Bu çalışmada, Giresun’da sinema ve radyo tarihi, yol ve elektrik gibi altyapı dinamikleri ile modernleşme hareketleri çerçevesinde şekillenen kentin, on dokuzuncu yüzyıl sonlarından itibaren ele alınan tarihsel serüveni üzerinden okunmuştur. Çalışmada, Giresun özelinde sinema ve radyo tarihinde yaşanan politik, ekonomik, kültürel ve toplumsal kesişimler/ ayrımlar üzerinde durulmuş; iki fenomenin izinden ayrıca kentin dönüşümü ortaya konmuştur.
On dokuzuncu yüzyıl sonlarına doğan sinema, Giresun’da önce seyyar olarak evlerin bahçelerinde ve çeşitli kamusal alanlarda deneyimlenir. Sinema, 1914’te Madam Pavlidi/Sinema Kerassunde adıyla sabit bir mekâna kavuşur. Radyo ise Giresun kent sahasına 1930’ların başlarıyla dahil olur. Modern bir kent fenomeni olarak kentin en işlek alanlarına doğan sinema ile ev içi alana doğan radyo, yirminci yüzyıl boyunca kentin özgün koşullarında modern dünyanın iki önemli aktörü/rutini olarak kol kola ilerler. Biri, salonda bir araya gelen yüzlerce insanla birlikte kitlesel olarak deneyimlenir; diğeri kamusal olanı ev içindeki özel gündelik yaşama taşır. Sinema büyülü fener olarak görselin gücüyle; radyo büyülü kutu olarak sesin gücüyle kenti toplumsal ve kültürel açıdan yeniden üretir. Öte yandan, kent de kendi olanakları içerisinde onları yeniden anlamlandırır, üretir.
Araştırma, kentin özgün koşullarında, bu iki modern deneyimin toplumsal ve kültürel açıdan nasıl yeniden anlamlandırıldığına odaklanmaktadır. Sinema ve radyonun, birlikte düşünülerek tartışıldığı araştırmada, sözlü tarih görüşmeleri, günlükler, öyküler, anı kitapları olmak üzere Giresun’u konu edinen edebi eserler ve yerel gazeteler göz önüne alınmıştır. Araştırmada, Cumhuriyet’in modernleşme dinamikleri doğrultusunda siyasal iktidarın sinema ve radyoyu yaygınlaştırma çabaları; kentin sinema ve radyoya erişim olanakları, 1960 Darbesi’nde sinema ve radyo konusunda yaşanan değişimler, bu iki fenomenin kente özgü kültürel, ekonomik ve toplumsal dinamiklerle nasıl yeniden üretildiği tartışılmıştır. Buna göre, iki fenomen de kentin yol, elektrik gibi yapısal olanaklarından doğrudan etkilenmiş; kent öznelerinin sınıfsal ve kültürel yapıları doğrultusunda farklı şekillerde deneyimlenmişlerdir. Her ne kadar ev içi bir deneyim olsa da radyo, ilk dönemlerinde, kahvehaneler, parklar ve sinema salonu gibi kamusal alanlarda kendine yer edinmiş; dahası sinema, radyonun yaygın olmadığı zamanlarda kentin radyo ihtiyacını karşılamıştır. İki fenomen de politik değişimlerden önemli ölçüde etkilenmiş ancak bu değişimlere direnç geliştirme açısından kente farklı olanaklar sunmuşlardır.
This study examines the history of cinema and radio in Giresun, exploring the city's historical journey from the late nineteenth century onward, through topics such as infrastructure dynamics such as roads and electricity, modernization, and routines such as newspapers and theater.
The study focuses on the political, economic, cultural, and social intersections and distinctions within the history of cinema and radio, particularly in Giresun. Cinema, which emerged in the late nineteenth century, was initially experienced in Giresun as a traveling form in the gardens of houses and various public spaces. In 1914, cinema gained a permanent venue under the name Madam Pavlidi/Sinema Kerassunde. Radio, on the other hand, entered the urban scene of Giresun in the early 1930s. As a modern urban phenomenon, cinema, emerging in the city’s busiest areas, and radio, emerging within domestic spaces, progressed side by side throughout the twentieth century as two important actors/routines of the modern world within the city’s unique conditions. One is experienced collectively in a hall with hundreds of people; the other brings the public into the private daily life within the home. Cinema, as a magic lantern, reproduces the city socially and culturally through the power of the visual; radio, as a magic box, does so through the power of sound. Moreover, the city itself reinterprets and reproduces them within its own capacities.
The research focuses on how these two modern experiences are socially and culturally reinterpreted in the unique conditions of the city. In this study, which discusses the two modern phenomena together, oral history interviews, diaries, stories, memoirs, literary works concerning Giresun, and local newspapers were considered. The study discusses the efforts of the political power, in line with the modernization dynamics of the Republic, to popularize cinema and radio; the city’s access to cinema and radio; the changes in cinema and radio during the 1960 Coup; and how these two phenomena were reproduced through the city’s specific cultural, economic, and social dynamics. Accordingly, both phenomena were directly affected by the city’s structural facilities such as roads and electricity and were experienced differently according to the class and cultural structures of the city’s subjects. Although radio was a domestic experience, in its early years it also found space in public areas such as coffeehouses, parks, and cinemas; moreover, when radio was not widespread, cinema fulfilled the city’s need for radio. Both phenomena were significantly affected by political changes, yet the city provided different opportunities for resisting these changes.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | İletişim ve Medya Çalışmaları (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 10 Temmuz 2025 |
| Kabul Tarihi | 10 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 12 Aralık 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 10 Sayı: 2 |