This article examines children’s games in literary texts spanning the late Ottoman period to the early Republican era as social practices that allegorically stage the norms, hierarchies, and conflicts of the adult world. Rather than treating children’s games as innocent or merely developmental activities, the study conceptualizes them as distinctive scenes in which the social order shaped by modernisation is reproduced and questioned from a child’s perspective. This approach makes it possible to think of childhood not as a passive transitional phase, as in classical sociological accounts, but as an active field of experience in which social meaning is produced, in line with the insights of the new sociology of childhood. Bringing together Johan Huizinga’s understanding of play as a constitutive form of culture with Erving Goffman’s micro-sociological perspective on everyday interaction through role, performance, and staging, the article aims to render visible both the historical and interactional dimensions of children’s games. The analysis focuses on five literary works written in the late Ottoman and early Republican contexts: Aşk-ı Memnu, Falaka, Küçük Paşa, Leonis, and Sınıf Arkadaşları. In these texts, children’s games emerge as scenes deeply entangled with class relations, forms of authority, gender roles, and political order. Play reveals how discipline at school, hierarchies within the household or the neighbourhood, and moments of historical rupture are experienced through children’s bodies and imaginations, and how the adult world finds allegorical expression within children’s games. In this context, children do not merely imitate adult roles; they simplify, intensify, transform, and at times parody them, thereby exposing the fragility of the social order. The article proposes reading children’s games as a critical lens for deciphering how modernity permeates everyday life, arguing that such a perspective opens up a productive dialogue between literary studies and the sociology of childhood and draws attention to the distinctive analytical possibilities offered by the child’s point of view.
Children’s Games Historical Sociology Sociology of Literature Huizinga Goffman
Bu makale, geç Osmanlı’dan erken Cumhuriyet’e uzanan edebî metinlerde çocuk oyunlarını, yetişkin dünyasının normlarını, hiyerarşilerini ve çatışmalarını alegorik biçimde sahneleyen toplumsal pratikler olarak ele almaktadır. Çocuk oyunları, bu çalışmada masum ya da yalnızca gelişimsel etkinlikler olarak değil; modernleşme sürecinde şekillenen toplumsal düzenin çocuk bakışıyla yeniden üretildiği ve sorgulandığı özgül sahneler olarak kavramsallaştırılmaktadır. Bu yaklaşım, çocukluğu, klasik sosyolojik yaklaşımlardaki gibi edilgen bir geçiş evresi yerine, yeni çocukluk sosyolojisi çalışmalarında olduğu gibi toplumsal anlamın kurulduğu etkin bir deneyim alanı olarak düşünmeyi mümkün kılar. Çalışma, oyunu kültürün kurucu bir biçimi olarak tanımlayan Johan Huizinga’nın yaklaşımı ile gündelik etkileşimi rol, performans ve sahneleme kavramları üzerinden okuyan Erving Goffman’ın mikro-sosyolojik teorik perspektifini bir araya getirerek, çocuk oyunlarının hem tarihsel hem de etkileşimsel boyutlarını görünür kılmayı amaçlar. Bu çerçevede makale, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet bağlamında kaleme alınmış beş edebî eseri incelemektedir: Aşk-ı Memnu, Falaka, Küçük Paşa, Leonis ve Sınıf Arkadaşları. Bu eserlerde çocuk oyunları; sınıf ilişkileri, otorite biçimleri, toplumsal cinsiyet rolleri ve siyasal düzenle iç içe geçmiş sahneler olarak ortaya çıkar. Oyun, kimi zaman okulda disiplinin, kimi zaman konak ya da mahallede hiyerarşinin, kimi zaman da tarihsel kırılmaların çocuk bedeninde ve hayal gücünde nasıl deneyimlendiğini ve yetişkin dünyasının çocuk oyunlarında nasıl alegorik bir düzlemde yer bulduğunu açığa çıkarır. Bu bağlamda çocuklar, yetişkin rollerini basitçe taklit etmekle yetinmez; bu rolleri sadeleştirir, yoğunlaştırır, dönüştürür ve zaman zaman parodileştirerek toplumsal düzenin kırılganlığını görünür kılar. Makale, çocuk oyunlarını modernitenin gündelik hayata nasıl yayıldığını deşifre eden eleştirel bir mercek olarak okumayı önerir; bu okumanın edebiyat incelemeleri ile çocukluk sosyolojisi arasında üretken bir diyalog kurabileceğini savunur ve çocuk bakışının toplumsal çözümleme açısından sunduğu özgül imkânlara dikkat çeker.
Çocuk Oyunları Tarihsel Sosyoloji Edebiyat Sosyolojisi Huizinga Goffman
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Edebiyat Sosyolojisi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 25 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.15869/itobiad.1862297 |
| IZ | https://izlik.org/JA32DN99NX |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 15 Sayı: 1 |