Bu çalışma, klasik Arap şiirinde “mecd” (izzet, yücelik) ve “şeref” (onur, itibar) kavramlarının, İslam öncesi Cahiliye dönemi ile İslamî dönem arasında nasıl bir dönüşüme uğradığını edebî ve kültürel bağlamda analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma, yalnızca bu kavramların sözlük anlamlarındaki değişimi değil, aynı zamanda şiirsel söylemdeki temsil biçimlerini, imgelerle inşa edilen değer haritalarını ve edebi işlevlerini incelemeyi hedeflemektedir. Çalışmanın temel varsayımı, şiirin sadece estetik bir anlatım biçimi değil; aynı zamanda toplumsal değerlerin üretildiği, aktarıldığı ve yeniden tanımlandığı bir hafıza mekânı olduğudur. Araştırma, betimleyici ve karşılaştırmalı çözümleme yöntemine dayanmaktadır. Bu kapsamda, hem Cahiliye hem de İslam dönemini yaşamış “muhadram” şairlerin şiirleri esas alınarak, iki dönem arasında değer aktarımında yaşanan süreklilikler ve kopuşlar ortaya konmuştur. Özellikle Lebîd b. Rebîa, Hassân b. Sâbit ve A‘şâ gibi şairlerin şiirlerinden seçilen beyitler üzerinden yapılan çözümlemeler, söz konusu dönüşümün hem tematik hem de üslup düzeyindeki yansımalarını gözler önüne sermektedir. Cahiliye şiirinde “mecd” ve “şeref” kavramları, soyluluk, kabilevi aidiyet, savaşçılık, cömertlik ve intikam gibi toplumsal değerlerle tanımlanırken; İslam sonrası şiirlerde bu kavramların daha çok takva, adalet, iman, kardeşlik ve Allah’a teslimiyet gibi ahlaki ve dini ilkelerle yeniden anlamlandırıldığı görülmektedir. Bu dönüşüm, yalnızca içeriği değil, aynı zamanda poetik yapıyı da etkilemiş; şiirdeki imgelem, tema ve değer öncelikleri köklü bir biçimde değişmiştir. Çalışmada, Lebîd’in şiiri tamamen terk etmesi, bu dönüşüme verdiği sessiz ama anlamlı bir tepki olarak değerlendirilirken; Hassân’ın şiirsel yönelişi, Cahiliye değerlerinden peygamberî ahlâka geçişin aktif ve bilinçli bir örneği olarak ele alınır. A‘şâ’nın durumu ise hayranlıkla mesafe arasında salınan bir ara form olarak değerlendirilir. Sonuç olarak makale, İslam’ın Cahiliye dönemine ait tüm değerleri topyekûn reddetmediğini; aksine, bu değerleri tevhit merkezli yeni bir ahlaki zemin üzerinde yeniden inşa ettiğini savunmaktadır. Bu bağlamda, şiir hem bu geçişin bir tanığı hem de bir taşıyıcısı olarak değerlendirilmekte; edebiyat ile toplumsal dönüşüm arasındaki ilişkinin dinamik ve dönüştürücü boyutu vurgulanmaktadır.
تهدف هذه الدراسة إلى تحليل كيفية تحوّل مفهومي "المجد" (العزّة والرفعة) و"الشرف" (الكرامة والاعتبار) في الشعر العربي الكلاسيكي، وذلك في سياق الانتقال من العصر الجاهلي إلى العصر الإسلامي، ضمن إطار ثقافي وأدبي شامل. لا تقتصر هذه الدراسة على تتبّع التغيّر الدلالي للمصطلحين فحسب، بل تسعى أيضًا إلى الكشف عن طرائق تمثيلهما في الخطاب الشعري، والخريطة القيمية التي تُبنى عبر الصور البلاغية، ووظائفهما الشعرية في بنية النص. تنطلق الدراسة من فرضية مفادها أنّ الشعر ليس مجرّد وسيلة جمالية للتعبير، بل هو فضاءٌ للذاكرة الثقافية، تُنتَج فيه القيم المجتمعية وتُعاد صياغتها وتمريرها عبر الأجيال. وتعتمد منهجية البحث على المنهج الوصفي والتحليلي المقارن، حيث يتم تحليل أشعار الشعراء المخضرمين الذين عاشوا مرحلتَي الجاهلية والإسلام، للكشف عن مواضع الاستمرارية والانقطاع في تمثيل القيم بين الفترتين. وقد تم اختيار نماذج من أشعار لبيد بن ربيعة، وحسان بن ثابت، والأعشى، وتم تحليل أبياتهم لبيان انعكاس هذا التحوّل على المستويَين الموضوعي والأسلوبي.
يتبيّن من خلال الدراسة أن مفهومي المجد والشرف في الجاهلية كانا مرتبطين بالنسب، والانتماء القبلي، والفروسية، والكرم، والثأر، في حين أُعيد تأويلهما بعد الإسلام على أساس التقوى، والعدل، والإيمان، والأخوّة، والخضوع لله. وقد أثّر هذا التحوّل في بنية الشعر، لا من حيث المضمون فقط، بل أيضًا في البنية التصويرية، وتسلسل القيم، وأولويات الخطاب. فبينما يُمثّل صمت لبيد عن قول الشعر موقفًا ضمنيًا واعيًا من تحوّل المعايير، تُجسّد تجربة حسان انتقالًا مقصودًا من الفخر القبلي إلى مدح النبي وقيم الرسالة. أما الأعشى، فموقفه يجمع بين الإعجاب بالدعوة الإسلامية وعدم الانخراط التام فيها، مما يجعله نموذجًا للوقوف على عتبة التحوّل. وتخلص الدراسة إلى أن الإسلام لم يُلغِ كلّ القيم الجاهلية، بل أعاد بناءها على أرضية توحيدية أخلاقية جديدة، وجاء الشعر ليكون شاهدًا على هذا التحوّل، ووسيطًا في تمريره. ومن ثم، تبرز العلاقة الجدلية بين الأدب والتحوّل الاجتماعي بوصفها علاقة ديناميكية وتحويلية في آنٍ واحد.
اللغة العربية وبلاغتها علم الاجتماع الشعر العربي الجاهلية الشرف
This study aims to analyze the transformation of the concepts of mecd (glory, nobility) and sharaf (honor, dignity) in classical Arabic poetry within the literary and cultural context, focusing on the transition from the pre-Islamic Jahiliyyah period to the Islamic era. The research not only examines the changes in the lexical meanings of these concepts but also investigates their modes of representation in poetic discourse, the value maps constructed through imagery, and their poetic functions. The fundamental assumption of this study is that poetry is not merely an aesthetic form of expression but also a site where social values are produced, transmitted, and redefined. The research employs a descriptive and comparative analytical method. In this framework, the poetry of the muḥadram poets, who lived through both the Jahiliyyah and Islamic periods, has been analyzed to reveal continuities and ruptures in value transmission between the two eras. Analyses of selected verses from poets such as Labīd ibn Rabīʿa, Ḥassān ibn Thābit, and al-Aʿshā demonstrate the thematic and stylistic reflections of this transformation. In Jahiliyyah poetry, the concepts of mecd and sharaf were defined through social values such as nobility, tribal affiliation, bravery, generosity, and revenge; whereas in post-Islamic poetry, these concepts were reinterpreted through moral and religious principles including piety, justice, faith, brotherhood, and submission to God. This transformation affected not only the content but also the poetic structure, profoundly altering the imagery, themes, and prioritization of values within the poetry. The study considers Labīd’s complete abandonment of poetry as a silent yet meaningful response to this transformation. In contrast, Ḥassān’s poetic orientation is viewed as an active and conscious transition from Jahiliyyah values to prophetic ethics. Al-Aʿshā’s position is interpreted as an intermediary form, oscillating between admiration and distance towards Islam. Ultimately, the article argues that Islam did not entirely reject the values of the Jahiliyyah period but rather reconstructed them on a new ethical foundation centered on monotheism. In this context, poetry is regarded both as a witness and a carrier of this transition, highlighting the dynamic and transformative relationship between literature and social change.
Arabic Language and Rhetoric Sociology Arabic Poetry Jahiliyyah Honor.
| Birincil Dil | Arapça |
|---|---|
| Konular | Arap Dili ve Belagatı |
| Bölüm | Araştırma Makalesi |
| Yazarlar | |
| Gönderilme Tarihi | 14 Kasım 2025 |
| Kabul Tarihi | 30 Mart 2026 |
| Yayımlanma Tarihi | 31 Mart 2026 |
| IZ | https://izlik.org/JA86WG99WA |
| Yayımlandığı Sayı | Yıl 2026 Cilt: 10 Sayı: 1 |
Kastamonu İlahiyat Fakültesi Dergisi Creative Commons Atıf 4.0 International License (CC BY NC) ile lisanslanmıştır.