Bedduadan Valiliğe: Benî Ümeyye’nin Müttefiki, Sahâbî Ebü’l-A‘ver es-Sülemî
Öz
İslâm tarihinde Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Amr b. Âs gibi hem Müslüman olmadan önce hem de İslâm döneminde toplum içerisinde etkili olan sahâbîlere rastlanmaktadır. Benî Süleym’e mensup olan Ebü’l-A‘ver Amr b. Süfyân es-Sülemî de hayatının Müslüman olmadan önceki ve sonraki dönemlerinde askerî ve idarî kabiliyetlerini sürdüren kişilerdendir. Câhiliyede Ümeyyeoğulları’nın müttefiki olan Ebü’l-A‘ver Bi’rimaûne Hâdisesi’ne ve Ebû Süfyân’ın davetiyle Hendek Gazvesi’ne katılmıştır. Hatta Bi’rimaûne’de bulunmasından dolayı Hz. Muhammed ona, ismini zikrederek beddua etmiştir. Ebü’l-A‘ver’in İslâm’a girdikten sonra Resûlullah döneminde herhangi bir faaliyeti belirlenememiştir. Fakat ilk üç halife döneminde Fihl Savaşı, Taberiye’nin fethi, Yermük Savaşı, Kudüs’ün fethi, Ürdün valiliği ve II. Kıbrıs seferi gibi önemli birçok faaliyete katılmış ve bunlarda görevlerini başarıyla yürütmüştür. Hz. Ali döneminde halifeye biat etmeyen Suriye valisi Muâviye b. Ebû Süfyân’ı desteklemiştir. Ebü’l-A‘ver’in Muâviye döneminde bazı önemli olaylarda ismi zikredilmekle beraber onun bu dönemde yaşlandığı ve askeri ve politik alandan çekildiği görülmektedir. Bu çalışmada Ebü’l-A‘ver’in hayatı ve faaliyetleri detaylı bir şekilde incelenmektedir. Araştırma sonucunda câhiliyede Ebü’l-A‘ver ve kabilesinin Benî Ümeyye ile müttefik olması ve evlilikler yoluyla aralarındaki güçlenen bağın, Ebü’l-A‘ver ve kabilesi Benî Süleym’in Uhud ve Hendek gazvelerinde Kureyş’i desteklemelerinde etkili olduğu söylenebilir. Ayrıca Ebü’l-A‘ver ile Ümeyyeoğulları arasındaki bu bağ, Hz. Ömer’in son yıllarında tekrar canlanmış, Hz. Osman, Hz. Ali ve Muâviye dönemlerinde zirveye ulaşmıştır. Özellikle Bi’rimaûne’ye iştiraki üzerine Resûlullah’ın bedduasını alan Ebü’l-A‘ver’in ilk üç halife dönemindeki başarılı askerî, idârî vb. faaliyetleri vesilesiyle kendisi hakkındaki olumsuz kanaatleri tersine çevirdiği görülmektedir. Hz. Osman kuşatma sırasındayken Mısır valisine gönderdiği meşhur mektubun elçisi olduğu, hanımı ile Nasr b. Haccâc arasındaki aşk hikâyesi ve Hucr b. Adî’nin infazını gerçekleştirdiği iddialarının Emevîler’in büyük destekçisi olan Ebü’l-A‘ver’i karalamak amacıyla uydurulduğu düşünülmektedir. Son olarak Theophanes ve bazı Süryânî yazarların eserlerinde onun Zâtüssavârî Savaşı, Kos, Girit ve Rodos seferlerinin komutanı olarak takdim edilmesinin bir zuhûl eseri veya bilgi eksikliğinden kaynaklandığı söylenebilir.
Anahtar Kelimeler
From Curse to Governorship: an Ally of the Banū Umayyad, Sahābī Abū’l-A‘war al-Sulamī
Öz
In Islāmic history, there are rare Companions such as Hz. Abū Bakr, Hz. ‘Umar and ‘Amr b. al-‘Āṣ who were influential within society both during pre-Islāmic and Islāmic periods. Abū’l-A‘war ‘Amr b. Sufyān al-Sulamī, a member of the Banū Sulaym, was among those who maintained their military and administrative capabilities during both Jâhiliyya and Islāmic periods. An ally of Umayyads during Jâhiliyya period, Abū’l-A‘war participated in Bi’r Ma‘ūna and Battle of al-Khandaq upon Abū Sufyān’s invitation. The Prophet even cursed him by mentioning his name for his presence at Bi’r Ma‘ūna. After embracing Islām, no activities of Abū’l-A‘war during the Prophet’s reign have been identified. However, during the reign of the first three caliphs, he participated in many important events, including the Battle of al-Fihl, the conquest of Tiberias, the Battle of Yarmouk, the conquest of Jerusalem, his governorship of Jordan, and the Second Cyprus Expedition, and he successfully carried out these duties. During the reign of Hz. ‘Alī, he supported Mu‘āwiya b. Abū Sufyān, the governor of Syria, who refused to pledge allegiance to the caliph. While Abū’l-A‘war’s name is mentioned in several important events during Mu‘āwiya’s reign, it appears that he had aged during this period and withdrawn from military and political life. This study examines Abū’l-A‘war’s life and activities in detail. Research suggests that the alliance between Abū’l-A‘war and his tribe with Banû Umayyads during pre-Islāmic period, and the bond strengthened through marriage, played a role in Abū’l-A‘war and his tribe, Banū Sulaym, supporting Quraysh in the battles of Uhud and al-Khandaq. Moreover, this bond between Abū’l-A‘war and Banū Umayyads was revived in the last years of ‘Umar and reached its peak during the reigns of ‘Usmān, ‘Alī and Mu‘āwiya. Abū’l-A‘war, who received Prophet’s curse for his participation in the Battle of Bi’r Ma‘ūna, appears to have reversed negative opinions about himself through his successful military and administrative activities during the reign of the the first three caliphs. It is believed that the allegations that he was the envoy of the famous letter sent to the governor of Egypt during the siege of Hz. ‘Usmān, the love story between his wife and Nasr b. al-Hajjāj, and that he carried out the execution of Hujr b. ‘Adī were fabricated to discredit Abū’l-A‘war, a prominent supporter of Umayyads. Finally, it can be stated that the presentation of him as the commander of Dhāt al-Sawārī War, the campaigns of Kos, Crete and Rhodes in the works of Theophanes and some Syriac writers is a work of omission or an error resulting from lack of information.
Anahtar Kelimeler