‘The End of the Savior’: The Transformation of American Propaganda in Disaster Films from Hollywood to Netflix
Abstract
Through Hollywood, the United States has successfully circulated its own political and cultural modes of thought in every era. Particularly in disaster films produced since the 1990s, the narrative of America as the savior of the world has been constantly reinforced. However, Netflix has produced disaster films that contradict this narrative. This research aims to reveal the transformation of American propaganda in these narratives by examining disaster-themed Hollywood and Netflix films through semiotic analysis. In this context, the Hollywood films Independence Day (1996), Armageddon (1998), Deep Impact (1998), and The Day After Tomorrow (2004), and the Netflix productions Don’t Look Up (2021) and Leave the World Behind (2023) are analyzed. In Hollywood productions, disasters capable of causing global destruction are averted thanks to the technological superiority of the American State, the rational demeanor of the President, and the sacrifices of highly equipped scientists. In Netflix productions, however, it is seen that disasters cannot be prevented due to the indifference or dysfunctionality of the American Government. Consequently, it can be argued that Netflix, which has users in almost every country, does not adopt the "savior nation" discourse built by Hollywood; instead, it prefers to express that this discourse has become "obsolete."
Keywords
Propaganda
,
Disaster films
,
Hollywood
,
Netflix
‘Kurtarıcının Sonu’: Hollywood’tan Netflix’e Felaket Filmlerinde Amerikan Propagandasının Dönüşümü
Öz
Sinemanın ilk yıllarından itibaren pek çok devlet tarafından propaganda amacıyla kullanıldığı bilinmektedir. Amerika tüm dünyada sinema endüstrisini domine eden Hollywood aracılığıyla her dönemde kendi politik ve kültürel düşünce biçimlerini dolaşıma sokmayı başarmıştır. Özellikle doksanlı yıllardan itibaren ürettiği felaket filmlerinde Amerika’nın dünyanın kurtarıcısı olduğu söylemi sürekli tekrarlanmaktadır. Bununla birlikte, yakın geçmişte hayatımıza giren Amerika merkezli dijital platformların sektör lideri konumunda olan Netflix’in, Hollywood’un bu söylemi ile ters düşen felaket filmlerine imza attığı görülmektedir. Bu araştırma felaket temalı Hollywood ve Netflix filmlerini göstergebilim yöntemi ile inceleyerek bu anlatılardaki Amerikan propagandasının dönüşümünü ortaya koymayı amaçlar. Bu doğrultuda Hollywood filmleri Independence Day (1996), Armageddon (1998), Deep Impact (1998) ve The Day After Tomorrow (2004) ve Netflix yapımı Don’t Look Up (2021) ve Leave the World Behind (2023) filmleri analiz edilmiştir. Filmlerdeki karakterler, nesneler ve eylemler aracılığıyla gösterilenler ideolojik bağlamda değerlendirilmiştir. Hollywood yapımlarında küresel çapta yıkım yaratacak felaketler Amerika Devleti’nin teknolojik üstünlüğü, başkanın rasyonel tutumu ve donanımlı bilim insanlarının fedakarlıkları sayesinde engellenmektedir. Netflix yapımlarında ise Amerikan Hükümeti’nin kayıtsızlığı veya işlevsizliği nedeniyle felaketlerin önüne geçilemediği görülmektedir. Sonuç olarak, hemen her ülkeden kullanıcısı bulunan Netflix’in, Amerika’nın Hollywood aracılığıyla uzun yıllardır inşa ettiği ‘kurtarıcı ülke’ söylemini benimsemediği; hatta bu söylemin ‘atıl’ hale geldiğini dile getirmeyi tercih ettiği söylenebilir.
Anahtar Kelimeler
Propaganda
,
Felaket filmleri
,
Hollywood
,
Netflix