasında İstanbul'daki bir özel hastanede 212 hemşire ile yürütülen bu kesitsel tanımlayıcı çalışmada, veri toplama aracı olarak Kişisel Tanılama Formu, Google Anket Formu ve Uygulama Değerlendirme Formu kullanılmıştır.
Bulgular: Katılımcıların %70,3’ü servis hemşiresi, %73,6’sı hemşire, %44,8’i lisans mezunu ve %26,4’ü 5–10 yıl mesleki deneyime sahiptir. Hemşirelerin %68,9’u en sık eritrosit süspansiyonu transfüzyonu yaptığını, %34’ü transfüzyon reaksiyonu yaşadığını belirtmiştir. Tüm hemşireler ihtiyaç halinde hemovijilans hemşiresine ulaştığını, %83,5’i görevlerini bildiğini ifade etmiştir. Transfüzyon hazırlık, uygulama ve gözlem aşamalarındaki bilgi düzeyleri genel olarak yüksektir. Ancak her transfüzyonda yeni onam alınması ve ışınlama indikatörü kontrolü konularında eksiklikler gözlenmiştir. Uygulama sırasında bazı hemşirelerin el hijyeni, eldiven kullanımı ve onam formu kontrolünde eksiklikleri vardır. Gözlem sürecinde yalnızca bir transfüzyon reaksiyonu yaşanmış ve olay bildirimi oranı %99,5 olarak belirlenmiştir.
Sonuç: Kan transfüzyonu gibi kritik işlemlerde hemşirelerin bilgi ve farkındalık düzeylerinin yüksek olması hasta güvenliği açısından önemlidir.
Araştırmanın yapıldığı hastane yöneticileri, eğitim hemşireleri, araştırmaya katılan hemşirelere teşekkür ederiz.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dahili Hastalıklar Hemşireliği |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 24 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 2 Şubat 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 25 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.54189/hbd.1625875 |
| IZ | https://izlik.org/JA32RW84UN |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 9 Sayı: 1 |

Bu eser Creative Commons Atıf-GayriTicari 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.