Epistemolojik Dönüş ve Bilim Felsefesinin Ontolojisi -Bilimsel Dünya Kavrayışı’ndan Eleştirel Realizme Ontolojinin Epistemoloji ile Temellendirilmesi-
Öz
‘Bilim problemi’, fiilen dünyayı değiştirmiş olan bilimin, bunu nasıl başarmış olduğunun açıklanmasına ve / veya modellenmesine dairdir. Eğer bilimsel araştırmanın mantığı açık biçimde anlaşılabilir ve açıklanabilirse bilgi-kuramsal bir modelleme de olanaklı olacaktır. Bu modellemeyi yapabilecek teorik konumlanma olanağı tarihsel olarak felsefeye aittir. Ancak bu modelin, gerçekliği bilme ve açıklama konusunda daha önceki başarısızlığın nedeni olarak görülen metafizikten özgürleşme için de şematik bir ölçüt sunacağı öne sürüldüğünde, bilim problemini konu edinen felsefe kendi içinde bir kopuş yaşamaktadır. Bilim problemi, epistemolojik bir problem olarak konumlandırıldığında metafizikten özgürleşme hamlesi problemin ontolojik boyutunu da epistemolojiye indirgemektedir. Böylece epistemoloji ilk ve neo-pozitivizm ile birlikte tek felsefe haline dönüşmektedir. Bu, ‘epistemolojik dönüş’ olarak adlandırılmaktadır. Buna karşın Kıta Avrupası ekolünde ontoloji halen ilk felsefedir ve bilimi de ontolojik konumlanıştan, bir modelleme olarak değil, eleştirel olarak ele almaktadır. Burada açığa çıkan meta-problem, epistemolojik dönüş ile ele alınabilen bilim problemi ile ontolojik konumlanıştan konu edinilen problemin örtüşüp örtüşmediği, yani aynı problem olup olmadığıdır. Makalenin temel hipotezi, farklı konumlanışların aynı problemi konu edindiğidir. Bu hipotez ışığında izi sürülen içsel perspektif Viyana Çevresi’nden Popper’a ve Hacking’e kat edilen yolda bilgi kuramının içkin bir biçimde ve evrimsel olarak tekrar ontolojiyle, pragmatik bir ölçüt üzerinden buluştuğunu göstermektedir. Dışsal perspektif ise Kıta Avrupa’sından Adorno, Horkheimer, Heidegger’in bilim üzerine ontolojik eleştirilerinin epistemolojik problem tespiti ile örtüştüğünü göstermektedir. Bu örtüşmenin odağında ise Bhaskar’ın eleştirel realizmi bulunmaktadır. Bu iki farklı (uzlaşmaz görünen) konumlanışın kesişimin gösterilebilmesi, bilim probleminin ‘gerçekliği’ni ve şu sonucun kaçınılmazlığını gösterir: Bilim felsefesi yeni epistemolojiyle geri dönemez. Ancak yeni bir ontoloji olmaksızın ileri de gidemez.
Anahtar Kelimeler
Kaynakça
- Adorno, T.W. & Horkheimer, M. (2010). Aydınlanmanın diyalektiği. (N. Ülner – E. Öztarhan Karadoğan, çev.). İstanbul: Kabalcı Yayınları.
- Adorno, T.W. (2017). Metafizik kavram ve sorunlar. (İ. Serin, çev.). İstanbul: İthaki Yayınları.
- Anlı, Ö. F. (2016). Bilim savaşları –modern bilim imgesinin dönüşümü-. Ankara: Phoenix Yayınevi.
- Ayer, A. J. (1998). Dil, doğruluk ve mantık. (V. Hacıkadiroğlu, çev.). 2. Basım. İstanbul: Metis Yayınları.
- Bacon, F. (2012), Novum organum. (S. Önal, çev.). İstanbul: Say Yayınları.
- Bernal, J. D. (2009). Tarihte bilim –cilt 2-. (T.Ok, Çev.). 2. Baskı. İstanbul: Evrensel Basım Yayın.
- Bhaskar, R. (2008). A Realist theory of science. New York: Routledge.
- Bhaskar, R. (2015). Gerçekliği geri kazanmak. (B. Sumer Aydaş, çev.). Ankara: NotaBene Yayınları.
Ayrıntılar
Birincil Dil
Türkçe
Konular
Felsefe
Bölüm
Araştırma Makalesi
Yazarlar
Ömer Faik Anlı
*
0000-0002-5621-5145
Türkiye
Yayımlanma Tarihi
1 Nisan 2019
Gönderilme Tarihi
25 Kasım 2018
Kabul Tarihi
14 Mart 2019
Yayımlandığı Sayı
Yıl 2019 Cilt: 18 Sayı: 2