Alienation, a field of research in many disciplines, is based on Aristotle, Hegel, and Rousseau on one end and on Marx’s interpretation in terms of production relations and many sociologists, psychologists, and literary critics who developed ideas on the concept inspired by Marx on the other end. The concept of alienation, which has a rich literature in this respect, makes researchers think about sociology, psychology, and philosophical meanings due to its structure that allows ontological inquiries rather than economic basis. In this study, first of all, the semantic gains of the concept of alienation in the historical process are given. Then, how the concept is researched at the literary level is mentioned. The main agenda of the study is to examine the concept of alienation through two literary works from Turkish and German literatures. Şule Gürbüz's Coskuyla Ölmek and Sibylle Berg's Der Mann schläft were examined comparatively due to the similarity of their characters’ alienation forms. It is concluded that the alienation seen in the characters of the works could be seen as revolutionary rather than the disturbing quality added to the concept due to its negative connotation. By highlighting the criticisms of the characters toward social relations, the common discourse of alienation seen in both works is understood to include the emphasis of “I am not one of you”.
Alienation Şule Gürbüz Coşkuyla Ölmek Sibylle Berg Der Mann schläft
Birçok disiplinin araştırma sahasına giren yabancılaşma, bir ucunda Aristoteles’ten, Hegel’e ve Rousseau’ya dayandırılırken; bir ucundan da üretim ilişkileri açısından Marx’ın yorumlamasına ve Marx’tan ilhamla kavram üzerine düşünce geliştiren birçok sosyoloğa, psikoloğa ve edebiyat eleştirmenine dayandırılır. Bu açıdan zengin bir literatüre sahip olan yabancılaşma kavramı, günümüzde ekonomi temelinden daha çok ontolojik sorgulamalara imkân veren yapısından ötürü, sosyoloji, psikoloji ve felsefi anlamlar üzerine araştırmacıları düşündürür. Bu çalışmada öncelikle yabancılaşma kavramının tarihsel süreçteki anlamsal kazanımlarına yer verilmiştir. Ardından kavramın edebiyat düzleminde nasıl araştırma konusu edinildiğine değinilmiştir. Çalışmanın esas gündemini oluşturan ise yabancılaşma kavramının Türk ve Alman edebiyatlarından iki edebi eser üzerinden incelenmesidir. Şule Gürbüz’ün Coşkuyla Ölmek ve Sibylle Berg’in Uyuyan Adam eserleri, karakterlerinin yabancılaşma biçimlerinin benzerliğinden ötürü karşılaştırmalı bir şekilde incelenmiştir. Eserlerin karakterlerinde görülen yabancılaşmanın, olumsuz çağrışımından ötürü kavrama eklemlenen rahatsız edici niteliğinden ziyade devrimci nitelikte görülebile ceği sonucuna ulaşılmıştır. Karakterlerin toplumsal ilişkilere yönelik eleştirileri ön plana çıkarılarak, her iki eserde görülen yabancılaşmanın ortak söyleminin “Sizden Değilim” vurgusu içerdiği anlaşılmıştır.
Yabancılaşma Şule Gürbüz Coşkuyla Ölmek Sibylle Berg Uyuyan Adam
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Dünya Dilleri, Edebiyatı ve Kültürü (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 18 Aralık 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/LITERA2025-1710817 |
| IZ | https://izlik.org/JA67NL66GR |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 35 Sayı: 2 |