Climate change has evolved into a global crisis that goes beyond environmental degradation, manifesting itself through economic and social dimensions. Türkiye, situated in the Mediterranean Basin, one of the most climate-vulnerable regions, faces direct and multifaceted impacts. Although Türkiye has declared its 2053 Net Zero Emissions target and made significant progress in technical climate actions, the extent to which social justice and just transition principles are embedded in this process remains questionable. This study aims to examine whether Türkiye’s climate actions, beyond their technical orientation, incorporate a just transition perspective at the policy and implementation levels. A qualitative methodology was employed, incorporating document and discourse analyses of national strategy documents, coal phase-out reports, and renewable energy policies. The findings reveal that Türkiye’s climate policy framework is aligned with global agreements such as the Paris Agreement and the European Green Deal. However, it lacks institutional mechanisms for integrating just transition principles. The social consequences of the coal phase-out processes are largely overlooked, and the participatory mechanisms in renewable energy projects remain weak. The analysis highlights that the just transition framework is not merely an ethical approach but a strategic necessity to ensure both environmental sustainability and social cohesion. In conclusion, the study argues that Türkiye’s climate policy must be restructured not only through technical improvements but also through a justice-based lens that addresses social inequalities and ensures participatory governance.
Climate Change Just Transition Coal Phase-Out Climate Policies Social Justice
İklim değişikliği, çevresel etkilerinin ötesinde ekonomik ve toplumsal boyutlarıyla da derinleşen küresel bir krizdir. Türkiye, Akdeniz Havzası’nda yer alan ve iklim değişikliğine karşı en kırılgan bölgelerden biri olarak, bu dönüşümden doğrudan etkilenen ülkeler arasında yer almaktadır. Türkiye’nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefi doğrultusunda attığı adımlar, teknik düzeyde ilerleme kaydetmekle birlikte, bu süreçte sosyal adaletin ve adil geçiş ilkelerinin ne derece dikkate alındığı tartışmalıdır. Bu çalışma, Türkiye’deki iklim eylemlerinin teknik boyutlarının ötesine geçerek, adil geçiş perspektifinin politika belgelerine ve uygulama düzeyine ne ölçüde entegre edildiğini analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırmada nitel yöntem kullanılmış; belge analizi ve söylem çözümlemesi yoluyla strateji belgeleri, kömürden çıkış raporları ve yenilenebilir enerji politikaları değerlendirilmiştir. Elde edilen bulgular, Türkiye’nin iklim politikalarının Paris Anlaşması ve Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde şekillendiğini ancak adil geçişin kurumsal düzeyde yetersiz kaldığını ortaya koymaktadır. Kömürden çıkış süreçlerinde sosyal etkiler ihmal edilmekte; yenilenebilir enerji yatırımlarında katılımcı mekanizmalar yeterince işletilmemektedir. Çalışma, adil geçişin yalnızca çevresel sürdürülebilirlik değil, aynı zamanda sosyal bütünlük açısından da stratejik bir gereklilik olduğunu vurgulamaktadır. Sonuç olarak, Türkiye’nin iklim politikalarının sadece teknik değil, sosyal adalet ekseninde de yeniden yapılandırılması gerekmektedir.
İklim Değişikliği Adil Geçiş Kömürden Çıkış İklim Politikaları Sosyal Adalet
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Kamu Yönetimi |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 12 Mayıs 2025 |
| Kabul Tarihi | 21 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 13 Ocak 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.26650/jspc.2025.89.1697806 |
| IZ | https://izlik.org/JA83YP23ZL |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Sayı: 89 |