China's Digital Surveillance and Religious Practices in the Xinjiang Uyghur Autonomous Region
Öz
China’s recognition as a digital authoritarian state stems from the control mechanisms it has developed through its technological tools. The Chinese government has pursued a policy of surveillance targeting the Muslim population in Xinjiang through camera systems. This surveillance was based on security and control. Thus, the situation in Xinjiang demonstrates the extent of China’s nationwide surveillance practices. Many methods, from facial recognition systems to tracking smartphones, have been implemented in surveillance policies in Xinjiang. In this context, the study seeks to answer the following question: “What is the impact of China’s surveillance policy, as a digital authoritarian state, on religious life in the Xinjiang Uyghur Autonomous Region?” The study first examines the concept of digital authoritarianism, and in this conceptual framework section, it identifies the policies that lead to a state being defined in this way. Some of the Chinese government's practices stand out. It focuses on the Chinese government's strict controls on mosques to suppress/manage religious life in Xinjiang, as well as its failure to recognize religious matters such as beards and headscarves as “normal”. Thus, the Chinese government, often likened to “Big Brother”, continues to maintain its surveillance policy across the country, including in Xinjiang. In conclusion, the study demonstrates that China has become a surveillance state with its own technological capabilities, maintaining control over religious life in Xinjiang through its surveillance policy. This policy, rather than hindering religious life, is based on making access to religious activities more difficult.
Anahtar Kelimeler
China, Digital Surveillance, Religion, Xinjiang, Uyghur
Çin'in Sincan Uygur Özerk Bölgesi'ndeki Dijital Gözetimi ve Dini Uygulamaları
Öz
Çin’in dijital otoriter bir devlet olarak tanınması, teknolojik araçlarıyla oluşturduğu kontrol mekanizmalarından kaynaklanmaktadır. Çin yönetimi kamera sistemleriyle Sincan’daki Müslüman halk üzerinde gözetim politikası izlemektedir. Söz konusu gözetim, güvenlik ve kontrol nedenlerine dayandırılmıştır. Böylece Sincan’daki durum, Çin’in tüm ülkedeki gözetim faaliyetlerini ortaya koymuştur. Yüz tanıma sistemlerinden akıllı telefonların takip edilmesine kadar birçok yöntem Sincan’daki gözetim politikasında tercih edilmektedir. Bu çerçevede çalışmada “Dijital otoriter bir devlet olarak Çin’in gözetim politikasının Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ndeki dini yaşam üzerindeki etkisi nedir?” sorusuna cevap aranmaktadır. Bu bağlamda çalışmada öncelikle dijital otoriteryanizm kavramı ele alınmış, kavramsal çerçeve bölümünde hangi politikaların bir devleti bu şekilde tanımlamaya neden olacağı belirtilmiştir. Çalışma, Çin yönetimi tarafından Sincan’daki dini yaşamı engellemek/yönetmek için camilerde sıkı kontroller yapılmasının, sakal veya başörtüsü gibi dini konuların “normal” olarak kabul edilmemesinin üzerinde durmaktadır. Böylece, “Big Brother” benzetmeleri yapılan Çin yönetimi, ülke genelindeki gözetim politikasını sürdürmeye Sincan'da da devam etmektedir. Sonuç olarak çalışmada, Çin’in kendi teknolojik imkanlarıyla gözetim devleti haline geldiği ve Sincan'daki dinî yaşam üzerindeki gözetim politikasıyla kontrolü sağladığı ifade edilmektedir. Bu politika da dini yaşamı engellemekten ziyade dini faaliyetlere erişimi zorlaştırmaya dayanmaktadır.
Anahtar Kelimeler
Çin, Dijital Gözetim, Din, Sincan, Uygur.