Öz
Bu çalışma, çitleme (enclosure) kavramını medya temsilleri üzerinden analiz ederek, Türkiye’de doğa, mekân ve müşterek yaşam alanları üzerindeki sermaye tahakkümünü görünür kılmayı amaçlamaktadır. Bu bağlamda, Eko Eko Eko belgesel dizisinin 2. sezon 4. bölümü, çitleme pratiklerinin anlatı ve görsel kodlarla nasıl temsil edildiğini incelemek üzere örneklem olarak seçilmiştir. Amaca yönelik örnekleme (purposive sampling) yöntemiyle belirlenen bu bölüm; doğa tahribatı, müştereklerin özelleştirilmesi, yerel halkın dışlanması ve şirket–köylü çatışması gibi temaları barındırarak, çalışmanın kuramsal çerçevesiyle doğrudan ilişkilenmektedir.
Araştırmanın temel amacı, klasik anlamda tarımsal üretim alanlarının çitlerle çevrilerek özel mülkiyete dönüştürülmesini ifade eden çitleme kavramının, günümüzde çok daha karmaşık ve çok katmanlı biçimlerde işleyişini medya aracılığıyla ortaya koymaktır. Bu doğrultuda çitleme, yalnızca fiziksel mekânın düzenlenmesi değil, aynı zamanda yaşam biçimlerinin, müşterek kültürlerin ve doğayla kurulan ilişkinin piyasa lehine yeniden şekillendirilmesi olarak ele alınmaktadır. Ayrıca çalışma dijital çitleme kavramına da değinerek, günümüz internet ortamlarında çitlemenin nasıl bir biçimde varlığını sürdürdüğünü de göstermektedir.
Araştırma yöntemi olarak nitel içerik analizi benimsenmiş ve tematik analiz tekniğiyle desteklenmiştir. Belgeselin seçilen bölümü defalarca izlenmiş, anlatı yapısı, röportajlar, görsel atmosfer, mekân kullanımı ve kamera hareketleri detaylı biçimde analiz edilmiştir. Görsel ve sözel veriler transkribe edilerek anlam birimleri belirlenmiş, bu birimler çitleme kuramına ilişkin kavramsal temalarla (müştereklerin gaspı, mülksüzleştirme, mekânsal tahakküm, doğanın metalaşması, direniş) eşleştirilmiştir. Kodlama süreci, Krippendorff (2004) ve Mayring (2014) gibi içerik analizine ilişkin kuramsal yaklaşımlar doğrultusunda yapılandırılmıştır.
Araştırma, çitlemenin sadece tarihsel değil, günümüzde de güncellenmiş biçimlerde varlığını devam ettirdiğini; hukuk, medya ve şirket stratejileri yoluyla yeniden üretildiğini göstermektedir. Aynı zamanda belgeselin sunduğu direniş anlatıları, yerel halkın bu dönüşüme karşı geliştirdiği kolektif mücadele biçimlerini görünür kılmakta; çitleme karşısında alternatif yaşam olanaklarına işaret etmektedir. Bu yönüyle çalışma, ortak mülkiyetin kullanımı ve medya temsilleri arasındaki ilişkiyi eleştirel bir biçimde tartışmaya açmaktadır.
Anahtar Kelimeler: çitleme, dijital çitleme, mekânsal tahakküm, Eko Eko Eko belgeseli
çitleme dijital çitleme mekânsal tahakküm Eko Eko Eko belgeseli
Abstract
This study aims to reveal capital domination over nature, space, and common living areas in Turkey by analyzing the concept of enclosure through media representations. In this context, the fourth episode of the second season of the Eko Eko Eko documentary series has been selected as a case study to examine how enclosure practices are represented through narrative and visual codes. This episode, determined by purposive sampling, directly relates to the theoretical framework of the study by addressing themes such as nature destruction, the privatization of commons, the exclusion of local communities, and conflicts between companies and villagers.
The main objective of the research is to reveal how the concept of enclosure, which in the classical sense refers to the conversion of agricultural production areas into private property by fencing them off, operates in much more complex and multi-layered forms today through the media. In this sense, enclosure is not only understood as the organization of physical space, but also as the reshaping of lifestyles, shared cultures, and relationships with nature in favor of the market. The study also touches on the concept of digital enclosure, showing how enclosure continues to exist in today's internet environment.
Qualitative content analysis was adopted as the research method and supported by thematic analysis techniques. The selected section of the documentary was watched repeatedly, and the narrative structure, interviews, visual atmosphere, use of space, and camera movements were analyzed in detail. Visual and verbal data were transcribed to identify units of meaning, which were then matched with conceptual themes related to enclosure theory (appropriation of commons, dispossession, spatial domination, commodification of nature, resistance). The coding process was structured in line with theoretical approaches to content analysis, such as those of Krippendorff (2004) and Mayring (2014).
The research shows that enclosure continues to exist not only historically but also in updated forms today, reproduced through law, media, and corporate strategies. At the same time, the resistance narratives presented in the documentary make visible the collective forms of struggle developed by the local population against this transformation and point to alternative ways of life in the face of enclosure. In this respect, the study critically discusses the relationship between the use of common property and media representations.
Keywords: fencing, digital fencing, spatial control, Eko Eko Eko documentary
fencing digital fencing spatial control Eko Eko Eko documentary
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çevresel İletişim, İletişim Çalışmaları, İletişim ve Medya Çalışmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 17 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 12 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 2 |