Bu çalışma, Osmanlı Devleti’nin yükseliş döneminde Arap dili alanında yürütülen faaliyetlere yöneltilen
eleştirileri, özellikle asru’l-inhitât söylemi çerçevesinde eleştirel bir bakışla ele almayı amaçlamaktadır.
Araştırmanın odağında, Batılı oryantalistler ile bazı Arap entelektüeller tarafından ileri sürülen Osmanlı
yönetiminin Arapçayı geri plana ittiği ve bu dönemde bilinçli bir dil geriletme politikası izlediği yönündeki iddialar yer almaktadır. Nitel araştırma yönteminin benimsendiği çalışmada, konuya ilişkin klasik ve modern literatür, tarihî belgeler ve güncel akademik çalışmalar karşılaştırmalı ve analitik bir yaklaşımla incelenmiştir. Bu inceleme sonucunda, Osmanlı’nın yükseliş dönemindeki Arap dili faaliyetlerinin uluslararası literatürde sıklıkla iddia edildiği gibi bir “gerileme” ya da “çöküş” süreci olarak nitelendirilemeyeceği ortaya konulmuştur. Aksine, söz konusu dönemde Arapçanın ilmî, dinî ve idari alanlardaki konumunun korunduğu, eğitim kurumları, telif ve tercüme faaliyetleri ile yerleşik ilmî gelenekler aracılığıyla süreklilik arz eden bir yapının varlığını sürdürdüğü tespit edilmiştir. Medreseler başta olmak üzere ilmî müesseselerde Arapçanın temel ilim dili olma vasfını devam ettirdiği, tefsir, hadis, fıkıh ve dil ilimleri gibi alanlarda yoğun bir ilmî üretimin gerçekleştiği görülmektedir. Ayrıca
Osmanlı coğrafyasının genişliği sayesinde farklı ilmî havzalar arasında etkileşim sağlandığı, bu durumun Arap dili çalışmalarına dinamizm kazandırdığı anlaşılmaktadır. Bununla birlikte Osmanlı’ya yönelik dil temelli eleştirilerin önemli bir kısmının tarihsel bağlamdan kopuk değerlendirmelere, ideolojik kabullere veya güvenilirliği sınırlı kaynaklara dayandığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda asru’l-inhitât kavramının Osmanlı’nın yükseliş dönemine genellenmesinin bilimsel açıdan isabetli olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Çalışma, söz konusu dönemin kendine özgü teşekkül ve kurumsallaşma süreciyle birlikte güçlü bir kültürel ve ilmî süreklilik barındırdığını vurgulamakta; Arapçanın Osmanlı ilmî ve kültürel hayatında kesintiye uğramadan varlığını sürdürdüğünü ve ileri sürülen iddiaları destekleyecek somut kanıtların bulunmadığını açık biçimde ortaya koymaktadır.
Osmanlı Dönemi Arap Edebiyatı Oryantalizm Arap Entelektüelleri Şerh ve Haşiye Geleneği Dil Politikası.
Çalışmamız Doktora tezinden üretildiğinden dolayı etik beyan gerektirmemektedir.
Herhangi bir kurum ya da kuruluştan destek alınmamıştır.
This study aims to examine critically the criticisms directed at the activities carried out in the field of the
Arabic language during the rise of the Ottoman Empire, particularly within the framework of the discourse of asr al-inḥiṭāṭ (the age of decline). The focus of the research is on the claims put forward by Western Orientalists and some Arab intellectuals alleging that the Ottoman administration marginalized Arabic and pursued a deliberate policy of linguistic regression during this period. Adopting a qualitative research method, the study analyzes classical and modern literature, historical documents, and contemporary academic works through a comparative and analytical approach. The findings demonstrate that Arabic linguistic activities during the Ottoman rise cannot be characterized as a process of “decline” or “collapse,” as is frequently asserted in international scholarship. On the contrary, Arabic maintained its position in scholarly, religious, and administrative spheres, sustained through educational institutions, authorship and translation activities, and established scholarly traditions. It is evident that Arabic continued to function as the primary language of learning in scientific institutions, particularly in fields such as Qurʾanic exegesis, hadith, jurisprudence, and linguistics, where substantial scholarly production took place. Moreover, the vast geographical expanse of the Ottoman realm facilitated interaction among diverse intellectual centers, contributing to the dynamism of Arabic linguistic studies. At the same time, the study reveals that many language-based criticisms directed at the Ottomans rely on evaluations detached from historical context, ideological
assumptions, or sources of limited reliability. In this regard, it concludes that generalizing the concept of asr al-inḥiṭāṭ to the Ottoman rise period is not scientifically accurate. The study emphasizes that this era should instead be understood as one characterized by institutional formation, consolidation, and strong cultural and scholarly continuity, clearly demonstrating that Arabic persisted uninterruptedly within Ottoman intellectual and cultural life and that no concrete evidence supports the claims of deliberate linguistic decline.
Ottoman Arabic Literature Orientalism Arab Intellectuals Commentary and Gloss Tradition Language Policy.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Arap Dili, Edebiyatı ve Kültürü |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 10 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.63022/hikem.1862012 |
| IZ | https://izlik.org/JA97LU46JP |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 4 Sayı: 1 |