Enacted in 2012 with key provisions effective after the 2014 local elections, Law No. 6360 reshaped Turkey’s local governance. Municipal success in adapting to the new system and restructuring services has varied with provincial characteristics and administrative capacity. Known as the “Unified City Law,” it is viewed not only as an extensive administrative reform but also as an initiative that opened the door to challenges to the political regime and potential constitutional change. Proponents argue the law pursued radical transformations beyond local administration, influencing Turkish public administration and governance philosophy more broadly. Over time, numerous studies assessed its implementation and outcomes, drawing on the perspectives of implementers and service recipients, and reached differing conclusions. Provinces that already held metropolitan status before the reform generally exhibited more positive developments, benefitting from stronger institutions, knowledge bases, and accumulated experience. By contrast, municipalities that acquired metropolitan status under Law No. 6360 required more time for transition and reorganization, a need that persists in some respects. Overall, the law’s impact has been uneven, reflecting disparities in local readiness, managerial capability, and the complexity of integrating services across enlarged jurisdictions. Its broader political and constitutional implications continue to be debated among scholars, practitioners, and policymakers.
Metropolitan municipality unified city dual structure local centralisation autonomy.
It is declared that scientific and ethical principles have been followed while carrying out and writing this study and that all the sources used have been properly cited.
no
2012 yılında çıkarılan ve önemli maddeleri 2014 Yerel Seçimlerinden sonra yürürlüğe giren 6360 sayılı yasanın uygulamalarından alınan sonuçlar hususunda farklı görüşler ileri sürülmektedir. Belediyelerin yeni sisteme uygun biçimde örgütlenmesinde ve hizmetlerin yeniden düzenlenmesinde ulaştıkları başarı düzeyi, bu belediyelerin bulunduğu illerin kendine has özellikleri ve yeniden örgütlenmedeki yönetsel yetenekleriyle doğru orantılı olmuştur. “Bütünşehir Yasası” olarak da adlandırılan 6360 sayılı yasa, sadece yönetim sistemini ve yerel yönetimleri derinden etkileyen bir düzenleme olarak değil; aynı zamanda siyasal rejimi zorlayan ve anayasal sistemi değiştirmek üzere kurgulanan gelişmelere zemin hazırlayan bir girişim olarak da değerlendirilmektedir. Bu bakış açısına sahip olanlara göre yasa, sadece yerel yönetimler alanında değil, genel olarak Türk kamu yönetiminde ve yönetim anlayışında radikal değişimleri hedeflemiş ve hayata geçirmiştir. Yürürlüğe girdiği tarihten anlamlı bir süre sonra, yasanın uygulamaları ve alınan sonuçlar üzerinde, uygulayıcıların ve hizmet götürülenlerin görüşlerine başvuran çeşitli çalışmalar yapılmış ve farklı değerlendirmelere ulaşılmıştır. Büyükşehir statüsüne, reform olarak nitelendirilen bu değişiklikler yapılmadan önce sahip olan illerde, kurumsal kapasite, bilgi birikimi ve deneyim gibi unsurların sağladığı avantajlar sonucu daha olumlu gelişmeler gözlenmiştir. Büyükşehir statüsünü 6360 sayılı yasa ile kazanan belediyelerde ise, geçiş süreci ve yeni yapılanma için daha fazla zamana ihtiyaç duyulmuştur ve bazı yönleriyle hala duyulmaktadır.
Büyükşehir belediyesi bütünşehir ikili yapı yerelde merkezileşme özerklik.
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
yok
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kentleşme Politikaları |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 23 Eylül 2025 |
| Kabul Tarihi | 23 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 50 |