The Second World War, (WWII) was the greatest disaster that human being lived common. In the World history many firsts lived in this war, which effected five continents and 100 million people lost their lives. Turkey achieved staying out of this great disaster, following the right policies. But, staying out of the war was diffucult and she was left alone at the end of the war. During the war, the policies of Turkey distunguished at two term. Between the years of 1939-1942, namely in the German superiority era, Ankara, established relations with Germany too, and export chrome to Germany. With respect to 1942-1945 era, she was suppressed to enter the war by the Allied States especially by England. In this era, Turkey cut her relations with Germany and stand harder by the Allied side. But, she left alone against Stalin after the war, fot not joining. In order to relieve her loneliness she sent troops to Korea. For this reason, Turkey’s dispatching brigade to Korea in 1950, came up as continuation of her WWII policy. Because, she was accepted to Nato for this policy and relieved from her loneliness. Turkish policy during the WWII can be explained with neoclassical realist theory in the intarnational relations realm. Since, her being out of the war, was succeded by İsmet İnönü’s personal perceptions. Beside, Ankara’s policies were occured in the concept of middle power state in the theory. Matching with the middle power state concept Turkey, arranged agreements with the two belligrents and behaved according to the situation of the war. She stayed not neutral but non-belligrent throughout the war.
İkinci Dünya Savaşı, insanlığın ortak yaşadığı en büyük felaket olmuştur. Dünya tarihinde birçok ilklerin yaşandığı bu savaş, beş kıtada etkili olmuş ve yaklaşık 100 milyon insan, hayatını kaybetmiştir. Türkiye doğru politikalar izleyerek bu büyük felaketin dışında kalmaya muvaffak olmuştur. Fakat, savaşın dışında kalması meşakkatli olmuş ve savaşın sonunda yalnız bırakılmıştır. Savaş süresince, Türkiye’nin siyaseti iki dönemde farklılaşmıştır. 1939-1942 yılları arasında, yani Almanların üstünlüğü döneminde, Ankara, Almanya ile de ilişkiler kurmuş ve Almanya’ya krom ihraç etmiştir. 1942-1945 döneminde ise, savaşa girmesi için Müttefik Devletlerin, bilhassa İngiltere’nin yoğun baskısı altında kalmıştır. Bu dönemde Türkiye, Almanlarla ilişkilerini kesmiş ve Müttefiklerin tarafında daha sıkı yer almıştır. Fakat, savaşa katılmadığı için, savaş sonrasında Stalin karşısında yalnız bırakılmıştır. Bu yalnızlığından kurtulmak için, Kore’ye asker göndermiştir. Bu nedenle, Türkiye’nin 1950 yılında Kore’ye tugay sevk etmesi, İkinci Dünya Savaşı’ndaki dış politikasının bir devamı olarak ortaya çıkmıştır. Çünkü, bu siyasetinin karşılığı olarak, Nato’ya alınmış ve yalnızlığından kurtulmuştur. Türkiye’nin savaş boyunca takip ettiği siyaset, uluslararası ilişkiler bilim dalında neoklasik realist teoriyle açıklanabilir. Zira, savaş dışı kalmasında, süreci başından sonuna kadar bizzat yöneten İsmet İnönü’nün kişisel algıları etkili olmuştur. Ayrıca, Ankara’nın dış politikaları, söz konusu teorinin içinden orta güçte devlet kavramına uygun olarak ortaya çıkmıştır. Türkiye, orta güçte devlet kavramına uygun olarak, savaşan iki tarafla da anlaşmalar yapmış ve harbin gidişatına göre davranışlar sergilemiştir. Savaş boyunca tarafsız değil, fakat savaş dışı pozisyonda kalmıştır.
Makalemi bilimsel formatta ve herkesin anlayabileceği sadelikte yazdım.
yoktur
Değerli danışmanları Prof Dr. Burak Gümüş ve Prof Dr. Fahri Türk hocalarıma çok teşekkür ederim.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Avrupa Çalışmaları, Türk Dış Politikası, Uluslararası Güvenlik, Uluslararası Hukuk, Uluslararası İlişkiler Kuramları, Uluslararası İlişkilerde Siyaset, Uluslararası Kuruluşlar |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Nisan 2025 |
| Kabul Tarihi | 16 Mayıs 2025 |
| Erken Görünüm Tarihi | 27 Haziran 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 30 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 20 |
All rights reserved. International Journal of Afro-Eurasian Research (IJAR) is an International refereed journal and published biannually. Authors are responsible for the content and linguistic of their articles. Articles published here could not be used without referring to the Journal. The opinions in the articles published belong to the authors only and do not reflect those of International Journal of Afro-Eurasian Research.