Bu çalışma, Annie Ernaux’nun Bir Kadın adlı romanında bellek, kimlik ve anlatı arasındaki ilişkiyi incelemektedir. Roman, bireysel hafızanın toplumsal bellekle nasıl iç içe geçtiğini ve kuşaklararası aktarım süreçleriyle nasıl yeniden üretildiğini ortaya koyar. Maurice Halbwachs’ın kollektif bellek kuramı, Paul Ricoeur’ün anlatı kimliği kavramı, Gerard Genette’in anlatı yapısı teorisi ve Philippe Lejeune’ün otobiyografik sözleşmesi çerçevesinde yürütülen analiz, bireysel deneyimlerin toplumsal bağlam içinde nasıl anlam kazandığını tartışmaktadır. Ernaux, annesinin yaşam öyküsünü yalnızca kişisel bir anlatı olarak değil, aynı zamanda Fransa’nın sosyal ve kültürel dönüşümlerine ışık tutan kollektif bir hafıza anlatısı olarak kurgulamaktadır. Anlatının zaman örgüsü ve bellek temelli anlatım biçimi otobiyografik yazının sınırlarını genişleten bir yapı sunmaktadır. Bu bağlamda çalışma, edebi anlatının bireysel ve toplumsal bellek arasında nasıl bir köprü kurduğunu ve kimlik inşasına nasıl katkı sağladığını ortaya koymaktadır.
| Birincil Dil | Türkçe |
|---|---|
| Konular | Edebi Çalışmalar (Diğer) |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 31 Ocak 2025 |
| Kabul Tarihi | 28 Mayıs 2025 |
| Yayımlanma Tarihi | 24 Haziran 2025 |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2025 Cilt: 17 Sayı: 32 |