.
In cultural history, food holds a significant place as a pivotal point. Food, one of the essential elements that sustain life by meeting the physiological needs of living beings, has been transformed from its natural state into processed forms and culinary creations throughout the history of nutrition. The evolution of dietary culture, vital for human survival, has been preserved across generations through oral traditions and written documents. Consequently, literary texts offer valuable insights into communities' culinary cultures. This phenomenon, observed in epics and folk tales within the context of Turkish folklore, finds its place in modern narrative genres such as novels and short stories. Thus, interdisciplinary studies increasingly reveal new topics and perspectives.The relationship between literature and gastronomy highlights a variety of evolving genres, often manifesting in narratives centered around food. Recent research trends in gastronomy have paved the way for the emergence of diverse literary forms. This article aims to discuss and explore the theoretical and practical dimensions of the gastro-roman concept, symbolizing the alliance between food and novels. In this context, the novel "Pir-i Lezzet," authored by Saygın Ersin, has been selected as an example, forming the basis for the study. The work explores cultural transformations of food, the diversity of culinary traditions across different periods, and various types of dishes through the narrative voices of the chefs who serve as the main protagonists in the novel.
.
Kültür tarihinde yemeğin bir dönüm noktası olarak önemli bir yeri vardır. Canlıların fizyolojik gereksinimleri olan yemek, hayatta kalmayı sağlayan temel unsurlardan biridir. Bu açıdan beslenme tarihinde ürünlerin doğadan temin edildiği şekilde tüketilmesi kadar işlenmesi ve yemeğe dönüştürülmesi de önemli bir konudur. İnsanların yaşamlarını sürdürebilmeleri için en önemli ihtiyaçları olan beslenme kültürü sözlü anlatılar ve yazılı belgelerle kalıcı hale gelerek nesiller sonrasına aktarılmıştır. Dolayısıyla edebî metinlerde toplulukların yemek kültürlerine dair önemli bilgiler bulmak mümkündür. Türk halk edebiyatı bağlamında destanlarda ve halk hikâyelerinde görülen durum modern anlatı türlerinden olan roman ve öykülerde de kendine yer bulmaktadır. Bu bakımdan her geçen gün artış gösteren disiplinlerarası çalışmalar yeni konuların gün yüzüne çıkmasına imkân tanımıştır. Edebiyat ve gastronomi ilişkisi bağlamında konuya bakıldığında çeşitlenen türlerin var olduğu görülecektir. Bu açıdan edebiyat kimi durumlarda yemeğin anlatısına dönüşmektedir. Son dönem araştırmalarında öne çıkan gastronomi eğilimi edebiyat açısından da farklı türlerin ortaya çıkışına kapı aralamıştır. Bu makalede yemek ve romanın birlikteliğini simgeleyen gastro-roman kavramının tartışılmaya açılması, teorik ve uygulamalı boyutlarıyla incelenmesi amaçlanmaktadır. Bu kapsamda Saygın Ersin tarafından kaleme alınan Pir-i Lezzet romanı örneklem olarak seçilmiş ve çalışmanın genel çerçevesi bu eserden hareketle oluşturulmaya çalışılmıştır. Eserde yemeğin kültürel değişimleri, gelenek ve göreneklerin dönemlere göre farklılığı, yemek çeşitleri romanın ana kahramanları olan aşçıların dilinden anlatılacaktır.
Çalışma etik izin gerektirmemektedir.
Çalışma herhangi bir kurum tarafından desteklenmemiştir.
.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Türkiye Sahası Yeni Türk Edebiyatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Proje Numarası | . |
| Gönderilme Tarihi | 4 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Kasım 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 29 Ocak 2026 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 25 Sayı: 1 |