This study examines the knowledge and cultural structure of pre-Islamic (Jāhiliyyah) Arab society through a multidimensional perspective within the context of the unique geographical and socio-social realities of the period. While the existing literature often confines the Jāhiliyyah period to the realms of oral literature and poetry production, this study demonstrates that knowledge production and transmission processes developed within a functional, sociological, and cultural system. Various forms of knowledge transmission— such as poetry, proverbs, storytelling, divination, and medical knowledge and practices—are analyzed in direct relation to the period’s social structure and practical needs. Knowledge systems shaped by geographic conditions and the hardships of daily life, such as stellar sciences, wind and rain forecasting, the integration of empirical observations and mystical beliefs in the treatment of diseases, and the crucial role of genealogy in maintaining social cohesion, all illustrate the distinctive characteristics of the Jāhiliyyah knowledge system. Poetry and narrative traditions, beyond being mere aesthetic expressions, functioned as carriers of historical events, social values, and collective memory. In this context, the study emphasizes that the knowledge production and transmission system of the Jāhiliyyah period provided a significant foundation for the development of Islamic knowledge traditions. Thus, rather than viewing the period merely as a “dark age,” it is reinterpreted as a dynamic, functional, and multilayered cultural phase. In doing so, the knowledge world of Jāhiliyyah society is reanalyzed through a holistic approach.
Arabic Language and Literature Jahiliyyah Intellectual Knowledge Culture
Bu çalışma, Câhiliye dönemi Arap toplumunun bilgi ve kültürel yapısını, dönemin özgün coğrafi ve sosyo-toplumsal gerçeklikleri bağlamında çok boyutlu bir perspektifle ele almaktadır. Mevcut literatürde Câhiliye dönemi sıklıkla yalnızca sözlü edebiyat ve şiir üretimiyle ilişkilendirilerek dar bir çerçevede değerlendirilmekteyken, bu çalışmada bilgi üretimi ve aktarım süreçlerinin çok yönlü, işlevsel ve kültürel bir sistem dahilinde geliştiği ortaya konulmuştur. Şiir, atasözleri, hikâye anlatımı, kehanet, tıbbi bilgi ve uygulamalar gibi farklı bilgi aktarım biçimleri, dönemin sosyal yapısına ve pratik ihtiyaçlarına doğrudan bağlı bir şekilde analiz edilmiştir. Coğrafi şartların ve gündelik hayatın zorluklarının şekillendirdiği yıldız bilgisi, rüzgâr ve yağmur tahminleri gibi doğayla ilişkili bilgi türleri; hastalıkların tedavisinde deneysel gözlemlerle mistik inançların sentezlenmesi; soy bilgisinin sosyal aidiyetin korunmasındaki belirleyici rolü gibi unsurlar, Câhiliye toplumunun bilgi sisteminin özgün yönlerini teşkil etmektedir. Şiir ve anlatı geleneği ise yalnızca estetik bir ifade biçimi değil, tarihsel olayların, toplumsal değerlerin ve kolektif hafızanın taşıyıcısı olarak merkezi bir işleve sahiptir. Bu bağlamda, Câhiliye dönemi’nin bilgi üretim ve aktarım sisteminin, İslâmî bilgi anlayışının oluşumunda önemli bir zemin teşkil ettiği; dönemin, yalnızca “karanlık” bir geçmiş olarak değil, aksine dinamik, işlevsel ve çok katmanlı bir kültürel evre olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Böylece, Câhiliye toplumunun bilgi dünyası bütüncül bir analizle yeniden yorumlanmaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kültürel çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 4 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 7 Ekim 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 22 Ekim 2025 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/jos.1691259 |
| IZ | https://izlik.org/JA68DA22GW |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 47 |