The Regime of Spatial Representation in Miniatures: The Throne of Bilqīs
Öz
This article examines how an alternative cosmology grounded in the discontinuous nature of time within the Islamic intellectual tradition enables spatial representation and translates into a concrete visual language in miniature painting. It takes as its starting point the Qurʾānic episode of “the throne’s instantaneous transfer” from the story of the Sulaymān and the Queen of Sheba, thereby interrogating Western-centric assumptions of linear time and homogeneous space. The research comprises three integrated parts: a philosophical analysis of the continuity crisis embodied in Zeno paradoxes of motion; a cosmological solution to this crisis drawn from Ibn al-ʿArabī’s doctrine of the perpetual renewal of creation; and finally, a visual analysis of how this theoretical framework manifests in the spatial construction of Ottoman-period miniatures depicting Sulaymān and Bilqīs. By bringing together these three typically separated elements (Zeno’s paradoxes, Ibn al-ʿArabī’s cosmology, and miniature art) around a shared theoretical problem, the study aims to offer an original contribution and address a scholarly gap concerning the spatio-temporal assumptions underlying miniature painting. Methodologically, it intertwines philosophical and theological textual analysis with art-historical formal analysis, establishing a concrete link between theoretical discourse and visual artefacts. The central finding is that the non-perspectival, synchronous spatial arrangement in miniatures constitutes a visual extension of Ibn al-ʿArabī’s discontinuous ontology of serially re-created moments. In the examined miniatures, the transfer of the throne is presented not as a process of motion but as two discrete, completed moments of creation within two separate spatial contexts, thereby rejecting the illusion of linear continuity. These findings demonstrate that miniatures transcend a merely decorative or descriptive function, emerging instead as a manifestation of a profound philosophy of time and space. Consequently, the study reveals the expressive potential of an alternative conception of spatial representation that operates beyond Western-centric regimes of visual representation.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
During the post-writing review process of this work, the text was checked solely for academic language, style, and spelling rules using DeepSeek (深度求索; model: DeepSeek Chat, access date: 18 January 2026). Artificial intelligence was never used for content generation, argument development, data analysis, or source creation. All language and style corrections suggested by the artificial intelligence were independently reviewed by the author, their scientific and ethical appropriateness was verified, and the final text was crafted entirely under the author's own control, discretion, and effort. The entire scientific content, interpretations, and responsibility for the final text belong solely to the author.
Minyatürlerde Mekânsal Temsil Rejimi: Belkıs’ın Tahtı
Öz
Bu makale, İslam düşünce geleneğinde zamanın süreksiz bir doğaya sahip olduğu alternatif bir kozmolojinin mekânsal temsili nasıl mümkün kıldığını disiplinlerarası bir yaklaşımla inceler. Söz konusu kozmolojinin minyatür sanatındaki görsel dile dönüşümü bu incelemenin odak noktasını oluşturur. Çalışma, Kur’an’daki Süleyman peygamber ile Sebe melikesi kıssasında geçen tahtın bir anda getirilmesi olayını çıkış noktası alarak Batı merkezli çizgisel zaman ve homojen mekân varsayımlarını sorgular. Araştırma üç bütünleşik eksende ilerler. İlk olarak Zeno’nun hareket paradokslarında cisimleşen süreklilik krizinin felsefi analizi yapılır. Ardından İbn Arabî’nin tecdîdü’l-halk öğretisinin bu krize getirdiği kozmolojik yanıt incelenir. Son olarak söz konusu teorik çerçevenin Süleyman ile Belkıs’ı konu alan Osmanlı dönemi minyatürlerinin mekânsal kurgusundaki görsel tezahürü okunur. Yöntem olarak felsefi ve teolojik metin çözümlemesi ile sanat tarihsel biçimsel analiz iç içe kullanılmış, disiplinler arasındaki geçişkenlik hem teorik hem görsel düzlemde korunarak teorik tartışma ile görsel kültür ürünleri arasında somut bir bağ kurulmuştur. Literatürde bu üç alanı, Zeno paradoksları, İbn Arabî kozmolojisi ve minyatür sanatını ortak bir teorik problem etrafında bir araya getiren çalışmalar oldukça sınırlıdır. Bu çalışma söz konusu boşluğu doldurmayı hedeflemektedir. Ulaşılan temel sonuç, minyatürlerdeki perspektifsiz ve eşzamanlı mekân anlayışının İbn Arabî’nin süreksiz varlık ve zaman öğretisinin görsel bir uzantısı olduğudur. İncelenen minyatürlerde tahtın getirilişi bir taşınım olarak değil, birbirinden kopuk iki ayrı mekânsal bağlamda gerçekleşen iki tamamlanmış yaratım ânı olarak sunulur. Bu bulgular minyatürlerin salt süsleyici ya da betimleyici bir işlevle sınırlı olmadığını, köklü bir zaman-mekân felsefesinin görsel tezahürü olarak okunması gerektiğini ortaya koyar. Çalışma böylece Batı merkezli temsil rejimlerinin ötesinde alternatif bir mekânsal temsil kavrayışının ifade imkânını gözler önüne sererken bu kavrayışın yalnızca tarihsel değil, güncel mekân teorisi açısından da verimli bir zemin sunduğunu gösterir.
Anahtar Kelimeler
Etik Beyan
Bu çalışmanın yazımından sonraki gözden geçirme sürecinde, metin yalnızca akademik dil, üslup ve imla kuralları açısından DeepSeek (深度求索; model: DeepSeek Chat, erişim tarihi: 18 Ocak 2026) aracılığıyla kontrol edilmiştir. İçerik üretimi, argüman geliştirme, veri analizi ya da kaynak oluşturma için yapay zekâ asla kullanılmamıştır. Yapay zekânın önerdiği tüm dil ve üslup düzeltmeleri yazar tarafından bağımsız olarak incelenmiş, tekrar kontrol edilmiş, bilimsel ve etik uygunluğu doğrulanmış ve nihai metin tamamen yazarın kendi kontrolü, tercihi ve emeğiyle oluşturulmuştur. Nihai metnin tüm bilimsel içeriği, yorumları ve sorumluluğu tamamen yazara aittir.