Editoryal
BibTex RIS Kaynak Göster

Editörden

Yıl 2025, Cilt: 20 Sayı: 2, 1 - 3, 31.05.2025

Öz

Değerli Nefroloji Hemşireliği Dergisi Okurları;
Nefroloji Hemşireliği Dergisi olarak 2025 yılının ikinci sayısıyla yine sizlerle birlikteyiz. Bu sayımızda 5 araştırma makalesi, 2 sistemik derleme ve 1 derleme makaleyi sizlerle paylaşıyoruz. Böbrek yetersizliği olan hastaların son dönemlerinde uygulanan, en fazla tercih edilen ve en başarılı tedavi yöntemlerinden biri böbrek naklidir. Nakil sonrası yaşanan önemli sorunların başında nakil edilen organın rejeksiyonu gelmektedir. Bu sorunun en önemli nedeni immunosupresif ilaçlara uyumsuzluk olarak bildirilmektedir.

Keyifli okumalar dileriz. 31 Mayıs 2025
Prof. Dr. Yasemin TOKEM
Editör, Nefroloji Hemşireliği Dergisi

Editorial

Yıl 2025, Cilt: 20 Sayı: 2, 1 - 3, 31.05.2025

Öz

EDİTÖRDEN
Değerli Nefroloji Hemşireliği Dergisi Okurları;
Nefroloji Hemşireliği Dergisi olarak 2025 yılının ikinci sayısıyla yine sizlerle birlikteyiz. Bu sayımızda 5 araştırma makalesi, 2 sistemik derleme ve 1 derleme makaleyi sizlerle paylaşıyoruz.
Böbrek yetersizliği olan hastaların son dönemlerinde uygulanan, en fazla tercih edilen ve en başarılı tedavi yöntemlerinden biri böbrek naklidir. Nakil sonrası yaşanan önemli sorunların başında nakil edilen organın rejeksiyonu gelmektedir. Bu sorunun en önemli nedeni immunosupresif ilaçlara uyumsuzluk olarak bildirilmektedir. Önlenebilir bir neden olarak ilaç uyumu/uyumsuzluğu; literatürde uyum davranışını geliştirici çalışmaların çoğunlukla çalışıldığı araştırma alanıdır. “Böbrek Nakli Hastalarında İlaç Uyumu İle İlgili Yapılan Çalışmaların Bibliyometrik Analizi: Literatürün Haritalanması Ve Eğilimlerin İncelenmesi” konulu araştırma makalesi; bu konuda yapılan çalışmaların bibliyometrik analizi ile literatürdeki mevcut çalışmaların konu eğilimleri, bu konuda çalışan yazarlar, ülkeler, yayın yılları gibi özelliklerini incelemeyi amaçlamıştır. Bu makale sonuçları böbrek nakli sonrasında ilaç uyumu konusunda son yıllarda artış gösteren yayın sayılarıyla birlikte, en çok yayın yapan ülke ve işbirliklerini görsel materyaller ile sunmaktadır.

Periton diyalizi hastalarında kronik böbrek yetersizliğinin fizyopatolojik temelinden kaynaklı birçok sorunla karşılaşılmakla birlikte, hastaya bağlı bazı özellikler ve komorbid durumlar nedeniyle beklenmeyen durumlarla da baş edilmek zorunda kalınmaktadır. Özellikle yaşlı hasta grubunda ve hipertansiyon tanılı hastalarda asemptomatik seyirle ortaya çıkabilecek postprandiyal hipotansiyon periton diyalizi hastalarında ciddi morbidite ve mortaliteye neden olabilir. “Evaluation Of The Relationship Between Postprandial Hypotension And Carotid İntima Thickness İn Peritoneal Dialysis Patients“ konulu araştırma makalesinde periton diyalizi hastalarında postprandial hipotansiyon ile aterosklerozun erken belirtisi olarak ortaya çıkan karotis intima kalınlaşması arasındaki ilişki varlığı araştırılmıştır.

Literatürde diyete uyum; tedaviye uyumun bir parçası olarak ele alınmaktadır. Tedaviye uyumun önemli belirleyicilerinden biri de; hasta bireyin aile ve arkadaşlarını içeren sosyal çevreden aldığı desteğin düzeyi ve kalitesidir. Kronik hastalığı olan hastalar için zorlu bir süreci içeren hastalık yönetimi becerilerinin kazanılmasının, kazanılan davranış ve tutumun devamlılığının sağlanmasının yüksek düzeyde algılanan sosyal destek ile doğrudan ilişkili olduğu bir çok çalışmanın sonucu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu sayımızda “Hemodiyaliz Hastalarında Diyet Tedavisine Yönelik Tutum İle Sosyal Destek Arasındaki İlişki” konulu araştırma makalesinde hemodiyaliz hastalarında algılanan sosyal desteğin diyet tedavisine tutum ilişkisi incelenmiştir.

Kurum ya da kişilerin kullandığı enerji kaynaklarının sera gazı emisyon miktarının birim CO2 cinsinden ifadesi olarak tanımlanan karbon ayak izi günümüzde sıklıkla konuşulan bir konudur. Özellikle küresel iklim değişikliği ve dünyaya etkilerinin tüm dünya ülkeleri tarafından sağlık ve politik hedeflere konu olduğu bilinmektedir. Ancak küresel iklim değişikliklerinin çözümü en temelinden insanların kendi toplum ve çevrelerindeki kullanım ve tüketim davranışlarının incelenmesiyle mümkün kılınabilir. Sağlığın her şeyden önce tutulduğu bazı durumlarda uygulanabilir çözümlerin geliştirilmesi özellikle sağlık profesyonelleri adına önemli bir sorumluluktur. Sağlığı geliştirici iyileştirici davranışlar, enfeksiyonları önleyici uygulamalar ve tüm tedavi/bakım uygulamaları başta olmak üzere sağlıkta suyun kullanılmadığı hiç bir alan bulunmamaktadır. Kronik böbrek hastalıklarının diyaliz tedavisi yaklaşımlarında su kullanımının ise ayrı bir yeri ve önemi bulunmaktadır. 2020 Türk Nefroloji Derneği Kayıt Raporuna göre ülkemizde 57.920 kronik hemodiyaliz hastası bulunmaktadır ve bu hastaların %88'ine haftada 3 veya daha fazla seans hemodiyaliz tedavisi uygulanmaktadır. Raporda seans başına 120 L saf suya ihtiyaç duyulduğu bildirilmektedir. Ters osmoz cihazlarından geçerek kullanılmadan atılan suyun hastanın kullandığı suyun 2 katı olduğu bilgisi de eklendiğinde sadece hemodiyaliz uygulamalarında ne kadar yüksek oranda suya gereksinim olduğu tahmin edilebilir. Tüm bu bilgiler ışığında “Hemodiyaliz Su Sisteminde Ters Osmozdan Boşa Atılan Suya Mevsim Etkisi” konulu çalışma; hemodiyaliz tedavileri sonucunda oluşan mevsime bağlı su kayıpları ve kaybın azaltılması adına sunulan önerileri içermektedir.


Keyifli okumalar dileriz.

31 Mayıs 2025
Prof. Dr. Yasemin TOKEM
Editör, Nefroloji Hemşireliği Dergisi

Toplam 0 adet kaynakça vardır.

Ayrıntılar

Birincil Dil Türkçe
Konular Nefroloji Hemşireliği
Bölüm Editoryal
Yazarlar

Yasemin Tokem 0000-0001-9140-2846

Gönderilme Tarihi 29 Mayıs 2025
Kabul Tarihi 29 Mayıs 2025
Yayımlanma Tarihi 31 Mayıs 2025
Yayımlandığı Sayı Yıl 2025 Cilt: 20 Sayı: 2

Kaynak Göster

Vancouver Tokem Y. Editörden. NefroHemDergi. 2025;20(2):1-3.

Nefroloji Hemşireliği Dergisi/ Journal of Nephrology Nursing Creative Commons Lisansı Creative Commons Atıf-GayriTicari-Türetilemez 4.0 Uluslararası Lisansı ile lisanslanmıştır.