Bu çalışma, grotesk imgeyi bir sınır aşımı biçimi olarak ele alarak Türk resmindeki yansımalarını incelemektedir. Grotesk kavramı, Rönesans döneminde yeniden keşfedilen Roma dönemi süslemelerini tanımlarken, tarih boyunca güzellik ve çirkinlik, yücelik ve bayağılık, insan ve hayvan, doğa ve kültür gibi karşıtlıkların iç içe geçtiği melez bir estetik türüne dönüşmüştür. Wolfgang Kayser için grotesk, varoluşsal bir yabancılaşma ve huzursuzluk duygusunu temsil ederken; Bahtin, groteski bedenin dönüşebilirliği, toplumsal normların altüst edilmesi ve yaşamın döngüsel doğası üzerinden tanımlar. Deleuze ve Guattari’nin molar ve moleküler ayrımı üzerinden düşünüldüğünde ise grotesk imge, önceden belirlenmiş biçimleri reddederek, kimliğin, bedenin ve temsilin sınırlarını aşan moleküler bir süreç olarak yorumlanabilir. Çalışmada, bu kavramsal çerçeve doğrultusunda grotesk imgelerin Osmanlı minyatür sanatındaki erken örneklerinden başlayarak, çağdaş Türk ressamların resimlerindeki yansımaları incelenmiştir. Grotesk, bu sanatçılarda hem eleştirel hem de psişik bir ifade biçimi olarak, bireysel ve toplumsal bilinçteki çatışmaları görünür kılan bir estetik stratejiye dönüşmektedir.
This study examines the grotesque image as a form of transgression and explores its reflections in Turkish painting. Originating from Roman decorative motifs rediscovered during the Renaissance, the grotesque evolved into a hybrid aesthetic that intertwines opposites such as beauty and ugliness, the sublime and the vulgar, the human and the animal, nature and culture. For Wolfgang Kayser, the grotesque evokes existential alienation and unease, while Mikhail Bakhtin defines it through the body’s transformability, the inversion of social norms, and the cyclical nature of life. Through Deleuze and Guattari’s distinction between the molar and the molecular, the grotesque image can be interpreted as a molecular process that transcends identity, body, and representation. Within this conceptual framework, the study traces early grotesque imagery in Ottoman miniature art and its contemporary expressions in Turkish painting, where the grotesque becomes both a critical and psychic aesthetic strategy revealing individual and collective tensions.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Resim |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Ekim 2025 |
| Kabul Tarihi | 12 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 11 Sayı: 2 |