Çeviri, toplumsal bir eylem sonucunda ortaya çıkan kültürel bir ürün olarak ancak tarihsel ve toplumsal bağlamı içinde bütüncül olarak düşünülebilir. Çeviri etkinlikleri için coğrafi koşullar da konjonktürel bir önem taşımaktadır. Kültürlerarası temasları kaçınılmaz kılan ticari hareketliliğin olduğu ticaret yolları ve liman şehirleri gibi merkezler ticari ürünlerin alışverişi kadar kültürel alışverişi de başlatmakta, çeşitlendirmekte ve hızlandırabilmektedir. Tarih boyunca uluslararası ve kültürlerarası aktarımlar siyasi, dinȋ ve coğrafi koşullardan kaçınılmaz olarak etkilenmiştir. Bu durumun bir örneği de Abbasi dönemindeki yoğun çeviri etkinlikleri olmuştur. Abbasiler döneminde Bağdat, başta Yunan ve Arap kültürleri olmak üzere çok kültürlü karşılaşmalara ev sahipliği yapmıştır. Artan uluslararası ticaretle yoğunlaşan kültürlerarası etkileşim ve hȃmilerin de süreci desteklemesiyle geometri, astronomi, felsefe, tıp ve askerlik gibi çok çeşitli konularda çeviriler yapılmıştır. Abbasilerdeki çeviri etkinliklerinin başarısının en büyük nedenlerinden biri de çevirinin kurumsallaşmış olmasıdır. Beytü-l-Hikme, çeviri ve kültür etkinlikleri için kilit bir kurum olarak işlev görmüştür. Bu makale, Abbasiler döneminde Bağdat’ta başlayıp Toledo’ya uzanan çeviri etkinlikleri sonucu bu coğrafi alanların nasıl kültürlerarası etkileşim alanlarına dönüştüğünü Çeviri Sosyolojisi perspektifiyle ve Pierre Bourdieu’nün alan kavramıyla incelemeye çalışacaktır.
Alan Beytü-l-Hikme Bourdieu çeviri Çeviri Sosyolojisi kültürlerarasılık
As a cultural product resulting from a social action, translation can only be considered holistically within its sociohistorical context. Geographical conditions have a cyclical importance for translation activities. Centers such as trade routes and port cities, where commercial mobility makes intercultural contacts inevitable, can initiate, diversify and accelerate much commercial exchange. Throughout history, international and intercultural transfers have inevitably been affected by political, religious and geographical conditions. The intensive translation activities during the Abbasid period are an example of this situation. During the Abbasid era, Baghdad hosted multicultural encounters, particularly between Greek and Arab cultures. With the increasing international trade, intensified intercultural interaction and patronage, translations were made on several subjects such as geometry, astronomy, philosophy, medicine and military science. One of the major reasons for the success of translation in the Abbasids was the institutionalization of translation. Bayt al-Hikmah functioned as a key institution for translation and cultural activities. This article analyzes the translation activities that started in Baghdad and extended to Toledo during the Abbasid period and how these geographical spaces were transformed into fields of intercultural interaction from the perspective of the translation sociology and Pierre Bourdieu’s concept of “field”.
Bayt al-Hikmah Bourdieu field interculturality translation the sociology of translation
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Çeviri ve Yorum Çalışmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Mart 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Eylül 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 11 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/iujts.2025.1657891 |
| IZ | https://izlik.org/JA65TK49ZK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 23 |