EXHEREDATION DUE TO SIGNIFICANT VIOLATION OF OBLIGATIONS ARISING FROM FAMILY LAW
Abstract
Exheredation is a testamentary disposition that gives the legator the right to deprive the heir of their hereditary portion fully or partially. In Turkish/Swiss legal systems, there are two types of exheredation, protective exheredation and criminal exheredation. In the case of significant violation of the obligations arising from family law, certain conditions must be met for exheredation, namely, that the violation of the obligations arising from the family law was significant, that the violation was unlawful, and that the heir with the hereditary portion is culpable. In order for the failure to fulfill to a significant extent the obligations arising from family law to be legally considered, apart from the fact that the act of the heir objectively violates the obligations arising from the family law, it is necessary for family ties with the culpable heir be cut off voluntarily due to this act. Pursuant to Article 510 of the TCC, the heir can be debarred from the inheritance if they have not substantially fulfilled their obligations arising from family law toward the legator or the family members of the legator. Since the reason for debarment must be clearly indicated for exheredation, the use of general and abstract reasons in the disposition is not sufficient for debarment.
Keywords
Exheredation
,
Inheritance Right
,
Family Law
AİLE HUKUKUNDAN DOĞAN YÜKÜMLÜLÜKLERİN ÖNEMLİ ÖLÇÜDE YERİNE GETİRİLMEMESİ NEDENİYLE MİRASÇILIKTAN ÇIKARMA
Öz
Mirasçılıktan çıkarma, mirasbırakana saklı paylı mirasçısını saklı payından tamamen veya kısmen mahrum etme imkânı veren ölüme bağlı tasarruftur. Türk/İsviçre Hukuk sistemlerinde mirasçılıktan çıkarmanın iki türü bulunmaktadır ki bunlardan ilki koruyucu mirasçılıktan çıkarma, ikincisi ise cezai mirasçılıktan çıkarmadır. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlal edilmesi nedeniyle mirasçılıktan çıkarılma için birtakım şartların gerçekleşmesi gerekir ki bu şartlar, aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde ihlali, bu ihlalin hukuka aykırı olması ve saklı paylı mirasçının kusurlu olmasıdır. Aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmediğinden bahsedebilmek için mirasçının fiilinin objektif olarak aile hukukundan doğan yükümlülükleri ihlal etmesi dışında bu fiil nedeniyle sübjektif olarak da aile bağlarının kesilmesi şarttır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m.510 gereğince mirasçı, mirasbırakana veya mirasbırakanın aile üyelerine karşı aile hukukundan doğan yükümlülükleri önemli ölçüde yerine getirmemişse mirasçılıktan çıkarılabilir. Mirasçılıktan çıkarma için çıkarma sebebinin ölüme bağlı tasarrufta açıkça gösterilmesi şart olduğundan, tasarrufta belirtilen genel ve soyut sebep mirasçılıktan çıkarma bakımından yeterli değildir.
Anahtar Kelimeler
Mirasçılıktan Çıkarma
,
Miras Hakkı
,
Aile Hukuku