Amaç: Bu çalışmanın amacı, demografik değişimlerin Türkiye’nin güvenlik yapısı üzerindeki etkilerini kavramsal ve analitik bir çerçevede incelemektir. Çalışmada, nüfusun doğurganlık, ölüm ve göç gibi temel bileşenler üzerinden geçirdiği dönüşüm sürecinin, ulusal güvenlik politikalarıyla olan ilişkisi ortaya konulmaktadır.
Yöntem: Araştırmada nitel araştırma yöntemi benimsenmiş; demografik değişim ve güvenlik kavramları literatür taramasına dayalı olarak ele alınmıştır. Çalışma kapsamında demografik geçiş kuramı esas alınmış, Türkiye’nin demografik yapısına ilişkin istatistiksel veriler ve güvenlik literatüründeki kavramsal yaklaşımlar bütüncül bir perspektifle analiz edilmiştir.
Bulgular: Çalışma bulguları, Türkiye’de doğurganlık oranlarının düşmesi, yaşam beklentisinin artması ve nüfusun yaşlanması gibi demografik eğilimlerin; iç güvenlik, toplumsal güvenlik, ekonomik güvenlik ve ulusal güvenlik alanlarında yeni risk ve tehditler ürettiğini göstermektedir. Ayrıca iç ve dış göç hareketlerinin, nüfusun mekânsal dağılımında dengesizliklere yol açarak güvenlik algısını ve toplumsal bütünlüğü olumsuz etkilediği tespit edilmiştir.
Sonuç: Sonuç olarak demografik değişimlerin, Türkiye’nin güvenlik politikaları açısından tamamlayıcı değil, doğrudan belirleyici bir unsur olduğu ortaya konulmuştur. Güvenliğin yalnızca askerî boyutla sınırlandırılmasının yetersiz kaldığı; demografik, sosyal ve ekonomik boyutları içeren bütüncül bir güvenlik anlayışının geliştirilmesinin zorunlu olduğu değerlendirilmektedir.
Özgünlük: Çalışma, demografik değişimleri güvenlik olgusu ile çok boyutlu bir çerçevede ele alarak, nüfus dinamiklerinin Türkiye’nin ulusal güvenlik politikalarındaki belirleyici rolünü ortaya koyması bakımından literatüre özgün bir katkı sunmaktadır.
Aim: The aim of this study is to examine the effects of demographic changes on Türkiye’s security structure within a conceptual and analytical framework. In this context, the transformation of population dynamics—particularly fertility, mortality, and migration—is analyzed in relation to national security policies.
Method: The study adopts a qualitative research design based on a comprehensive literature review. Demographic change and security concepts are analyzed through the lens of demographic transition theory, while statistical data on Türkiye’s population structure and conceptual approaches in the security literature are evaluated within an integrated perspective.
Results: The findings indicate that demographic trends in Türkiye-such as declining fertility rates, increasing life expectancy, population aging, and intensified internal and external migration-generate new risks and threat areas in internal security, societal security, economic security, and national security. Moreover, large-scale migration movements create spatial imbalances in population distribution, negatively affecting social cohesion and security perceptions.
Conclusion: The study concludes that demographic changes constitute not a complementary factor but a directly determining component of Türkiye’s security policies. It is emphasized that security approaches limited solely to military dimensions are insufficient, and that a comprehensive security framework integrating demographic, social, and economic dimensions is necessary.
Originality: This study contributes to the literature by addressing demographic change and security within a multidimensional framework and by highlighting the determining role of population dynamics in shaping Türkiye’s national security policies.
Demographic change Migration National security Population security
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Polis ve İç Güvenlik Araştırmaları |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 8 Ocak 2026 |
| Kabul Tarihi | 4 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Nisan 2026 |
| DOI | https://doi.org/10.54558/jiss.1859593 |
| IZ | https://izlik.org/JA78TP63HK |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 17 Sayı: 1 |