Araştırma Makalesi

“Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…” Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar

Sayı: 54 15 Aralık 2025
PDF İndir
EN TR

“Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…” Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar

Öz

Bu çalışma “Helâller bellidir, haramlar bellidir, bu İkisinin arasında müştebihât vardır…” hadisinde geçen “müştebihât” kavramına yönelik fıkhî yaklaşımları konu edinmektedir. Bilindiği üzere İslâm hukukunun iki önemli teşrî kaynağından biri Kur’an diğeri ise sünnettir. Kur’an, Allah kelamı olması yönüyle teşrîde birinci sırada yer almıştır. Sünnetin teşrîdeki yeri ise, Hz. Peygamber’in ahlâkî örnekliği, tebliğ ve beyan görevleri ile ona itaati emreden âyetler çerçevesinde şekillenmiştir. Bunun yanında Hz. Peygamber’in söz ve uygulamaları, sahâbe ve tâbiîn neslinin tutum ve davranışları, sünnetin teşrî hiyerarşisinde ikinci sırada bulunduğunu açıkça ortaya koymuştur. Alimler buradan hareketle Hz. Peygamber’in sünnetini ve onun bir parçasını oluşturan hadisleri önemsemiş, bilhassa ahkâm hadisleri üzerinde ayrıca durmuşlardır. Fert ve toplum hayatını doğrudan etkileyen ve aynı zamanda ahkâm bildiren hadislerden biri de bahse konu olan hadistir. Bu hadis, dört farklı kanaldan ve on bir ravi tarafından nakledilmiş, hadis müellifleri tarafından, sahih ve meşhur seviyesinde kabul edilmiştir. Fâkihler bu hadisi, İslâm dininin ana umdelerini belirleyen üç hadisten biri olarak zikretmiş, temel ölçütleri belirlemesi, helâl ve harama açıklık getirmesi ve aynı zamanda bu iki sınır arasında kalan hususlarla ilgili takip edilmesi gereken yolu göstermesi bakımından oldukça önemsemiş ve fıkıh eserlerinde sıklıkla ona yer vermişlerdir. Hadis, klasik fıkıh eserlerinde başta alışveriş olmak üzere muâmelâtın farklı alanlarıyla bağlantılı olarak ele alınmış ve işlenmiştir. İlgili eserlerde, müştebihât kavramı temelinde şüphenin üç boyutuna vurgu yapıldığı; haram olduğu bilinen bir şeyin şüpheyle helâle, helâl olduğu bilinen bir şeyin ise şüpheyle harama dönüşmeyeceği, müştebihâtın esasen helâlliği veya haramlığı baştan itibaren şüpheli olan alanlara yönelik olduğu tespit edilmiştir. Bu tespitler doğrultusunda, literatürde üç temel eğilimin öne çıktığı belirlenmiştir. Müştebihât alanını haram kapsamında kabul edenlerin, sedd-i zerâi ve ihtiyat açısından meseleye baktıkları müşahede edilmiştir. Müteahhir ulema ile bazı Hanefîlerin bu görüşü destekledikleri görülmüştür. Müştebihât alanını helâl kapsamında değerlendirenlerin, “Eşyada asıl olan mubahlıktır” ve “Şek ile yakîn zâil olmaz” prensipleri çerçevesinden mevzuya baktıkları ancak verâ gereği şüpheli şeylerden uzak durmanın daha evlâ olduğu anlayışına sahip oldukları tespit edilmiştir. Fâkihlerin birçoğu bu görüşü benimsemiştir. Müştebihât alanını haram veya helâl kategorilerinden birine dâhil etmeyip vakfedenlerin, delillerin tearuzu nedeniyle vakfettikleri dolayısıyla bilgi yetersizliğinden hareketle böyle bir neticeye vardıkları anlaşılmıştır. Bu görüşü daha çok İbn Hazm (öl. 456/1064) dillendirmiştir. Müştebihât alanına ilişkin açık ve kesin bir delilin bulunmayışı, fâkihleri konuyla ilgili bazı rivayetlere yöneltmiş ve bu rivayetler çerçevesinde çeşitli kanaatler ortaya koymaya sevk etmiştir. Ancak söz konusu kanaatlerin zanna dayanması, onların bağlayıcılık derecesini sınırlı kılmıştır. Bununla birlikte, müştebihât alanını helâl kapsamında kabul eden görüşün daha isabetli olduğu söylenebilir. Zira bu yaklaşımı benimseyen fâkihler, bir taraftan verâ ilkesine atıfta bulunarak müştebihât konusunda ihtiyatlı olunmasını tavsiye ederken; diğer taraftan fıkhın temel prensipleri arasında yer alan tekliflerde kolaylık, helâllerde genişlik, haramlarda sınırlılık ve maslahatın gözetilmesi esaslarını dikkate alarak meseleye daha kapsamlı ve dengeli bir perspektif kazandırmaktadır. Bu itibarla, söz konusu yaklaşım hem dinin kolaylaştırıcı yönünü hem de bireyin sorumluluk bilincini birlikte dikkate alması bakımından daha mutedil bir değerlendirme olarak görülebilir. Müştebihâtın tanım ve çerçevesinin belirlenmesi, kişiyi nehyedilen alandan uzak tutacaktır. Çalışmanın amacı, alimlerin konuyla ilgili görüşlerini ve bu görüşlerin dayandığı delilleri ortaya koymak, böylece kavram hakkında zihinlerde oluşan kapalılığın veya muğlaklığın giderilmesine yardımcı olmaktır. Çalışmada katalog taraması, dokümantasyon ve veri analizi gibi nitel araştırma yöntemlerinden faydalanılmıştır.

Anahtar Kelimeler

Kaynakça

  1. Âdil Harb Beşîr. “el-Halâlu beyyinun ve’l-haramu beyyinun ve beynehuma umûrun müştebihât dirâsetun hadîsetun fıkhiyyetun mukârenetun”. Mecelletü Külliyeti Dâri’l-Ulûm 38/135 (2021), 399-324.
  2. Advî, Ebu’l-Hasen Ali b. Ahmed b. Mukrim es-Saîdî. Hâşiyetü’l-Advî alâ şerhi Kifâyeti’t-tâlibi’r-rebbânî. 2 Cilt. Beyrut: Dâru’l-Kütübi’l-İlmiyye, 1994.
  3. Ahmed b. Hanbel, Ebû Abdullah. Müsnedü’l-İmâm Ahmed b. Hanbel. Beyrut: Müessesetü’r-Risâle, 2001.
  4. Ahmed Cevdet Paşa. Mecelletü Ahkâmı Adliye. y.y.: Matbaatü Osmâniyye, 1305.
  5. Apaydın, H. Yunus. “îne”. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi. C. 22. İstanbul: TDV Yayınları, 2000.
  6. Bedreddîn el-Aynî, Ebû Muhammed Bedrüddîn Mahmud b. Ahmed b. Musa b. Ahmed el-Aynî. Umdetü’l-kârî şerhu Sahîhi’l-Buhârî. 25 Cilt. Beyrut: Dâru İhyâ, ts.
  7. Beyhakî, Ebû Bekr Ahmed b. Hüseyn b. Ali b. Musâ. es-Sünenü’l-kübrâ. Beyrut: Dâru’l-Kutubi’l-İlmiyye, 2003.
  8. Boran, Mustafa. “Gıda Katkı Maddelerinde Helâllik ve Haramlık Ölçüleri”. Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi IX/42 (2016), 1751-1759.

Ayrıntılar

Birincil Dil

Türkçe

Konular

İslam Hukuku

Bölüm

Araştırma Makalesi

Yayımlanma Tarihi

15 Aralık 2025

Gönderilme Tarihi

30 Haziran 2025

Kabul Tarihi

1 Aralık 2025

Yayımlandığı Sayı

Yıl 2025 Sayı: 54

Kaynak Göster

APA
Caner, A. (2025). “Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…” Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar. Harran İlahiyat Dergisi, 54, 124-145. https://doi.org/10.30623/hij.1730849
AMA
1.Caner A. “Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…” Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar. Harran İlahiyat Dergisi. 2025;(54):124-145. doi:10.30623/hij.1730849
Chicago
Caner, Abdurrahman. 2025. “‘Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…’ Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar”. Harran İlahiyat Dergisi, sy 54: 124-45. https://doi.org/10.30623/hij.1730849.
EndNote
Caner A (01 Aralık 2025) “Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…” Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar. Harran İlahiyat Dergisi 54 124–145.
IEEE
[1]A. Caner, “‘Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…’ Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar”, Harran İlahiyat Dergisi, sy 54, ss. 124–145, Ara. 2025, doi: 10.30623/hij.1730849.
ISNAD
Caner, Abdurrahman. “‘Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…’ Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar”. Harran İlahiyat Dergisi. 54 (01 Aralık 2025): 124-145. https://doi.org/10.30623/hij.1730849.
JAMA
1.Caner A. “Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…” Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar. Harran İlahiyat Dergisi. 2025;:124–145.
MLA
Caner, Abdurrahman. “‘Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…’ Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar”. Harran İlahiyat Dergisi, sy 54, Aralık 2025, ss. 124-45, doi:10.30623/hij.1730849.
Vancouver
1.Abdurrahman Caner. “Helâller Bellidir, Haramlar Bellidir…” Hadisi Bağlamında Müştebihât Kavramına Yönelik Fıkhî Yaklaşımlar. Harran İlahiyat Dergisi. 01 Aralık 2025;(54):124-45. doi:10.30623/hij.1730849