ÂDÂB-I ZURAFÂ VE HÂTİMETÜ’L-EŞÂR’DA DİZE-ANLAM İLGİSİNİ KURAN BİR KELİME: “MÜFÂD, MÜFÂDINCA”
Öz
Müfâdınca, “mana, kavram” anlamına gelen Arapça bir kelimedir. Bu kelime Osmanlı biyografik kaynaklarından Âdâb-ı Zurafâ’da özel bir kullanıma sahiptir. Söz konusu tezkirede “müfâdınca” bir beyit veya mısradan sonra gelmektedir. Râmiz kelimeyi 16 yerde kullanarak örnek şiirlerle şairin hayatını birleştirmiş; şiirin hikâyesini veya hikâyeye uygun şiiri vermiştir. Bu yönü ile ibare tezkirede üslup ve şekle işaret eden kalıp bir söz olma özelliği de gösterir. Âdâb-ı Zurafâ’dan önceki tezkirelerde bu ibareye rastlanmamıştır. Âdâb-ı Zurafâ’dan sonra ise aynı düzen Fatin’in Hâtimetü’l-eşâr’ında 8 tanıkla tespit edilmektedir. Hâtimetü’l-eşâr’ında Râmiz’i takip eden Fatin, metinlerarası ilişkilerde karşılaştığımız “örnek almanın” bir örneğini göstermiştir.
Anahtar Kelimeler
osmanlı nesri, tezkire, kalıp ifade, müfadınca