İdeolojiler bağlamındaki tartışmanın siyasal ekoloji sahasında önemli bir yer işgal ettiğini söylemek mümkündür. Geleneksel ideoloji ve düşünce akımlarının, çevre sorununa kendi sosyopolitik reçetelerinden yararlanarak çözüm önerileri sunmaları bu meselenin önemli bir boyutunu teşkil etmektedir. Bu bağlamda ilgili literatürün genellikle sol düşüncenin hâkimiyeti altında olduğu ve bu geleneğin ekolojik sorunlardan genel itibariyle liberal kapitalist sistemi sorumlu tuttuğu açıktır. İşte bu çalışma literatürde genellikle ihmal edilen bir akımı; piyasa çevreciliğini konu edinmektedir. Çalışma, liberalizmin bir uzantısı olarak piyasa çevreciliği yaklaşımının sunduğu enstrümanların ekolojik sorunlar karşısındaki etkinlik ve verimliliğini ele almaktadır. Bu itibarla çalışmada, ortak malların trajedisinden hareketle, özel mülkiyet anlayışının bireysel çıkar ile çevre korumayı bağdaştırabileceği, çevre sorunlarına yoğun bürokratik müdahalenin arzu edilenin tam tersi sonuçlar doğurabildiği, buna karşılık özelleştirme, alınıp satılabilen kirlilik izinleri, yeşil vergiler ve özel sektör yatırımları gibi piyasa yönelimli politika araçlarının hem daha ucuz hem de yenilikçi çözümler üretebileceği iddialarına yer verilmektedir. Literatür taramasına dayanan çalışma, söz konusu yaklaşımı ekolojik modernleşme perspektifinden ele almakta ve iktisadî kalkınma ile ekolojik çözümün birbirini tamamlayan olgular olduğu anlayışının izini sürmektedir.
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur
It can be stated that the debate within the context of ideologies occupies a significant place in the field of political ecology. Traditional ideologies and schools of thought constitute an important dimension of this issue by offering solution proposals for environmental problems through their own socio-political prescriptions. In this regard, it is evident that the relevant literature is generally dominated by leftist thought, which typically holds the liberal-capitalist system responsible for ecological problems. This study focuses on market environmentalism, a current that is often neglected in the literature. As an extension of liberalism, the study examines the effectiveness and efficiency of the instruments offered by the market environmentalism approach in the face of ecological problems. Accordingly, drawing on the ‘tragedy of the commons’, the study presents the arguments that private property rights can reconcile individual self-interest with environmental protection and that intensive bureaucratic intervention in environmental issues can produce results contrary to those intended. In contrast, it posits that market-oriented policy tools -such as privatization, tradable pollution permits, green taxes, and private sector investments- can generate both more cost-effective and innovative solutions. Grounded in a literature review, the study evaluates the aforementioned approach from the perspective of ecological modernization and traces the understanding that economic development and ecological solutions are complementary phenomena.
Liberalism market environment private property ecological modernization
It is declared that scientific and ethical principles have been followed while carrying out and writing this study and that all the sources used have been properly cited
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Politika ve Yönetim (Diğer) |
| Bölüm | Derleme |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 20 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 31 Aralık 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 7 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 50 |