Osmanlı Devleti’nde İlk Telsiz Telgraf Projesi: Gelemiş/Patara-Derne Telsiz İstasyonları
Öz
Bu makale, Osmanlı Devleti’nin haberleşme tarihinde bir dönüm noktası olan Gelemiş/Patara-Derne Telsiz Telgraf İstasyonları’nın projelendirme, faaliyete geçme ve bombalanıp kullanılamaz hale gelme sürecini ele almaktadır. Çalışma, bu süreci yalnızca bir askerî veya diplomatik olay olarak değil, Osmanlı’da modern haberleşme teknolojisinin kurumsallaşması ve devlet eliyle teknoloji transferi bağlamında da incelemektedir. 20. yüzyılın başlarında Osmanlı Devleti, Afrika’daki son toprağı olan Trablusgarp ile muhaberede yaşadığı maliyet, güvenlik ve egemenlik sorunlarını aşmak için son teknoloji ürünü olan telsiz telgraf teknolojisini tercih etmiştir. Elektrikli telgrafa alternatif olarak geliştirilen ve daha on yıl önce ilk patenti alınan telsiz telgraf teknolojisiyle, coğrafi engeller ve yabancı şirketlere olan bağımlılığın ortadan kaldırılması amaçlanmıştır. Bu bağlamda başta Alman firmaları olmak üzere birçok yabancı şirketten gelen yatırım teklifleri ve Osmanlı Posta ve Telgraf Nezareti bürokratlarının yeni teknolojiye ilişkin çalışmaları yol gösterici olmuştur.
1904 yılında planlanan ve Alman Telefunken firmasına ihale edilen Osmanlı Devleti’nin ilk telsiz telgraf projesi Güneybatı Anadolu’daki Gelemiş (Patara) ile Trablusgarp’ın kuzeydoğusunda bulunan Derne şehrinde hayata geçirilmiştir. Bu girişim, Osmanlı Devleti’nin teknik modernleşme sürecinde özgün bir örnek teşkil etmektedir. Daha istasyonlar kurulmadan önce kendi memurlarını Almanya’da Telefunken fabrikasına eğitime gönderen ve bu konuda kalifiye memurlar da yetiştirmeye çalışan Osmanlı Devleti, faaliyete başladığı 1906 yılında Avrupa’daki en uzak haberleşme menziline sahip telsiz telgraf hattı özelliğine sahip bu projede vizyoner bir siyaset takip etmiştir. Fakat 1911-1912 Trablusgarp Savaşı sırasında her iki istasyon da İtalyan donanması tarafından tahrip edilerek, faaliyetleri sonlandırılmıştır. Çalışmada, kapsamlı arşiv araştırmasıyla ilk kez değerlendirilen belgeler, süreli yayın organlarından elde veriler ve görseller, özellikle Patara’da yine ilk kez gerçekleştirilen arkeolojik kazı sonuçları kullanılmıştır. Bu sayede, Osmanlı’nın teknolojik kapasitesini ve iletişim stratejilerini yeniden düşünmeye davet eden bilim tarihi, teknoloji transferi ve kurumsal modernleşme perspektiflerini tarihsel arkeoloji yaklaşımıyla birleştiren çok yönlü bir analiz sunulmaya çalışılmıştır.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Bâb-ı Âli Evrak Odası (BEO.): 2449/183613; 2533/189952; 2566/192404; 2584/193761; 2533/189952; 2566/192404; 2584/193761; 2596/194633; 2702/202609; 2881/216061; 2899/217368; 2942/220650; 3069/230147; 3251/243757; 3256/244251; 3944/295736. google scholar
- Dahiliye Nezareti, Mektubi Kalemi (DH.MKT.): 912/19; 931/18; 939/1; 1065/36; 1247/41; 2841/84; 2854/1. google scholar
- Dahiliye Nezareti, Muhaberat-ı Umumiye İdaresi (DH.MUİ.): 59/52. google scholar
- Fotoğraflar (FTG.f.): 1559; 1560. google scholar
- Hariciye Nezareti, Siyasi (HR.SYS.): 2909/92. google scholar
- İrade, Hususi (İ.HUS.): 125/104; 128/96. google scholar
- İrade, Posta ve Telgraf (İ.PT.): 20/51; 25/5. google scholar
- Yıldız, Mütenevvi Maruzat (Y.MTV.): 225/130; 229/66; 301/25. google scholar
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Yakınçağ Tarihi (Diğer)
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yayımlanma Tarihi
18 Mart 2026
Gönderilme Tarihi
8 Eylül 2025
Kabul Tarihi
27 Ocak 2026
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2026 Cilt: 27 Sayı: 1