Kitle iletişim araştırmalarının erken dönemlerinde ortaya atılan Sihirli Mermi Kuramı, medya mesajlarının alıcılar üzerinde doğrudan, güçlü ve anında etkiler yarattığını öne sürmektedir. Kurama göre medya mesajları, alıcı bireylerin bilinçaltına işleyen “sihirli mermi” ya da “hipodermik iğne” gibi işleve sahiptir. Bu yaklaşım, özellikle bireylerin edilgen alıcılar olarak görüldüğü dönemlerde medya etkilerini açıklamak amacıyla kullanılmıştır. Günümüzde dijital medyanın ve bilhassa sosyal medyanın etkisinin artması, sihirli mermi kuramının dezenformasyon bağlamında yeniden değerlendirilmesine zemin hazırlamıştır. Dolayısıyla, kuramın dezenformasyon açısından günümüz iletişim süreçlerini açıklamada yeniden önem kazandığı söylenebilir. Dezenformasyon, kasıtlı olarak üretilen, çarpıtılmış veya tamamen uydurma bilgilerin medya yoluyla geniş kitlelere yayılması sürecini ifade etmektedir. Sosyal medya, bu tür içeriklerin hızla yayılmasına olanak tanımakta ve kullanıcıların bu içerikleri doğru kabul etmelerine sebep olmaktadır. Bu durum, bireylerin algılarını, tutumlarını ve davranışlarını etkileyerek sihirli mermi kuramının öngörüleriyle örtüşen bir tablo ortaya koymaktadır. Sahte içeriklerin paylaşım sıklığı arttıkça, dezenformasyonun etkisi de katlanarak büyümektedir. Bu çalışma, sihirli mermi kuramının temel varsayımlarını günümüz medya ortamında dezenformasyon bağlamında değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Özellikle sosyal medya üzerinden dolaşıma sokulan çarpıtılmış ya da sahte içeriklerin, insanların düşüncelerini ve davranışlarını kısa sürede etkileyebilme gücü, sihirli mermi kuramının öngörüleriyle örtüşmektedir. Kitleler, bu tür içeriklere maruz kaldığı ve eleştirel süzgeçten geçirmediği zaman, yanlış bilgiye inanma ve bu bilgiyi yayma eğiliminde olabilmektedir. Dolayısıyla, dezenformasyonun etkisi daha çok artmakta ve toplumsal açıdan bilgi kirliliği ortaya çıkmaktadır. Çalışma, sihirli mermi kuramı bağlamında dezenformasyonun işleyişini betimleyici bir yaklaşımla ele alarak kuramsal bir değerlendirme sunmaktadır.
İletişim kuramları sihirli mermi kuramı dezenformasyon manipülasyon yapay zekâ.
The Magic Bullet Theory, proposed early in mass communication research, argues that media messages have direct, consequential, and immediate effects on recipient. According to the theory, media messages function like “magic bullets” or “hypodermic needles” that penetrate the subconscious of the recipient individuals. This approach has been used to explain media effects, especially when individuals were seen as passive recipients. Today, the increasing influence of digital media, especially social media, has paved the way for re-evaluating the magic bullet theory in the context of disinformation. Therefore, the theory has regained importance in explaining today's communication processes regarding disinformation. Disinformation spreads deliberately produced, distorted, or completely fabricated information to large masses through the media. Social media allows such content to spread rapidly and causes users to accept it as accurate. This situation affects individuals' perceptions, attitudes, and behaviors, presenting a picture that coincides with the predictions of the magic bullet theory. As the frequency of sharing fake content increases, the impact of disinformation grows exponentially. This study aims to evaluate the basic assumptions of the magic bullet theory in the context of disinformation in today's media environment. The power of distorted or fake content circulated, primarily through social media, to influence people's thoughts and behaviors quickly, coincides with the predictions of the magic bullet theory. When the masses are exposed to such content and do not filter it critically, they may tend to believe and spread misinformation. Hence, the impact of disinformation is amplified, and social information pollution emerges. The study presents a theoretical evaluation of disinformation's functioning in the magic bullet theory context with a descriptive approach.
Communication theories magic bullet theory disinformation manipulation artificial intelligence.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim Kuramları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 20 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 12 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 2 |