The principle of prioritising the stronger over the weaker dictates the measure to be taken into account when preferring one of two contradictory situations that cannot coexist at the same time. The justification for the prioritisation is based on the principle that one situation or phenomenon holds a stronger position than the other in one or more aspects. This study investigates the principle of prioritisation, which plays a significant role in the rational reasoning styles in all disciplines, specifically within the science of fiqh. It investigates the nature, scope, importance, and conditions of application of this principle, as well as its relationship with other universal principles and its position among them. More specifically, this study aims to reveal the application of the principle of prioritization for argumentation in Hanafī fiqh through selected fiqh issues. To date no previous study has focused on the use of the principle of prioritisation as a source of argumentation in Hanafī fiqh, and this study is expected to contribute significantly to the literature. The methodologies employed include document analysis on the identified works. Findings indicate that the principle of prioritisation forms the basis of many principles of fiqh and usul al-fiqh. This principle This principle, often applied in determining the priority and succession of religious aims and benefits, is among the most frequently cited in relevant contexts. It is particularly prevalent in Hanafī fiqh for justification and argumentation, as clearly seen in al-Qudūrī's (d. 428/1037) al-Tajrīd and al-Sarakhsī's (d. 483/1090 [?]) al-Mabsūt, which were selected as sample texts for this study.
Fiqh Hanafī Fiqh Legal Maxim The Principle of Prioritising Argumentation al-Qudūrī al-Sarakhsī
It is declared that scientific and ethical principles have been followed while carrying out and writing this study and that all the sources used have been properly cited.
-
-
Kuvvetliyi zayıfa takdim ilkesi aynı anda bir arada bulunmaları mümkün olmayan iki çelişik durumdan birini diğerine tercihte dikkate alınacak ölçüyü ifade eder. Takdim ilkesini dikkate alarak yapılacak öncelemenin gerekçesi, takdim edilen şeyin bir veya daha çok yönden diğer durum veya olgudan daha kuvvetli bir konuma sahip olmasıdır. Bu çalışma bütün disiplinlerdeki akıl yürütme tarzlarında önemli bir yere sahip olan bu ilkeyi fıkıh ilmi açısından araştırma konusu yapmakta ve mezkûr ilkenin mahiyeti, kapsamı, önemi, tatbik şartları, diğer küllî ilkelerle münasebeti ve onlar arasındaki konumunu araştırmaktadır. Yapılan araştırmalarda takdim ilkesinin Hanefî fıkhında bir istidlâl kaynağı olarak kullanımı hakkında daha önce yapılmış hususi bir çalışmaya rastlanmamıştır. Bu nedenle makale husûsen Hanefî fıkhında bu ilkeye dayalı fıkhî istidlal tarzını örnek fıkıh meseleleri üzerinden ortaya koymayı amaçlamaktadır. Çalışmada, belirlenen eserler üzerinde gerçekleştirilen doküman analizi, elde edilen verilere dayalı betimleme, çözümleme ve yorumlama yöntemleri kullanılmıştır. Araştırmada elde edilen bulgulara göre takdim ilkesi birçok fıkıh ve fıkıh usûlü kaidesinin esasını teşkil etmekle birlikte fıkıh ve fıkıh usulü kaideleri arasında mütalaa edilmemektedir. Bu durumun muhtemel nedeni takdim ilkesinin fıkıh ve fıkıh usulü kurallarından farklı yön ve vasıflara sahip aklî-mantıkî kurallar arasında değerlendirilmiş olmasıdır. Deliller arası teâruz durumlarında uygulanacak tercih kurallarının tespitinde önemli bir role sahip olan takdim ilkesi şer’î maksat ve maslahatların öncelik-sonralık durumlarının tespitinde de en sık işletilen prensipler arasında yer alır. Fıkıh mezheplerinin, kendi usulleri uyarınca elde ettikleri fıkhî hükümleri temellendirmek ve bu hükümleri muhaliflere karşı savunmak amacıyla da bu ilkeye sıkça başvurdukları görülür. Takdim ilkesinin Hanefî fıkhında bir istidlâl aracı olarak kullanım tarzlarını konu alan bu çalışmada örnek metinler olarak seçilen Kudûrî’nin (öl. 428/1037) et-Tecrîd’i ile Serahsî’nin (öl. 483/1090 [?]) el-Mebsût’undan seçilen örnek meselelerde de bu ilkenin zikredilen amaçlarla istihdam edildiği açıkça görülmektedir.
Fıkıh Hanefî Fıkhı Küllî Kaide Takdim İlkesi İstidlâl Kudûrî Serahsî
Bu çalışmanın hazırlanma sürecinde bilimsel ve etik ilkelere uyulduğu ve yararlanılan tüm çalışmaların kaynakçada belirtildiği beyan olunur.
Yok
Yok
Birincil Dil | Türkçe |
---|---|
Konular | İslam Hukuku |
Bölüm | Makaleler |
Yazarlar | |
Yayımlanma Tarihi | 28 Mart 2025 |
Gönderilme Tarihi | 20 Ağustos 2024 |
Kabul Tarihi | 16 Ocak 2025 |
Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 40 |